Tuncer Bakırhan, “Demirtaş’ın tahliyesi hayırlara vesile olacaktır” diyen Bahçeli’ye teşekkür etti

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, AİHM’in Selahattin Demirtaş hakkındaki hak ihlali kararını hatırlatarak, “Sürgündeki arkadaşlarımız ülkesine, tutsak siyasetçiler meydanlara, barış da artık bu topraklara dönmelidir” dedi. Grup toplantısının ardından soruları cevaplayan Bakırhan, “Demirtaş’ın tahliyesi hayırlara vesile olacaktır” diyen Bahçeli’ye teşekkür etti.

Tuncer Bakırhan
Fotoğraf: Özgecan Özgenç

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis’te düzenlediği haftalık grup toplantısında konuştu. Yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk de grup toplantısına katıldı.

Ahmet Türk grup toplantısında

Bakırhan gündeme dair önemli mesajlar verdi.

Tuncer Bakırhan, 4 Kasım’da düzenlenen Kobani operasyonlarına değindi, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu siyasetçilerin tutuklanmasının yıldönümü olduğunu hatırlattı, “Bu süreç hukukun siyasi bir araç olarak kullanılmasına geçişi hızlandırdı. 4 Kasım sonrasında hukuk çok daha fazla keyfiyet alanına çekildi. Geçen tüm zorlu süreçlere rağmen ne biz dışarıdakiler ne de tutsak arkadaşlarımız mücadeleden vazgeçtik, geri adım atmadık. Barışın, eşitliğin, özgürlüğün en ön saflarında olmaya devam ettik” dedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Paneli’nin Selahattin Demirtaş hakkındaki ihlal kararını hatırlatan Bakırhan, “Türkiye AİHM kararlarına uymakla yükümlüdür. Bu nedenle bir an önce başta Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere Kobane kumpas davasında yargılanan tüm arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

“Tutsak siyasetçiler meydanlara dönmelidir”

Bakırhan şunları söyledi:

“Bu hukuksuzluğu sürdürmenin vicdani ve siyasi karşılığı kalmamıştır. Bu kısır döngü, bu ayıp artık bitmelidir. Yüksekdağ, Demirtaş, Ali Ürküt, Nazmi Gür, Alp Altınörs, Günay Kubilay, Dilek Yağlı, Şengül Oduncu, Zeki Çevik artık özgür olmalıdır. Ayrıca Leyla Güven, Selçuk Kozağaçlı, Osman Kavala, Can Atalay, Selçuk Mızraklı, Mehmet Sıddık Akış, Cihan Kahraman, Bekir Kaya, Ayşe Gürkan ve daha adını sayacağımız yüzlerce, binlerce siyasi tutsak arkadaşlarımız da serbest bırakılmalıdır. Yine Selim Sadak gibi sürgünde bulunan arkadaşlarımız da kendi topraklarına dönmelidir. Kumpas dosyaları kapanmalı, demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir. Barışın temeli demokratik siyasettir, sürecin güvencesi de demokratik siyasettir. Tam da 4 Kasım’ın yıldönümünde bir kez daha çağrımızı açık ve net şekilde yapmak istiyoruz: Sürgündeki arkadaşlarımız ülkesine, tutsak siyasetçiler meydanlara, barış da artık bu topraklara dönmelidir.”

DEM Parti İmralı heyetinin Abdullah Öcalan ile görüştüğünü ifade eden Bakırhan, “Öcalan, Kürt olgusunun Cumhuriyet’in yasallığına dahil edilmesi için demokratik entegrasyona dikkat çekerek ciddiyet ve sorumluluğa davet ettiğini belirtmiş. Peki bunu nasıl yapacağız? Elbette demokratik entegrasyon yasalarını geçirerek yapacağız. Nedir bu demokratik entegrasyon? Bu kavram özce ‘birbirine alışma, sahip çıkma, uyum’dur. Sayın Öcalan’ın önerdiği demokratik entegrasyon, ‘Var ol’ der, ‘Sen Kürt olarak, o Türk olarak, diğeri Süryani, Alevi olarak, hep birlikte demokratik Cumhuriyeti’nin eşit yurttaşları olarak yaşayalım’ der” dedi.

“Önemli olan birlik ve uyumdur”

“Birileri bu süreci asimilasyon süreci olarak tarif ediyorlar” diyen Bakırhan şöyle devam etti:

“Demokratik entegrasyon, halkların ve inançların kendi diliyle, kültürüyle, kimliğiyle özgürce yaşamasının adıdır. Devletin görevi halkları birbirine benzetmek değil, herkese eşit mesafede durarak her birinin kendi kökleriyle büyümesini güvence altına almaktır. Bu yüzden demokratik entegrasyon sadece Kürt sorununun çözümü değil, Türkiye’nin topyekûn demokratikleşmesinin de anahtarıdır. Kimsenin ‘devlete ters düşersem başıma iş gelir’ korkusu taşımadığı, ‘yaşam tarzım tehlikede’ diye düşünmediği bir ülkeyi ancak böyle kurabiliriz. Açıkça söylüyoruz: Demokratik entegrasyon bir bölünme değildir ama bir teslim olmak da değildir. Demokratik entegrasyon, tarafların birbirini kabul etmesi ve birlikte yaşamayı esas almasıdır. Farklı renklerin, farklı kültürlerin bir araya gelip birbirini tamamlamasıdır. Önemli olan birlik ve uyumdur.”

Bahçeli’ye teşekkür etti

Grup toplantısının ardından soruları cevaplayan Bakırhan, “Demirtaş’ın tahliyesi hayırlara vesile olacaktır” diyen MHP lideri Devlet Bahçeli’ye teşekkür etti:

“Sayın Bahçeli’ye teşekkür ediyoruz, çok doğru söylemiş. AİHM üç kez karar veriyor. Demirtaş başta olmak üzere Kobane kumpas davasından yargılanan arkadaşların suçsuzluğu kesinleşmiştir. Bir saniye bile geçirmeden başta eş başkanlarımız olmak üzere kumpas davasında yargılanan arkadaşlarımızın tahliye edilmesi gerekiyor.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.