CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın polis ablukasına alınması ve kayyum atanmasıyla ilgili X paylaşımları gerekçe gösterilerek haklarında dava açılan 20 kişiden tutuklu yargılanan Abdullah Esin, Nur Betül Aras, Ömer Faruk Mangaltepe hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verildi.

CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum atanmasına tepki olarak yapılan sosyal medya paylaşımları nedeniyle, üçü tutuklu 20 kişi hakkında “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.
MLSA’nın aktardığına göre mahkeme, tutuklu sanıklar Abdullah Esin, Nur Betül Aras, Ömer Faruk Mangaltepe’nin yurtdışına çıkış yasağı şartıyla tahliyelerine karar verdi.
Avukat Muhammet Mesut Yıldız hakkında yargılama izni alınmadığı için Adalet Bakanlığı’na yazı yazılmasına hükmetti. Ayrıca tutuksuz sanıkların imza verme yükümlülüğünün kaldırılmasına karar verildi.
Mahkeme, dosyadaki sevk maddeleri ile iddianame içeriği arasındaki uyumsuzluk gerekçesiyle ek iddianame hazırlanması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılmasına da hükmetti. Duruşma, 28 Ocak 2026’ya ertelendi.
Duruşmada yaşananlar
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile CHP Hukuk Birimi’nden avukatların da izlediği duruşmaya, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla başka bir dosyadan tutuklu bulunan akademisyen Emrah Gülsunar SEGBİS ile bağlandı.
Tutuklu sanıklardan Nur Betül Aras, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla gözaltına alındığını ancak iddianamede bu yönde bir tespitin yer almadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Aras, “Benim 9 yaşında Akdeniz anemisi hastası bir çocuğum var. Onu bu keyfi tutuklama nedeniyle babasına ve babaannesine bırakmak zorunda kaldım. Bu dosyada tutuklama gereksizdi. Ancak benim gibi muhalif insanlar tutuklanarak birilerine mesaj veriliyor. Bu tutuklamayla sadece ben değil, çocuğum da cezalandırıldı” dedi.
Aras savunmasında şunları söyledi:
“‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla, iki tweet nedeniyle şafak vakti evime operasyon düzenlendi. Sanki evde bomba düzeneği varmış gibi gözaltına alındım. Paylaştığım tweet’te siyasi bir eleştiri vardı. Gürsel Tekin’in seçilmiş bir il başkanı olarak değil, hukuki süreçlerle bu göreve getirilmesini eleştiriyorum. Her iki tweet’te de kimseyi suç işlemeye teşvik etmiyorum. Belirsiz bir özneyi eleştiriyorum.”
Ömer Faruk Mangaltepe savunmasında şunları söyledi:
“Ben bir vatansever olarak hayatımda hiç suç işlemedim ama şimdi 57 gündür cezaevinde tutuluyorum. Sekiz yıldır emek vererek çalıştığım, müdür yardımcısı olduğum işim tutukluluğum nedeniyle tehlikede. Ben suç işlemedim ve beraatimi talep ediyorum.”
Abdullah Esin savunmasında, “Ben siyasetle ilgileniyorum ve bu konularda sosyal medyada paylaşım yapıyorum. Ama kimseyi suç işlemeye tahrik etmedim. Zaten benim çapım ne? Doktora yapıyorum, bu tutuklamayla eğitim hakkım ihlal edildi. Ben ifade özgürlüğümü kullandım. Demokrasi herkesin beğendiği şeyleri söylemek değildir, zaten buna imkân da yok. Beğenilmeyen fikirleri de paylaşmak demokrasinin gereğidir” dedi.
Dosya kapsamında tutuksuz yargılanan gazeteci Fatoş Erdoğan savunmasında şunları söyledi:
“Ben gazeteciyim, CHP İl Başkanlığı önündeki olayları sosyal medya hesabımda paylaştım. Video haberlerini, orada yapılan açıklamaları tırnak içinde paylaştım. Bu tırnak içindeki görüş ve fikirler bana ait değil; ben gazeteciyim ve görevim aktarmak. Ama iddianamede bu açıklamalar sebebiyle ben suçlanıyorum. Bir gazetecinin haber yazmaması mı gerekiyor, tırnak içindeki açıklamaları da aktarmayalım mı? Ben neyle suçlandığımı anlamıyorum.”
Fatoş Erdoğan, CHP İl Başkanlığı önünde polisin müdahalesi sırasında plastik mermiyle yaralandığını hatırlatarak, vücudundaki morlukların fotoğrafını mahkeme heyetine gösterdi, “Soruyorum: Burada yargılanması gereken gerçekten ben miyim?” diye sordu.
Ne oldu?
45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararı gerekçe gösterilerek 7 Eylül’de CHP İstanbul İl Başkanlığı çevik kuvvet tarafından abluka altına alınmıştı.
CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyum olarak atanan Gürsel Tekin, polis koruması eşliğinde CHP İstanbul İl Başkanlığı’na geldi. Yurttaşlar, Tekin’e tepki gösterdi, polis de yurttaşlara müdahale etti.
Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) de sosyal medyada “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “suç işlemeye tahrik” suçları kapsamında “provokatif dezenformasyon içerikli paylaşım yaptığı değerlendirilen” şüpheli hesaplar hakkında işlem başlatıldığını açıkladı ve çok sayıda sosyal medya kullanıcısı ev baskınlarıyla gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlar arasında yazar Nur Betül Aras, siyaset bilimci Abdullah Esin ve Emrah Gülsunar ve sokak röportajlarıyla tanınan Sokak Kedisi mahlaslı Ebru Uzun Oruç gibi isimler de vardı.
Eski Medyascope yazarı Nur Betül Aras ve siyaset bilimci Abdullah Esin tutuklanırken, Emrah Gülsunar ve Ebru Uzun Oruç adli kontrolle serbest bırakıldı.
Gazeteci Fatoş Erdoğan hakkında da “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
Fatoş Erdoğan, 12 Eylül tarihinde yaptığı paylaşımda, “Silivri’de Ekrem İmamoğlu’nun duruşmasını takip ediyorum. Gün boyu gelişmeleri aktardım. Duruşma arasında Siber Şube’den aradılar. Pazartesi, ifade vermek için Vatan Emniyet’e gideceğim” dedi. Soruşturma kapsamında ifade veren Fatoş Erdoğan, “CHP İstanbul İl Başkanlığı önünden paylaştığım üç video haber, ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla savcılık tarafından soruşturma konusu yapıldı” bilgisini paylaştı.







