Dünya Alem (21): Mehmet Çelik ile söyleşi | Mamdani ve göçmen kimliği | ABD’de demokratik sosyalizmin yükselişi

İslam Özkan’ın sunduğu Dünya Alem programında Prof. Dr. Mehmet Çelik, ABD’de son yıllarda yaşanan toplumsal ve siyasal dönüşümleri ile New York’ta Zohran Mamdani’nin seçim zaferini değerlendirdi.

Dünya Alem’in yeni bölümünde, ABD’de son dönemde yükselen toplumsal mobbing ve düşünsel saldırıların, toplumun farklı kesimlerinde nasıl bir baskı ve dışlanma duygusu yarattığı tartışıldı. Özellikle “Duvar yapacağım, kimseyi sokmayacağım” gibi popülist ve dışlayıcı söylemlerin göçmenler ve azınlıklar üzerindeki psikolojik etkisi vurgulandı. Mehmet Çelik, bu tür politikaların toplumsal kutuplaşmayı artırdığını ve yeni liderlik biçimlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtti.

Çelik, “Kimi döverseniz, ondan ya bir diktatör ya da bir lider çıkarırsınız” diyerek, tarih boyunca travma yaşayan toplumların içinden güçlü liderlerin veya otoriter figürlerin çıkmasının tesadüf olmadığını söyledi.

Mamdani ve göçmen kimliği - Dünya Alem (Video) 
Mamdani ve göçmen kimliği – Dünya Alem (Video) 

Amerika’da asabiye ve göçmen kimliği

ABD’deki son seçimlerde ortaya çıkan asabiye ruhu, yani toplumsal dayanışma ve kimlik bilinci, programda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Göçmenlerin “Ben bu ülkeye katkı sağlıyorum, beni silkeleyip atamazsın” diyerek sisteme entegre olma ve haklarını savunma mücadelesi, Mamdani gibi yeni liderlerin doğmasına zemin hazırladı. Çelik, bu kez bir diktatör değil, bir sesin doğduğunu belirterek, Amerika’nın çok kimlikli yapısında yalnızca tek bir kimlikle siyaset yapmanın mümkün olmadığını vurguladı.

Programda, ABD’de başkanlık adaylığı süreçlerinde dinin ve göçmen kimliğinin etkisi de ele alındı. Çelik, ABD’de dinin yasal olarak bir engel oluşturmadığını ancak toplumsal algıların ve göçmen kökenin belirleyici bir rol oynadığını ifade etti.

Başkanlığı döneminde Obama’nın Kenya’daki Müslüman kökenlerinin tartışma konusu yapılmasının, bu algının hâlâ canlı olduğunu gösteren bir örnek olduğuna dikkat çekti ve şöyle devam etti:

“Mesela Chavez deli dolu bir oğlandı. Toprağı bol olsun. O şöyle demişti: ‘Tanrı 250 yıldır yeryüzünde değil.’ Bu, kapitalizme karşı bir meydan okumaydı ve Chavez solcuydu.”

Mamdani ve göçmen kimliği - Dünya Alem (Video) 
Mamdani ve göçmen kimliği – Dünya Alem (Video) 

Latin Amerika ve Türkiye’de solun durumu

Çelik, Latin Amerika’daki sol hareketlerin Katolik Kilisesi’nden yetişen kadrolarla güçlendiğini; Türkiye’de ise sosyalizmin ve Marksizmin yerelleştirilememesi nedeniyle sınırlı bir toplumsal karşılık bulduğunu belirtti.

Türkiye’de sol hareketlerin dinle ilişkisinin farklı olduğunu söyleyen Çelik, komünizmin ve sosyalizmin genellikle ateizmle özdeşleştirilmesi nedeniyle halk tarafından benimsenmediğini ifade etti. “Kendi sosyalizmini üretememek ve yerele uyarlayamamak, Türkiye solunun en temel sorunudur” diyen Çelik, Kemal Tahir’in Devlet Ana ve Nâzım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı gibi eserlerinin yerel sosyalist arayışlara örnek teşkil ettiğini dile getirdi.

Marksizmin tercüme kültürü ve algı sorunu

Çelik’e göre, Marksizmin Türkiye’ye doğrudan Almancadan değil, önce Rusçaya, oradan Türkçeye çevrilerek aktarılması; teorinin yerelleşememesi ve özgünlüğünü yitirmesiyle sonuçlandı. Bu durum, sosyalizmin ve komünizmin yabancı bir ideoloji olarak algılanmasına neden oldu. Ayrıca sosyalistlerin önemli bir kısmının halktan kopuk, “fil dişi kulelerinde” yaşayan entelektüeller olarak görülmesi, hareketin toplumsal taban bulmasını zorlaştırdı.

Dijitalleşmenin üretim ilişkilerini kökten değiştirdiğine dikkat çeken Çelik, Marksizmin bu yeni dünyaya alternatif üretemediğini savundu. “Mekanik üretim insan bedeninin taklididir, ancak dijitalizm insan beyninin taklididir” diyen Çelik, günümüzde en zenginlerin fabrika sahipleri değil, dev teknoloji şirketlerinin sahipleri olduğuna işaret etti. Ayrıca Bill Gates ve Jeff Bezos gibi isimlerin, üretim araçlarının ve sınıf ilişkilerinin tamamen değiştiği bir dönemin sembolleri olduğunu söyledi.

Yeni bir ekonomik sistem arayışı

Mamdani’nin başarısının bir umut ve kıvılcım olabileceğini belirten Çelik, toplumcu ve sosyalist hareketlerin daha adil bir ekonomik sistem için çaba göstermesi gerektiğini vurguladı. “Kapitalizm bir iktidarsız çapkınlıktır. Biz yaşamın ahlaki boyutunu nasıl oluştururuz ve daha yaşanılabilir bir âlem için neyi bölüşebiliriz, yeniden düşünmemiz lazım” sözleriyle yeni bir toplumsal ve ekonomik düzen arayışının altını çizdi.

Ayrıca, İslam ekonomisiyle ilgilenen birçok düşünürün Marksizm’den etkilendiğini hatırlatan Çelik, bu nedenle farklı ekonomik modellerin birbirinden tamamen bağımsız düşünülemeyeceğini kaydetti.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.