Ağır Ekonomi’nin bu bölümünde Haluk Levent ve Öner Günçavdı, Türkiye’de popülizm kavramının ekonomide nasıl kullanıldığını değerlendirdi.
Ağır Ekonomi’nin yeni bölümünde “ekonomide popülizm” kavramı tartışıldı. Haluk Levent, Türkiye’de popülizm tartışmasının aynı kavramsal filtrelerle yürütülmesinin artık gerçekleri açıklamadığını söyledi. Levent’e göre bu filtre “Nuh Nebi’den kalma” ve güncel ekonomik-sınıfsal dönüşümü açıklamakta yetersiz. Levent şöyle devam etti:
“Elin altında hazır kavramlar var ve toplumun hâlâ aynı koşullarda olduğunu varsayarak o kavramlarla olayları açıklamaya çalışıyoruz. Oysa toplum çok dinamik bir şekilde değişti, o filtre artık işe yaramıyor; hatta yanlış gösteriyor.”
Popülizmin tanımını da hatırlatan Levent, “Seçkin bir tabakanın hâkimiyet kurduğu varsayımı altında halk lehine kararlar almak Standart tanım budur” dedi.
Popülizm suçlaması
Öner Günçavdı, popülizm suçlamasının sistematik olarak yanlış kesime yöneltildiğini söyledi:
“Faizlerin artırılması popülizm değil, vergilerin artırılması popülizm değil ama ücretlerin artırılması popülizm oluyor. Devletin emekliye destek vermesi popülizm sayılıyor ama verimsiz mega projelere yapılan harcamalar popülizm değil.”
Öner Günçavdı asgari ücret tartışmasında iktidarın enflasyon verileriyle oynadığını söyledi. Açlık sınırının altındaki milyonların aldığı zammın popülizm diye nitelendirilemeyeceğini belirten Günçavdı, “Açlık sınırının biraz üzerinde ücret verelim diyoruz, hemen ‘popülizm’ oluyor. Peki enflasyon sadece bunun yüzünden mi sapıyor” dedi. Günçavdı şöyle devam etti:
“Dar gelirlinin alacağı üç beş bin liralık artışı popülizm diye yaftalıyorsun ama ekonomideki yanlış politikaların bedelini asıl sorumlusu olmayan bu kesimlere ödettiriyorsun. Bu adil değil.”
“Ücret politikası halk yararına değil”
Bugünkü ücret politikasının hiçbir şekilde halk yararına tasarlanmadığını söyleyen Haluk Levent “Asgari ücretin ne olması gerektiği, insanca yaşam, verimlilik, bunların hiçbiri hesaplanmıyor. Uzun yıllardır asgari ücret tamamen bütçe gereklilikleri çerçevesinde belirleniyor” diye konuştu.
Günçavdı’ya göre AKP’nin popülizmi, literatürdeki “sol popülizm” değil “servet popülizmi”:
“AKP popülizmini servet üzerine dayadı. Geniş kitlelerin servet sahibi olmasını otomobile, eve, konuta erişmesini bir siyasi destek mekanizmasına dönüştürdüler. Bu sermaye birikimi değil, servet birikimi popülizmidir.”








