“Suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasından tutuklanan akademisyen Emrah Gülsunar hakkında ilk duruşmada tahliye kararı verildi.

Siyaset bilimci Emrah Gülsunar sosyal medya hesabından yaptığı anket nedeniyle “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasından 13 Ekim’de tutuklanmıştı. Gülsunar, 10 Ekim’de Nobel alan Venezuela muhalefet lideri María Corina Machado hakkında “diktatörlüğe karşı yardım istemek meşru mu?” başlıklı bir anket yapmıştı.
Akademisyen Emrah Gülsunar’ın, “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla tutuklu yargılandığı dava, İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Mahkeme, yurtdışına çıkış yasağı şartıyla Emrah Gülsunar hakkında tahliye kararı verdi.
Emrah Gülsunar, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden duruşma salonuna getirildi. İddianamenin okunmasının ardından Gülsunar’ın avukatları, savunmanın uzun süreceğini belirterek ifadelerin eksiksiz şekilde tutanaklara geçirilmesi için SEGBİS kaydı alınmasını talep etti.
MLSA’nın aktardığına göre Gülsunar savunmasında şu ifadeleri kullandı:
“Benim uzmanlık alanım siyaset bilimi. Doktoramı, dünyanın en iyi 100 üniversitesi arasında gösterilen Lund Üniversitesi’nde tamamladım. Karşılaştırmalı siyaset bilimi, tüm dünyadaki siyasal rejimleri inceler. Biz rejimleri üçe ayırırız: Demokratik rejimler, otoriter rejimler ve ikisinin arasında yer alan melez rejimler. Diktatörlük rejimleri, otoriter rejimlerin uç noktasıdır. Ben bu kavramları kullandığımda, birini hedef gösterdiğim varsayılıyor. Oysa bunlar benim kişisel görüşüm değil; bilimsel sınıflamalardır. Türkiye, melez rejim olarak sınıflandırılıyor. Bu, benim öyle istediğim için değil, literatürdeki değerlendirmeler böyle olduğu içindir. Biz olanı inceleriz. Bir siyaset bilimciye, ‘siyaseti inceleme, tartışma’ denilemez. Ben siyaset bilimi kavramlarını kullandığım için, ‘bunu meşrulaştırıyorsun’ denilerek suçlanıyorum.”
“Türkiye’de seçimler yapılan demokratik rejim mevcut”
Gülsunar, suçlama konusu yapılan sosyal medya paylaşımının, Venezuela muhalefet lideri María Corina Machado’ya Nobel Barış Ödülü verilmesiyle ilgili bir tartışma olduğunu, paylaşımın Türkiye ile ilgisinin olmadığını ve bağlamından koparıldığını söyledi. Gülsunar, “Benim açtığım ankete karşı, sosyal medyada ‘Emrah Gülsunar darbeleri mi teşvik ediyor?’ şeklinde bir kampanya başlatıldı. Bence bu art niyetliydi. Zaten bu nedenle paylaşımımı da sildim” dedi.
Gülsunar, Türkiye’yi Venezuela’ya benzetmediğini belirtti, “Türkiye’nin diktatöryel rejimler kategorisine girmediğini, zaten iki yıl önce attığım bir tweet’te paylaşmışım. Bu benim kişisel görüşüm de değil. Çünkü sonuç olarak Türkiye’de seçimler yapılan bir demokratik rejim mevcut. Buna karşılık, Venezuela ise diktatöryel bir rejim olarak sınıflandırılıyor” diye konuştu.
Gülsunar savunmasını şu sözlerle sonlandırdı:
“Sonuç olarak, bir siyaset bilimci olarak diktatöryel rejimleri tartışmak benim işim. Ben o paylaşımda Türkiye’yi kastetmedim, Venezuela’yı tartıştım. Buradaki nihai hedefim ise demokrasiye ulaşmaktır.”
“Bu delillerle yargılama yapılamaz”
Gülsunar’ın avukatı Mehmet Can Seyhan, delillerin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Sanal Devriye uygulamasıyla elde edildiğini ve bu nedenle hukuka aykırı olduğunu belirtti. Seyhan, Yargıtay içtihatlarına atıf yaparak şunları söyledi: “Bu deliller, hukuka aykırı şekilde toplandığı için zehirli ağacın zehirli meyvesi niteliğindedir. Bu delillere dayanılarak bir yargılama yapılamaz.”
Duruşma savcısı, istenen ceza miktarı ve mevcut delil durumu göz önüne alınarak tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Emrah Gülsunar ise şunları söyledi:
“Benim sosyal medya paylaşımım kamu düzenini bozmaz. Ama bu paylaşım nedeniyle dava açılması, ifade özgürlüğünü ve akademik özgürlükleri baskı altına alır. Ben bu baskıyı hayatımda hissediyorum. Kültür Üniversitesi’nde ders veriyordum, artık veremiyorum. Hakemli bir dergide yayınlanacak makalem durduruldu. Otuz altı gündür tutukluyum. Bu bize adil mi geliyor?”
Mahkeme, yurtdışına çıkış yasağı şartıyla Emrah Gülsunar’ın tahliyesine karar verdi. Duruşma, mütalaanın hazırlanması için 30 Ocak 2026’ya ertelendi.







