DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Gerekirse üç arkadaşımızı alır İmralı’ya giderim” diyen MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamasını “takdire şayan” diyerek nitelendirdi. Bakırhan, komisyona da çağrı yaparak, “Komisyon uzatmadan bir an önce İmralı’ya gitme noktasında cesur bir karar almalıdır” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis’te düzenlediği haftalık grup toplantısında konuştu.
“Bahçeli’nin tutumu takdire şayan”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Açık açık söylüyorum; alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı’ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem” sözlerini değerlendirdi.
Bahçeli’nin çok önemli şeyler söylediğini ifade eden Tuncer Bakırhan, “Son derece önemli ve takdire şayandır. ‘Komisyon gitmiyorsa ben giderim’ demesi tarihi bir sorumluluk alma cesaretini göstermektir. Biz her zaman diyaloğun ve yüz yüze görüşmenin ve sorunların masada konuşulmasının yanında olduk ve bunu savunduk. ‘Üç maymunu oynamaktan vazgeçelim’ çağrısı son derece isabetlidir. Sayın Bahçeli’nin ‘süreci zamana yayan ve erteleyen tutumlara karşı’ süreci korumak ve enfekte olmasını engellemek için yaptığı çıkışın gereği bir an önce yapılmalıdır. Meclis Komisyonu’nun artık bir gün bile kaybetmeden İmralı’ya gitmelidir. İmralı’ya gitmeyi bir siyasi uyuşmazlık haline getirmemek doğru bir tutum olacaktır” dedi.
Tuncer Bakırhan komisyona çağrı yaptı
Bakırhan, komisyonun bir an önce İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan ile görüşmesi noktasında cesur bir karar alması gerektiğini söyledi, “Her bir komisyon üyesinin bir çözüm aklına sahip olduğuna inanıyorum. Komisyon uzatmadan bir an önce İmralı’ya gitme noktasında cesur bir karar almalıdır. Komisyon tarihin doğru yerinde durmaktadır. Barış sağlandığında 86 milyon insan bizlere dua edecekler. Geçiş yasası netleştirilmeli, özgürlük yasaları tarif edilmelidir. İnanıyoruz ki, her bir komisyon üyesi yarın milyonların duasını alacağı bilinciyle hareket edecektir. Tarihi sorumluluk komisyonun omuzlarında. Ve inanıyoruz ki bu komisyon bu tarihi sorumluluğu layığıyla karşılayacaktır” diye konuştu.
“Kayyım yasası acilen kaldırılmalı”
Bakırhan, süreçle ilgili değerlendirmesinde atılması gereken adımları sıraladı:
“On yıllardır özlemini kurduğumuz barışa doğru yol almaya çalışıyoruz. Birincisi geçiş dönemi yasası çıkartılmalı ve demokratik entegrasyon sağlanmalıdır. Hukuku olmayan barış olur mu? Hukukun olmadığı yerde siyaset küçülür. Sürecin geçiş dönemi yasası ile garanti altına alınması gerekir. Bu yasaları geciktirmeden çıkartalım. Hukukun taşları ile barışı inşa edelim diyoruz. Kayyım yasası acilen kaldırılmalıdır. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi anti demokrasinin panzehiridir. İdari Gözlem Kurulu kapatılmalı ve hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Bu mekanizma hukukun üstüne kurulmuş gölge bir iktidar gibi davranıyor. Yasa yok, ölçüt yok. Dördüncüsü Barış Akademisyenleri’nin ve hukuksuzca ihraç edilen KHK’lilerin iadesidir. 2016’da ‘Bu suça ortak olmayacağız’ diyen akademisyenler barış istediler, masa kurulsun dediler diye üniversitelerinden atıldılar. Meslekleri ellerinden alındı.”
İBB iddianamesine tepki gösterdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iddianamesine tepki gösteren Bakırhan, “İddianame değil adeta bir labirent. Bir nedensellik arıyorsunuz, içine girdikçe kayboluyorsunuz. ‘CHP’de güçlenmek istediler’ diyor. Bir siyasetçinin kendi partisi içinde güçlenmek istemesinin nesi suç? Biz de onu yapıyoruz, inşallah hakkımızda dava açmazlar. ‘Partisinin cumhurbaşkanı adayı olmak istedi’ diyor. Bundan doğal ne olabilir? Bu iddianameye dayanarak kapatma davasına gönderme yapıyorlar. Biz bu yargı darbelerini yıllarca yaşadık; bu kapatmaların, iddianamelerin Türkiye’ye hiçbir yararı yok” dedi.
Bakırhan, iddianamenin siyasi saiklerle yazıldığını söyleyerek, “Demokratik siyasetin rehin alınması ve parti kapatılma iması yargı darbesidir. Demokrasi yalnızca sandığa gitmek değil önemli olan sandıktan çıkan iradeye saygı göstermektir. Siyaseti iddianame esaretinden kurtarmanın zamanı geldi geçiyor” diye konuştu.
Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmet eş-Şara’nın ABD ziyaretine ve Sezar Yasası yaptırımlarının kaldırılmasına değinen Tuncer Bakırhan, “Bu Suriye için fırsat penceresi aralıyor. Ama kritik bir soru var: Suriye yönetimi bu fırsatı kim için kullanacak? Yine tek bir grup için mi yoksa bütün Suriye halkları ve inançları için mi kullanacak? Bu süreç kapsayıcı olmalı” dedi.
Bakırhan, Türkiye’nin bu sürece yardımcı olabileceğini ifade ederek, “Türkiye’nin Suriye’deki rolünü önemsiyoruz ve doğru bir şekilde kullanılması gerektiğini bir kez daha söylüyoruz” dedi.







