Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (6): Ne uzar ne kısalır, bilin bakalım nedir?

Türk basın tarihi yazılırken ekonomik gelişmelere göz atmak aslında bize ülkenin en temel sorunlarından birini gösterir.

Ekonomi haberleri aradan yıllar geçse de hep aynıdır. Yıllar boyunca hep aynı problemlerin yaşanması da değişmeyen ekonomik yapıdan dolayıdır. Temeldeki üretim biçimi değişmedikçe de hep öyle kalacaktır.

Bu söylediğimin kanıtı gazete sayfalarında duruyor.

Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (6):  Ne uzar ne kısalır, bilin bakalım nedir?
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (6): Ne uzar ne kısalır, bilin bakalım nedir?

12 yıl önceye gidelim… 

İKV Yıllığında bütün yılı ve medyadaki bölük pörçük çıkan haberleri derli toplu hale getiren metin, durumu tam olarak ortaya koyuyor.

Yıllıktaki rakamı değiştirip 2013 yerine 2025 yazsam çok dikkat etmedikçe bunu fark edemezsiniz. Benzerlik o kadar koyu.

Ekonomik yapı hiçbir temel sorununu çözemeden kendi izine düşmüş dönüp durmakta çünkü.

İyilik ve güzellik

Örneğin her daim görebileceğimiz “iyilik-güzellik” haberleri 2013’te de var:

“Küresel ekonomik ve mali krizden en hızlı çıkan ve en az etkilenen ülkelerden biri olan Türkiye’nin, 2012 yılında ekonomisinin yavaşladığı gözlemlendi.

2012 yılında yüzde 2,2 olarak kaydedilen Türk ekonomisinin büyüme hızı, 2013’ün ilk çeyreğinde yüzde 2,9; ikinci ve üçüncü çeyreklerinde ise yüzde 4,4 oldu.

Hükümetin Orta Vadeli Programı kapsamında 2013 yılına ilişkin öngörülen yüzde 4 oranındaki GSYİH büyüme hedefine ulaşılması beklenirken, küresel ekonomik ve mali krizi geride bırakan Türkiye’nin kredi notu, bu yıl içinde birçok uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu tarafından yükseltildi.

Bu, ülkenin dış kırılganlıklarının azaldığının önemli bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. Bu yıl için kaydedilen bir diğer önemli gelişme de Türkiye’min IMF’ye stand-by anlaşmasından kalan son kredi taksit borcunu Mayıs ayında ödemesiydi.

Borcun kapanmasıyla birlikte Türkiye, sonraki dönemler için IMF’ye kredi sağlayan ülkeler grubunda yer almaya başladı.”

Ancak “iyilik-güzellik” haberleri temel hastalıkların üzerini örtemiyor:

Cari açık, yüksek enflasyon, işsizlik…

Tüm bu olumlu gelişmelerin yanı sıra, Türkiye’de yüksek oranda seyreden cari açık ve yükselen enflasyon, 2013 yılında büyük endişe yarattı.

TÜİK’in son verilerine göre, 2013 Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayıyla kıyaslandığında, TÜFE’de yüzde 7,7; ÜFE’de ise yüzde 6,8 oranlarında bir artış kaydedildi.

Ağır Ekonomi (269): Türkiye'de büyüme ve enflasyon: Son veriler ne diyor?
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (6): Ne uzar ne kısalır, bilin bakalım nedir?

Ekim ayıda Türkiye’nin cari açığı ise 60.9 milyar dolara ulaştı.

Ekonomik büyüme yurtdışından kısa vadeli sermaye girişine bağımlı olması sebebiyle, ülkenin dış konjonktüre yönelik kırılganlığı halen devam ediyor.

Bu nedenle, 2014 ve 2016 yıllarına ilişkin Orta Vadeli Programı’nın öncelikleri arasında, cari işlemler açığının azaltılması ve enflasyonun düşürülmesi yer alıyor.

2013 yılında işsizlik, her yıl olduğu gibi endişe yaratan konuların başındaydı.

Eylül döneminde işsizlik oranı yüzde 9,9 seviyesinde gerçekleşti.

Genç işsizlik oranı ise yüzde 19,4 oranına ulaşması dikkat çekti.

Aynı dönemde, Türkiye genelinde istihdam oranı yüzde 46,3 gibi düşük bir düzeyde ve özellikle kadınlarının işgücüne katılma oranın yüzde 31,2 ile sınırlı kalmaya devam ettiği gözlemlendi.

Bu nedenle, 2013 yılı sonrasında Hükümetin öncelikli olarak kadınların ve gençlerin istihdama katılımını artırmaya yönelik çalışmalarına hız vermesi büyük önem teşkil ediyor.

Türkiye’nin dış ticaretine baktığımızda, 2013 yılının Ocak-Eylül döneminde, 2012 yılına kıyasla; Türkiye’nin ihracatı yüzde 0,4 oranında azalma kaydederken, ithalatı ise yüzde 6 oranında artış gösterdi.

Aynı dönem içinde, Türkiye’nin dış ticaret açığı yüzde 17,3 oranında artarak, 75.1 milyar dolara ulaştı.

2013 yılında biraz da AB üyesi devletlerde yaşanan borç krizi nedeniyle Türkiye, Afrika, Ortadoğu, Asya ve bazı Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri ile ticari ilişkilerinin geliştirmek konusuna önem verdi.

Temel sorun, yani nitelikli ihracat malı üretememek aynı kaldı ama ticaret skalası genişledi.

Tüm bunların yanı sıra, Japonya ve ABD ile serbest ticaret anlaşmaları müzakere edilmeye başlandı.

Belki Basın Tarihi açısından değil ama Türk Ekonomi Tarihi açısından 2013 yılındaki tek önemli değişim, enerji politikasındaki gelişme oldu.

Türkiye’de nükleer enerji santralin kurulmasına yönelik çalışmalar 2013 yılında hız kazandı.

Bu kapsamda, ekim ayında Sinop’ta yapılacak olan nükleer enerji santral için Türkiye, Japonya ile bir anlaşma imzaladı.

Bunların yanı sıra Rüzgâr Gücü İzleme ve Tahmin Merkezi, Kızıldere Jeotermal Santrali ve Balıkesir’de rüzgâr santralinin açılması; Trakya ve Güneydoğu’da kaya gazından enerji üretimine başlanması; Koç Üniversitesi ve Tüpraş işbirliğinde Türkiye’nin ilk özel sektör destekli enerji merkezinin kurulması da aynı yıl gerçekleşti.

Asrın Projesi

Ve inşaat sektörü ve müteahhitler de tabii ki unutulmadı.

Diyarbakır inşaat
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (6): Ne uzar ne kısalır, bilin bakalım nedir?

Türkiye’nin altyapılarının geliştirilmesine yönelik büyük projelere de 2013 yılında imza atıldı.

Bu kapsamda, İstanbul’da üçüncü havalimanı ve üçüncü köprünün inşaatına yönelik temeller atılırken, “asrın projesi” olarak nitelenen Marmaray’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda kullanıma açılması, 2013 yılına damgasını vurdu.

Zaman tünelinden çıkalım

Zaman tünelinden çıkalım… Ve 2025 yılına gelelim.

Temel sorunlarda ve makro göstergelerde değişen bir şey var mı?

Bir değişme yok… Cari açık, düşmeyen enflasyon ve işsizlik.

Ama “yapay zekâ” çipi üreten Nvidia Şirketi’nin piyasa değerinin bugün 5 trilyon dolara ulaştığı çağ depremi kerteriz alınırsa ağır bir gerileme var.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.