Böcek ailesinin ölümü soruşturması kapsamında haklarında ev hapsi ve yurtdışına çıkış yasağı uygulanan otel sahibi H.O. ile otel çalışanı R.B.’ye yönelik karara Sulh Ceza Hakimliği’nce itiraz edildi. Gözaltına alınan şüpheliler tutuklandı.

Almanya’dan tatil için geldikleri İstanbul’da zehirlenme şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Böcek ailesinin dört ferdinin öldüğü olaya ilişkin soruşturma sürüyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında gözaltı verilen 11 şüpheliden 8’i tutuklanırken, 3 şüpheli ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.
DHA’nın haberine göre haklarında ev hapsi ve yurtdışına çıkış yasağı uygulanan otel sahibi H.O. ile otel çalışanı R.B.’ye yönelik karara Sulh Ceza Hakimliği’nce itiraz edildi. Şüpheliler otel sahibi Hakan O. ile otel çalışanı R.B. hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan şüpheliler bugün tutuklandı.
Adli Tıp Kurumu’nun ön raporundaki bulgular neler?
ANKA’nın aktardığına göre Adli Tıp Kurumu’nun ön raporunda, “Böcek ailesi otelde kimyasal madde zehirlenmesinden etkilenmiş olabilir. Ailenin gıda zehirlenmesi neticesinde vefat etmeleri düşük ihtimal.” değerlendirmesi yer aldı.
Kurum, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otelin ilaçlamasında kullanılan kimyasalların inceleneceğini açıkladı. İncelemenin özellikle “alüminyum fosfit” maddesi üzerinde yoğunlaştığı öğrenildi.
Raporun detaylarına göre, ailenin kaldığı 201 numaralı odada havalandırma sistemi bulunmadığı tespit edildi.
Otopsi bulguları neler?
Raporda çocukların otopsisinde mide duvarında yer yer kanama ve kızarıklık dışında belirgin bir patolojiye rastlanmadığı aktarıldı.
Anne Çiğdem Böcek ve baba Servet Böcek’in otopsisinde ise midede kızarıklık, kanama ve ince bağırsakta kanlı içerik tespit edildi.
Böcek ailesinin hastaneye giderken taksideki görüntüleri ortaya çıktı
Soruşturma devam ederken ailenin taksiyle hastaneye götürüldüğü ana ait görüntüler de ortaya çıktı. Görüntülerde anne Çiğdem ve çocukların arka koltukta fenalaştığı, baba Servet Böcek’in ise önde oturduğu görülüyor.
Aile, 12 Kasım sabahı mide bulantısı şikâyetiyle Bezmialem Hastanesi’ne başvurmuş; anne ve babaya serum, mide koruyucu ve ağrı kesici verilmişti. Çocuklar burada muayene edilmedi ve Çapa Hastanesi’ne yönlendirildi. Çapa’da da yalnızca probiyotik yazıldığı, kapsamlı bir tedavi uygulanmadan otele gönderildikleri aktarıldı.
Ailenin aynı gün bir şey yiyemediği, 13 Kasım gecesi yeniden fenalaşmaları üzerine bu kez ambulansla hastaneye kaldırıldıkları belirtiliyor.
Otele yapılan ilaçlama mercek altında
Soruşturmanın odak noktası, otelde daha önce gerçekleştirilen ilaçlama. Uzman ekipler, ilaçlamanın nasıl yapıldığını, kullanılan madde miktarını, uygulama alanlarını ve personelin güvenlik protokollerine uyup uymadığını inceliyor.
Otel çalışanının otelin kapısını kitleyerek yemek yemeye gittiği ve temizlik görevlisinin ise oteldeki ilaçlamaya ilişkin verdiği ifade ortaya çıktı. Ekol TV’den Dilek Yaman Demir’in haberine göre temizlik görevlisi Parvina V. 11–13 Kasım 2025 tarihleri arasında Harbour Suit Otel’de yaptığı temizliklerde Böcek ailesinin kaldığı odalarda yoğun kusmuk, kötü koku ve çok sayıda böcek ilacı bulunduğunu anlattı.
101 ve 202 numaraları odalardaki yatak kenarlarında, dolap içlerinde ve cam kenarlarında 11-12 tane böcek ilacı gördüğünü anlatan temizlik görevlisi, bunları bir poşete koyup çöpe attığını söyledi.
Adli Tıp Kurumu’nun kesin raporunun 28 Kasım’da açıklanması bekleniyor.
İYİ Parti’nin araştırma önerisi AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi
Öte yandan TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin gıda zehirlenmesinin nedenlerinin araştırılması amacıyla verdiği önerisi AK Parti ve MHP’nin oylarıyla kabul edilmedi.
Önerge üzerine söz alan İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, “Tatil için güle oynaya geldikleri memleketleri, vatanları üç yaşında bir çocuğa mezar oldu. Bir aile göz göre göre yok oldu gitti gözümüzün önünde ve Sayın Sağlık Bakanının açıklaması ‘Gerekli müdahaleleri arkadaşlar yapmışlar, ilk intiba olarak orada bir eksiklik olduğunu düşünmüyoruz’. Bu açıklama bile mevzu bahis insan hayatı, halk sağlığı olduğunda aslında ne büyük bir eksikliğimiz olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
Ruhsatlı firmalarca yapılması gereken ilaçlamanın, gelişigüzel şekilde, ruhsatsız kimyasallarla yapıldığını kaydeden Taşçı, “Zehirlenme olayının zaten önlenememiş olması bizatihi eksiklik değil midir?” diye konuştu.
CHP Grubu adına konuşan Ankara Milletvekili Aylin Yaman, “Son dönemde artan gıda zehirlenmeleri asla tesadüf değil; denetim eksikliği ve sistemsel zafiyetlerin bir sonucudur” ifadesini kullandı. Yaman, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye olarak durumumuz uluslararası alanda da alarm vermektedir. Avrupa Birliği’ne gönderilen ürünlerde ilk dokuz ayda 384 ihlal tespit edilmiş ve Türkiye bu listede 1’inci sıraya yerleşmiştir. Pestisit kalıntıları, aflatoksin gibi kanserojen maddeler ve mikrobiyolojik riskler yalnızca ihracatımızı değil, iç piyasayı da tehdit etmektedir çünkü geri dönen bu ürünlerin tamamının imha edilip edilmediğine dair düzgün veri bulunmamaktadır ve süreç şeffaf yönetilmemektedir. Bu nedenle, denetim yetkilerinin güçlendirilmesi, belediyelere denetim yetkilerinin geri verilmesi, gıda mühendislerinin hem sahada hem kurumlarda daha etkin rol alması, laboratuvar kapasitesinin artırılması, pestisit kullanımının sıkı biçimde kontrol edilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur.”
Öneri üzerine AK Parti grubu adına konuşan Elazığ Milletvekili Erol Keleş, gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi kontrollerinin risk esaslı sürdüğünü belirterek, “Bu çerçevede, 2024 yaz döneminde, özellikle turizm bölgelerinde 3 bin 405 denetim yapılmış, uygunsuzluğu tespit edilen işletmelere de gerekli idari yaptırımlar uygulanmıştır” dedi.
Eğitim ve öğretim dönemi içerisinde okul ve yurt kantinlerinde de 15 bin 88 denetimin gerçekleştirildiğini dile getiren Keleş, “Öğrencilerimizin sağlığını korumaya yönelik tüm önlemler hassasiyetle yürütülmüştür” ifadesini kullandı. Keleş, şöyle devam etti:
“Gıda zehirlenmesi bildirimi olduğunda Tarım ve Orman Bakanlığımız, gıda kaynaklı hastalıklara ilişkin resmî kontrol prosedürü kapsamında 81 il müdürlüğümüzde yine 7/24 saat çalışmaktadır. Şikayete konu ürünlerden, ham maddelerden ve üretim verilerinden aynı gün içerisinde numune alınmakta, hijyen koşulları değerlendirilmektedir; Sağlık Bakanlığıyla eş güdümlü çalışılmaktadır. Çalışmalarımız, halk sağlığını koruma hedefleriyle aralıksız devam etmektedir.”








