Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri 1078. haftada Galatasaray Meydanı’nda Hayrettin Eren’in akıbetini sordu.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta (22 Kasım 2025) Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakarak açıklamalarını okudu.
Cumartesi Anneleri 45 yıl önce gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in akıbetini sordu. Bu hafta açıklamayı, Hayrettin Eren’in yeğeni Setenay Yarıcı okudu.
Açıklamada, zorla kaybetmenin suç olduğu belirtildi, “Zorla kaybetmeler, yalnızca bir insanın ortadan yok edilmesiyle sınırlı bir insanlığa karşı suç değildir; geride kalan aileler için bitmeyen bir belirsizlik, tükenmeyen bir arayış ve kapanmayan bir yara anlamına gelir. Bu belirsizliğin açtığı yaraların iyileşmesinin yolu, gerçeğin ortaya çıkarılmasından, adaletin sağlanmasından ve kayıp ailelerinin yalnız bırakılmadığını gösteren güçlü bir dayanışmadan geçer” denildi.
Hayrettin Eren’in 45 yıldır akıbetinin belli olmadığı, faillerinin cezasızlıkla korunduğu hatırlatıldı, “26 yaşındaki Hayrettin Eren, 1970’li yıllardaki gençlik hareketinin içinde yer aldı. 12 Eylül askeri darbesinin ardından hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve aranmaya başlandı. Hayrettin Eren, 21 Kasım 1980 tarihinde Saraçhane Haşim İşcan Geçidi’nde arkadaşıyla birlikte gözaltına alındı. Önce Karagümrük Karakolu’na, ardından aynı operasyonda gözaltına alınan sekiz kişiyle birlikte Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube’ye götürüldü” ifadelerine yer verildi.
“Failleri cezasızlıkla korundu”
Açıklamada şöyle devam edildi:
“Gayrettepe’ye giden anne Elmas Eren, oğlunun gözaltına alınırken kullandığı, babasına ait 34 F 6798 plakalı otomobili Siyasi Şube’nin bahçesinde gördü. Ancak polisler, oğlunu soran Elmas Eren’e ‘Gözaltında böyle biri yok’ cevabını verdi. Aynı operasyonla gözaltına alınan sekiz kişi, mahkemeye çıkarıldıklarında ‘Hayrettin Eren de bizimle birlikte gözaltındaydı’ diyerek suç duyurusunda bulundu. Savcıya, ‘Hayrettin Eren’in gözaltına alındığının tanığıyım; onu hem karakolda hem de siyasi şubede gördüm’ şeklinde ifade verdiler. Eren Ailesi, Milli Güvenlik Konseyi başta olmak üzere tüm resmi makamlara başvurdu ancak aldıkları cevap hiç değişmedi: “Hayrettin Eren isimli şahıs gözaltına alınmamıştır, hâlâ aranıyor.” Tüm hukuki yolları tüketmelerine rağmen hiçbir sonuç alamadılar; Hayrettin’in ve otomobilinin akıbeti 45 yıldır karanlıkta bırakıldı. Failleri cezasızlıkla korundu.”
“Adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz”
Açıklamada Hayrettin Eren’in işkenceyle öldürülüp bedeninin kaybedildiği hatırlatıldı, “1078. haftamızda bir kez daha yineliyoruz: Hayrettin Eren’i işkenceyle öldürüp bedenini kaybedenlerin isimleri devletin resmi kayıtlarında mevcuttur. 45 yıldır Hayrettin Eren’in akıbetini ortaya çıkarma ve failleri cezalandırma yükümlülüğünü yerine getirmeyen tüm iktidarlar bu suçun devamcısıdır. Kaç yıl geçerse geçsin; Hayrettin Eren için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” denildi.








