CHP İmralı’ya gitmeme kararını nasıl aldı, tepkilere nasıl karşılık verdi? CHP’li kurmaylar ve komisyon üyeleri gitmeme kararlarını “kaba milliyetçi tavırla almadıklarını” anlattı, “popülizm” eleştirilerine yanıt verdi. Kararın, Kürt yurttaşların bir kısmında hayal kırıklığı yarattığını kabul eden kurmaylar “Samimiyetimizle, çözüm irademizle bunu telafi edebileceğimize inanıyoruz. Biz çözümü istediğimiz için İmralı’ya gitmedik” dedi. Kurmaylar Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını da, “Komisyondan ayrılın” çağrılarını da değerlendirdi.

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı ziyareti kararının yankıları sürüyor ve daha da süreceğe benziyor. CHP, komisyonun gitmesini desteklemedi ve gidecek heyete de üye vermedi. Farklı kesimlerden alkış ya da eleştiri alan ve toplantı anına kadar kamuoyuyla paylaşılmayan bu karar nasıl alındı, parti içinde tartışma yarattı mı?
Komisyonda oyçokluğuyla karar
CHP ve Yeni Yol Grubu’nun üye vermediği ziyaret için komisyonda grubu bulunan diğer partilerden AKP’li Hüseyin Yayman, MHP’li Feti Yıldız ve DEM Parti’li Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten oluşan heyet belirlendi. AKP, MHP ve DEM Parti ile birlikte EMEP ve TİP’in komisyon üyeleri de İmralı ziyareti için “Evet” oyu verdi. CHP ve Yeniden Refah Partisi komisyondaki oylamaya katılmazken, Yeni Yol çekimser oy kullandı. Demokrat Parti ise İmralı ziyaretine vize çıkmasının ardından komisyondan ayrıldı.
CHP İmralı’ya gitmeme kararını nasıl aldı?
İmralı’ya gitmeme kararını alırken pek çok kriteri değerlendirdiklerini ifade eden CHP’li kurmaylar Türkiye’nin ulusal çıkarlarını, ziyaretin çözüme ve toplumsal rıza üretmeye katkısı olup olmayacağını dikkate aldıklarını ifade etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, önce Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerinin görüşlerini aldı.
Komisyonun 18 Kasım’daki toplantısının ardından partinin komisyon üyeleri kendi aralarında toplantı yaptı. Bu toplantıda bir oylama olması ancak İmralı ziyaretinin olması veya olmaması gerektiğini savunanlar analizlerini paylaştı. Milletvekilleri 20 Kasım’da Özgür Özel ile bir araya geldi. CHP, 21 Kasım’daki komisyon toplantısına kadar kararını açıklamadı, hem MYK üyeleri hem de komisyon üyeleri oldukça ketum davrandı. Basında yer alan haberlere de kurmaylar tepki gösterdi.
Komisyonun gündemine resmen gelmeden bu konuda bir değerlendirme yapmadıkları söylense de komisyonda tartışılmadan önce, MYK’nın konuyla ilgili eğilimi netleşti. İmralı’ya gidilmesi gerektiğini düşünen CHP’li kurmaylar ve komisyon üyeleri de, partinin kararı açıklandıktan sonra buna tezat açıklamalar yapmadı.
“Kaba milliyetçi tavırla ‘Bebek katilinin ayağına gitmedik’ demiyoruz”
CHP’nin kamuoyu baskısıyla bu kararı aldığı ve popülizme teslim olduğu eleştirilerine itiraz eden kurmaylar şöyle konuştu:
“Dilimize bakarsanız çok sert söylemlerimiz yok. Kürt seçmene de ‘Sizi dinliyoruz, sizi anlıyoruz. Sizin taleplerinizi görmezden gelmiyoruz, inkar etmiyoruz. Barışı istiyoruz’ diyoruz. Biz kaba milliyetçi bir tavır içinde ‘Terörist başının, bebek katilinin ayağına gitmedik’ diyerek siyaset üretmiyoruz. Elbette bir terör örgütü lideri ve ona gitmek, bir siyasal aktör olarak parlamentonun karşısında eşit bir statü vermek anlamına gelir, bunu değerlendiriyoruz. Ama bizim söylemlerimizle başka partilerin söylemleri arasında ciddi bir entelektüel fark var.”

Karar CHP’ye Kürt seçmeni kaybettirir mi?
“Bu karar CHP’ye Kürt seçmeni kaybettirir mi?” sorusuna kurmaylar, Kürt seçmenin bir kısmında hayal kırıklığı yaratmış olabileceklerini kabul ederek yanıt verdi. Bunu görmezden gelmediklerini vurgulayan CHP’li kurmaylar “Samimiyetimizle, çözüm irademizle bunu telafi edebileceğimize inanıyoruz. Biz çözümü istediğimiz için İmralı’ya gitmedik” dedi.
Sürecin başından bu yana önemsedikleri şehit aileleri ile gazilerin ve CHP tabanının önemli bir kısmının İmralı ziyaretine karşı olmasını toplumsal rıza yönüyle değerlendiren kurmaylar “Öcalan’a gitmenin toplumsal rıza üretme noktasında negatif etki yaratacağını düşünüyoruz. Halka rağmen toplumsal rıza üretemezseniz, sonraki süreçte yasal düzenlemeler gelirken halkı nasıl ikna edeceksiniz? Biz Kürt yurttaşları da CHP’nin hem bu işin çözümü noktasında, hem de siyaset olarak doğruyu yaptığına ikna etmeye çalışacağız” diye konuştu.
“Parlamentonun görevi demokratik, denetleyici ve yasa yapıcı organ olmak”
CHP’li kurmaylar, aldıkları kararın “taktiksel bir adım” olduğu yorumuna katılmayarak “Çok yönlü düşünerek alınan, tamamen siyasal bir karar” dedi. Barış isteklerinde samimi olduklarını vurgulayan CHP’liler İmralı ziyaretinin çözüme katkıda bulunmayacağı görüşü ağır bastığı için ziyarete katılmama kararı alındığını belirtti.
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “başmüzakereci” olarak görülmesini doğru bulmadığını kaydeden kurmaylar, İrlanda’da IRA ve İspanya’da ETA gibi dünya örneklerinde de örgüt liderleriyle parlamentonun yürüttüğü doğrudan müzakere süreçleri olmadığını ifade etti. Parlamentonun müzakereci olmasını CHP’nin doğru bulmadığını kaydeden kurmaylar “Parlamentonun buradaki görevi demokratik, denetleyici ve yasa yapıcı organ olmak. Biz CHP olarak bu rolde üstümüze düşeni yapmaya hazırız” diye konuştu.

Komisyona “Kürt sorununu güvenlik sorununa indirgiyor” eleştirisi
CHP’li komisyon üyeleri, çok katmanlı bir sorun olan Kürt sorununun güvenlik meselesine indirgenmesini eleştirerek “Kürt sorununun tarihsel, jeopolitik, kültürel etkileriyle konuşulacak çok konu var. Bir demokratik zemin oluşturmak ve o demokratik zeminde çözülmesini sağlamak lazım. Biz ise tamamen PKK’nın silah bırakması ve silah bırakanların Türkiye’ye dönmesiyle ilgili yasal düzenlemeler ile Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisine kilitlenmiş durumdayız. Demokratik adımlarla ilgili bir şey konuşulmuyor” ifadelerini kullandı.
Yükledikleri anlamlarla komisyonda bulunmalarını açıklayan CHP’liler, komisyonda Barış Anneleri’nin Kürtçe konuşmasını savunduklarını hatırlatarak “Biz doğru bulduğumuz şeyi kararlılıkla savunabiliriz. Barışı getirmenin Abdullah Öcalan’ı ziyaret edip etmeme kıskacına alınması doğru değil” dedi.
“Komisyondan çekilin” çağrılarına yanıt
İmralı’ya gitmeme kararının ardından İYİ Parti ve Zafer Partisi’nden CHP’ye komisyondan da ayrılması yönündeki çağrılara CHP’li kurmaylar “Biz başka siyasi partilere ‘Şunu yapın, bunu yapın’ demiyoruz” diye yanıt verdi.
1 Ekim’de İYİ Parti’nin Meclis açılışına katılarak AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı dinlediğini hatırlatan kurmaylar, “Onların siyasi kararıdır o. Komisyona katılmak ya da katılmamak da bizim siyasi kararımız. CHP ne Devlet Bahçeli’nin, ne İYİ Parti’nin sözüyle hareket eder. Kendi siyasal analizlerimize göre pozisyonumuzu belirleriz” dedi. Ayrıca TBMM’yi, Cumhuriyet’i kuran parti olmak gibi ontolojik bir konumu olduğuna ve bunu göz ardı ederek değerlendirme yapmanın doğru olmadığına işaret etti.

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları son derece yanlış ve faydasız”
Kurmaylar, CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aylar sonra sessizliğini bozarak yayınladığı videoda “CHP devletin âli menfaatleri için sürecin içinde olmak zorundadır. Risk almalıdır ve konuya siyaset üstü bakarak elini taşın altına koymalıdır” şeklindeki sözlerine de yanıt verdi.
Bunun parti içinde değerlendirme konusu olmadığını belirten kurmaylar “Önceki genel başkanın bu süreçle ilgili bir düşüncesi varsa, karar alınmadan Genel Başkan’la paylaşır. Karar alındıktan sonra video çekilmesi ve geçmişteki tutumunun tam tersi bir tutum belirleyerek kamuoyuyla paylaşması son derece yanlış. Bunun CHP’ye de, sürece de faydası olmaz” dedi.
Siyasal etkisi olmayacağını belirten kurmaylar, CHP kurultay haftasındayken Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının AKP’ye mesaj olduğu yorumlarına da “Şimdi AKP ve MHP ile aynı çizgide bir tutum sergiliyor görüntüsü verdi. Öyle olmasa iyi olurdu, kendisi açısından da iyi olurdu. Bizim için önemli değil. Biz önce ülkenin ulusal çıkarları, arkasından CHP açısından değerlendirip karar verdik” diye karşılık verdi.







