TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın tutuklanması ve kanala kayyum atanmasının ardından işten çıkarılan 32 çalışandan biri de yumuşak doku kanseri hastası Eren Odabaş oldu. 33 yaşındaki servis şoförü Odabaş, hastalığı nedeniyle iş bulamadığı dönemde Yanardağ’ın kendisini işe aldığını, kayyum yönetiminin ise hastalık durumunu bilmesine rağmen kendisini WhatsApp mesajıyla işten çıkardığını söyledi.
Haber: Emir Berke Yaşar

TELE1’de servis şoförü olarak çalışan Eren Odabaş, kayyum yönetiminin 32 çalışanı işten çıkarması sonucu işsiz kaldı. 33 yaşındaki Odabaş’a 2018 yılında bacağına yumuşak doku kanseri tanısı konulmuştu ve hastalık vücudunun başka bölgelerine yayılarak 7 yıldır tedavi görmeye devam ediyor.
Odabaş, daha önce ticari taksi şoförlüğü yaptığını ancak günde 18 saat çalışması nedeniyle bacağında ağrılar başladığını belirtti. Doktorların taksicilik mesleğini bırakmasını söylemesi üzerine eşi TELE1’de haber editörü olduğu için Merdan Yanardağ’a başvurdu.
Yanardağ işe aldı, kayyum çıkardı
Odabaş, Yanardağ ile görüşmesini şöyle anlattı: “Hastalığımla çok ilgilendi, ne yapabileceğini ve tedavi sürecime nasıl destek olabileceğini sordu. Sanki ailemden biriyle konuşuyormuş gibi yakın hissettirdi bana ve ağrılarım olduğu zamanlar çalışmak zorunda olmadığımı söyledi.”
TELE1’e başlamadan önce uzun süre iş arayan Odabaş, hastalığı nedeniyle birçok kurum tarafından geri çevrildiğini söyledi. “Çalışabilir” raporu bulunmasına rağmen potansiyel işverenler “Sürekli hastaneye gideceksin, bu durum bizi zorlar” gerekçesiyle Odabaş’ı işe almadı.
Odabaş şunları ekledi: “Aylarca kapı kapı dolaştım ve her seferinde aynı gerekçeyle reddedildim. Çalışmak istediğimi ve raporumun olduğunu söylememe rağmen kimse sorumluluk almak istemedi. Bu çaresizlik içinde son çare olarak Merdan Bey’in kapısını çaldığımda ise beni çok ilgili bir şekilde karşıladı ve işe aldı.”

Kayyum güvence verdi, sonra işten çıkardı
Kayyum yönetimi göreve geldikten sonra çalışanlara ilk açıklamasında “Önceliğimiz personel maaşları” dedi ve “Çalışanları mağdur etmemek için elimizden geleni yapacağız, kimse kaygıya kapılmasın, kimseyi işten çıkarmayacağız” ifadelerini kullandı.
Eren Odabaş, kayyum yönetiminin “esnek çalışma saatlerine geçiyoruz” duyurusunun ardından belirli saatlerde kanala gittiğini ve bu süreçte yöneticilerin kendisine işten çıkarılmayacağı yönünde güvence verdiğini söyledi.
Odabaş, sigortasında kendisinden kaynaklanan 15 günlük gecikme olduğunu kayyum yönetimine bildirdiğini, ayrıca hastalık durumunu, ailede tek çalışan olduğunu ve 3 yaşında bir çocuğu bulunduğunu da iletti. Odabaş şunları söyledi: “Tüm bunları anlattığımda işime devam edeceğimi söylediler ve sigortayla ilgili küçük problemin bir dilekçe yazmamla çözüleceğini belirttiler. İşle ilgili bir sorun olmayacağını ve gerekli düzenlemeleri yapacaklarını ifade ettiler.”

WhatsApp’tan işten çıkarıldığını öğrendi
Odabaş, işten çıkarıldığını WhatsApp bilgilendirme grubuna kanal muhasebecilerinin attığı “İşten çıkarılanlar” adlı dosyadan öğrendi. Odabaş’ın işten çıkarılma tarihi 19 Kasım olarak belirlenmişti.
Odabaş, yaşadığı zorlukları şöyle anlattı: “En büyük sorun artık sigorta güvencem olmaması çünkü sigorta, benim, eşimin ve 3 yaşındaki çocuğumun tek güvencesiydi. Onun sayesinde biraz nefes alabiliyorduk ama hastalığım nedeniyle iş bulamama ihtimali kaygımı ve travmamı daha da artırıyor. 2018’den bu yana tedavi gördüğüm hastaneye artık gidemeyeceğim.”
İlaç kutusu 53 bin lira
Odabaş, grip gibi basit hastalıklar için sigortasız da çözüm üretebileceğini ancak onkoloji hastası olduğunu belirtti ve kullandığı ilacın bir kutusunun yaklaşık 53 bin lira olduğunu söyledi. Sigorta olmadığında bu ilaca erişmesinin mümkün olmadığını vurguladı.
İşten çıkarılmasının ardından yeniden taksicilik yapabilmek için bir ticari taksi durağıyla görüşen Odabaş, hastalığı nedeniyle geri dönüş alamadı ve “İşsiz kaldıktan sonra ne yapacağımı bilemez hale geldim, sinir küpüne döndüm ve gerçekten çok zor bir dönemden geçiyorum” dedi.
Kalp hastası şoför de işten çıkarıldı
Odabaş ile birlikte servis şoförü olarak çalışan ve kalp hastası olan bir kişi daha işten çıkarıldı ve bu kişi iş yerinde 2 kere kalp krizi geçirmişti.
Odabaş şunları ekledi: “Toplam 32 kişi işten çıkarıldık ve Ankara stüdyomuz da tamamen kapanıyor. Hepimiz için inanılmaz mağduriyetler var çünkü sadece benim değil, birçok arkadaşımın hayatı altüst oldu.”
Ekran yüzleri istifa etti
TELE1’de işten çıkarılan idari personellerin yanı sıra ekran yüzleri de Merdan Yanardağ’ın tutuklanması ve kanala kayyum atanmasının ardından görevlerinden ayrıldı.
Kayyum kararı, 24 Ekim Cuma akşamı canlı yayın sırasında TELE1 stüdyosuna tebliğ edildi ve kararın iletilmesinin hemen ardından sunucu Murat Taylan “Yalanlara teslim olmayın” diyerek yayını erken sonlandırdı.
Kayyum olarak kanalın yönetimine daha önce Flash Haber ve Bloomberg HT’ye de kayyum olarak atanan Yeni Şafak yazarı İbrahim Paşalı getirildi.
Kanal binası önünde açıklama yapan kanalın ekran yüzlerinden Murat Taylan, istifa kararını “Penguen medyası olmayacağız” sözleriyle duyurdu. Taylan şunları söyledi: “Bugüne kadar sürdürdüğümüz yayıncılık çizgisinin dışında, onurumuzu zedeleyecek bir anlayışı asla kabul etmiyoruz. Bu nedenle kayyum iradesinin TELE1’e dayattığı yeni yayıncılık anlayışını tanımıyor ve bu karanlığı reddediyoruz.”

Casusluk soruşturması ve tutuklama
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ekrem İmamoğlu, seçim kampanyası direktörü Necati Özkan ve TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ hakkında “casusluk” suçundan soruşturma başlattı.
Başsavcılık açıklamasında, Yanardağ’ın kanalı fiilen kullandığı ve resmi kayıtlarda şirket sahibi olarak görünen oğlu Alp Yanardağ üzerinden suça karıştığı iddia edildi.
24 Ekim’de gözaltına alınan Yanardağ, 27 Ekim’de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı ve İstanbul 11. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla TELE1’in sahibi olan ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık Anonim Şirketi’ne TMSF’nin kayyum olarak atanmasına karar verildi.








