Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lefkoşa Milletvekili Doğuş Derya, Kıbrıs’ın kuzeyindeki siyasal müdahaleler, ekonomik kriz, organize suç düzeni ve ilhak tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerinde, toplumun geleceğine dair en temel meselenin “yurda sahip çıkma” olduğunu vurguladı. “Birileri için jeostratejik bir toprak parçası olarak görülen yer bizim yurdumuz. Bizim gidecek başka bir yerimiz yok” diyen Derya, hem çözümsüzlüğün hem de mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Senem Görür Yücel, Lefkoşa’dan bildiriyor.
CTP’nin Lefkoşa’daki kurultayı sırasında Medyascope’a konuşan CTP Lefkoşa Milletvekili Doğuş Derya, Kıbrıs Türk toplumunun uzun yıllardır aynı ikili çıkmaz arasında sıkıştığını söyledi: çözümsüzlük ve derinleşen ekonomik kriz.
Kamuoyu araştırmalarının yıllardır aynı tabloyu gösterdiğini belirten Derya, “Kıbrıslı Türklere en büyük sorun nedir diye sorulduğunda iki cevap çıkıyor: Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğü ve ekonomik sıkıntılar” dedi. Genç nüfusta ortaya çıkan kitlesel göçe dikkat çekerek, “Kıbrıslı Türk gençlerinin yüzde 70’inin göç ettiğini görüyoruz. Bu kadar küçük bir nüfus için çok dramatik bir durum” ifadelerini kullandı.
Ankara’nın etkisi ve kültürel mühendislik tartışması
Türkiye’nin siyasi ve kültürel etkisine ilişkin soruları yanıtlayan Derya, bu ilişkinin uzun yıllara yayılan bir tarihsel bağlamı olduğunu söyledi. “74 öncesinden beri ana vatan–yavru vatan söylemiyle birlikte Kıbrıs bir şekillendirme alanı olarak görüldü” diyen Derya, AKP iktidarı döneminde bu mühendisliğin yön değiştirdiğini ifade etti.
Derya, “Daha önce ‘yeterince Türk değilsiniz’ diyerek milliyetçi bir mühendislik uygulanıyordu; şimdi ‘yeterince Müslüman değilsiniz’ diyerek camiler, vakıflar, dini programlar üzerinden bir kültürel dönüşüm dayatılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Derya, toplumun nasıl yaşamak istediğini dikkate almayan bu yaklaşımın, Kıbrıs Türklerinin yurda bağlılık duygusuyla çeliştiğini söyledi.
Bahçeli’nin ilhak çıkışı hakkında ne düşünüyor?
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Kıbrıs’ta ilhak çağrısı hakkında konuşan Derya, Türkiye iç siyasetindeki dengelerin bu söylemi şekillendirdiğini aktardı. “Sanki ara ara iyi polis–kötü polis gibi bir rol dağılımı var” diyen Derya, Bahçeli’nin çözüm sürecinde aldığı pozisyon nedeniyle kendi tabanındaki tepkileri dengelemeye çalıştığını söyledi.
Bu söylemin rasyonel olmadığını vurgulayan Derya, “Dünyanın kabul etmeyeceği bir şey. Doğu Akdeniz’de haritalar yeniden çiziliyor, herkes bunun farkında” dedi.
Organize suç düzeni, sahte diplomalar ve tetikçiler: “Makine yandı”
Organize suç düzenine dair sorularımız üzerine Derya, daha önce yaptığı “çamaşır makinesi” benzetmesine ithafla “Makine yandı aslında” dedi. Kıbrıs’ın uluslararası hukuk dışında kalmasının bu yapıyı güçlendirdiğini anlatan Derya, “Europol ve Interpol’le iş birliği yapma imkânımız neredeyse yok” dedi.
Offshore bankalardan kumarhanelere, sahte diplomalardan Türkiye’den gelen tetikçilere uzanan geniş bir düzeni anlatan Derya, “Tetikçilerin ağırlıkla Türkiye’den geldiğini görüyoruz. Kendi ülkemizi tanıyamaz hale geldik” ifadelerini kullandı. Siyasi süreçlere müdahaleleri de hatırlatarak, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale edildi. UBP’nin kurultayında 165 oyla seçilen kişiye başbakanlık yaptırılmadı” dedi.
Kadın hareketine ilişkin değerlendirmesinde Derya, Kıbrıs Türk toplumunun demokratik bir kültüre sahip olduğunu ancak son yıllarda ciddi eşitsizlikler yaşandığını belirtti. “Kadına yönelik şiddet Türkiye’deki kadar korkunç değil ama duygusal ve ekonomik şiddet çok derinleşti” dedi. Devletin sosyal politikadaki yetersizliğine dikkat çekerek, “Devletin bir tane sığınma evi yok. Belediyelerle ayakta duruyoruz” diye konuştu.
Kıbrıs’ta çözüm mümkün mü? “Bu bir irade meselesi”
Kıbrıs sorununun geleceğine ilişkin değerlendirmesinde Derya, çözümün Türkiye’nin dış politika perspektifi ve bölgesel gelişmelerle yakından bağlantılı olduğunu söyledi. “Koşullar oluşursa süreç uyumlu ilerler. Kıbrıs’ın kuzeyi AB müktesebatı askıya alınmış bir Avrupa toprağıdır, çözüm Türkiye’nin de elini rahatlatır” dedi.
Crans Montana sürecine atıf yaparak, “Bana sorarsanız Kıbrıs sorunu orada çözüldü. Dört–beş maddelik pürüz kaldı. Bu bir irade meselesi” değerlendirmesinde bulundu.
Derya, Ankara’da ya da uluslararası alanda yapılan tartışmaların ötesinde, gerçeğin çok daha basit olduğunu söyledi:
“Birileri için jeostratejik bir toprak parçası veya bir üs olarak görülen yer, bizim yurdumuz. Bizim gidecek başka bir yerimiz yok.”








