19 Mart operasyonu mağdurları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nda (ADA) konuşan Dilek Kaya İmamoğlu, “Adalete inanıyorsanız, hukukun bir gün size de lazım olacağını biliyorsanız, çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bu mücadele hepimizindir” diye sordu.

19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan ADA, 16’ncı kez Saraçhane Parkı’nda bir araya geldi. Yurttaşların da destek verdiği buluşmaya CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin, milletvekilleri, İmamoğlu’nun kız kardeşi Neslihan Yakupçebioğlu, sanatçı Rutkay Aziz, yazarlar Selçuk Şirin ve Demet Cengiz de destek verdi.
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, adalet arayan milyonların sesi olmak için toplandıklarını belirtti, “Ülkemiz hukukun üstünlüğünü, çoğulcu demokrasiyi ve vatandaşların eşitlik ilkesini ayaklar altına alan bir sürecin içinden geçiyor. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, adalet arayan milyonların sesi olmak için toplandıklarını belirtti, “Ülkemiz hukukun üstünlüğünü, çoğulcu demokrasiyi ve vatandaşların eşitlik ilkesini ayaklar altına alan bir sürecin içinden geçiyor. Biz, bugün burada şahitlik eden değil, ses yükselten; boyun eğen değil, talep eden; bekleyen değil, hesap soran tarafız” dedi.

“Biz milletimiz için bereket talep ediyoruz”
Türkiye’de yargı eliyle siyasetin dizayn edilmeye çalışıldığını ifade eden Dilek Kaya İmamoğlu, “Adayları yargı yoluyla saf dışı bırakmak, millet iradesine darbedir. Bırakın fikirler yarışsın, insanlar yarışsın. Kendine güvenen herkes gibi Ekrem İmamoğlu ile eşit şartlarda yarışın. Bırakın 86 milyon karar versin. Kararı halk versin. Adalet olmayan yerde bereket olmaz. Biz milletimiz için bereket talep ediyoruz. Hukuk devletine güvenin olmadığı yerde ekonomi çöker, yatırım gelmez, işsizlik artar ve insanlar yoksullaşır” diye konuştu.
Dilek Kaya İmamoğlu şöyle devam etti:
“Bugün milyonlar geçinemiyor, emekliler açlık sınırında, gençler umutsuz. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ülkemize doğrudan maliyeti ise 150 milyar dolardır. Bu para yüzbinlerce çocuğun eğitimi, binlerce kreş, yüzlerce metro hattı demektir. Biz şunu soruyoruz: Bir rakibi saf dışı bırakmak için bir millet neden bu kadar ağır bir bedel ödemek zorunda bırakılıyor? Bugün herkesin vicdanına sesleniyoruz. Adalete inanıyorsanız, hukukun bir gün size de lazım olacağını biliyorsanız, çocuklarınızın geleceğini düşünüyorsanız bu mücadele hepimizindir.”

“Sevdiklerimiz çok kötü koşullarda cezaevinde tutulmaktadırlar”
Babası Fatih Keleş, abisi Mustafa Keleş, amcası Zafer Keleş ve kuzeni Murat Keleş cezaevinde tutulan Zeynep Keleş, “Bırakın bir delili, iddianamede hakkında bir beyan dahi olmayan abim neye dayanarak tutuklandı? Bu tutuklama hiçbir akla, vicdana, mantığa, hukuka, hiçbir kitaba sığmaz. Masumiyet, kanıtlanması en zor şeydir. Çünkü olmayan bir şeyi yapmadığını ispatlamak, neredeyse imkansızdır. Masumiyet karinesi bu nedenle vardır ancak bugün ‘suçluluğu kanıtlana kadar masum’ ilkesi terk edilmiş, yerini ‘masumiyetini kanıtlayana kadar suçlu’ anlayışı almıştır. Sevdiklerimiz işte bu anlayış yüzünden aylardır cezaevinde. Üstelik çok kötü koşullarda tutulmaktadırlar” dedi.
(ANKA)







