Doğancan Özsel & Armağan Öztürk yazdı: Özgür Özel’in gölge oyunu

Yakın zamanda CHP kurumsal işleyişinde önemli bir değişikliğe gitti ve gölge kabinesini parti meclisi ve genel başkanlıklar düzeyinde örgütlemekten vazgeçerek, doğrudan cumhurbaşkanlığı aday ofisine bağladı. Bu hamle, partinin önümüzdeki sürece nasıl baktığını göstermesi açısından önemli. Öncelikle bu değişim gölge kabinenin eski modelinin arzu edilen şekilde işlemediğinin bir itirafı. Zira ortaya çıkarılan bu yapı ile MYK üyelerinin sayısı arttı. Ancak burada yer alan gölge bakanlar, en az Erdoğan’ın güçlü iktidarı altında iş görmeye çalışan mevcut bakanlar kadar etkisiz ve önemsiz kaldı. Onlardan beklenen aktif gözetim, denetim ve eleştiri faaliyetini yerine getiremediler. Kendi alanlarında gündem belirleme konusunda sınıfta kaldılar. Açıkçası siyasi kültürümüzde böyle bir modelin başarılı uygulanmış örneğinin olmaması işlerinin hiç de kolay olmayacağının bir göstergesiydi. Buna rağmen CHP bu fikrinden vazgeçmedi. Bunun yerine çareyi, kurumsal işleyiş içerisinde gölge kabineye farklı bir konum açmakta buldu.

Doğancan Özsel & Armağan Öztürk yazdı: Özgür Özel’in gölge oyunu
Doğancan Özsel & Armağan Öztürk yazdı: Özgür Özel’in gölge oyunu

Gölge bir uzmanlar kurulu tesis etme ısrarı CHP yönetiminin temel bir tespitine dayanıyor. Buna göre iktidar yolundaki engellerden birisi partinin iktidara hazır olmadığı, yalnız muhalefet etmeyi bildiği yönündeki algı. Bu algının toplumda yaygın olduğuna inanıyor ve iktidara ne kadar hazır olduklarını ispatlamak istiyorlar. Sözünü ettiğimiz kaygıda haklılık payı var. Nitekim geçmiş dönemde CHP’nin iktidara hiç de hazır görünmeden girdiği seçim süreçlerine de tanıklık ettik. Muharrem İnce’nin hep ikinci turda açıklayacağını söylediği ancak bir türlü göremediğimiz o ‘uzman ekibi’ bu bağlamda kimsenin hatırlamak istemediği bir hatıra.

Öte yandan iktidara hazır olduğunu göstermek ile bürokratik kırtasiyeciliğin içinde boğulmak arasında da ince bir çizgi var. CHP’nin ihtiyacı olan şey toplum nezdindeki algı ve imajını değiştirmek. Bunun yolu da ayrıntılı kanun ve politika taslakları üzerinde çalışmaktan ziyade gündem belirlemekten ve mevcut gündemi dönüştürebilmekten geçiyor. Dolayısıyla bugün için konuşacak olursak, ana muhalefet partisinin sayfalarca plan ve program üretmeye değil, sloganlaşacak kavramlar türetmeye, insanları heyecanlandıracak fikirleri dolaşıma sokmaya ve farklı alanlarda birkaç basit, ancak iddialı hedefi öne çıkartmaya ihtiyacı var. Bunun da yolu uzmanlardan çok mahir politikacılardan geçiyor. Plan program üzerinde detaylı bir şekilde çalışmak muhalefete bir şey kazandırıyor olsaydı bugün Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturuyor olurdu. Zira onun adaylık sürecinde farklı partilerden onlarca uzmanın sayfalar dolusu taslak fikir ürettiğine, bunlar üzerinde uzun uzun müzakereler yürüttüğüne ve ortaya çıkan programı şaşalı toplantılarda ilan ettiğine hep birlikte şahit olduk. Ancak yürütülen bu hummalı çalışmaların sonuca etkisi yok denecek kadar az oldu ve o seçim kaybedildi.

Doğancan Özsel & Armağan Öztürk yazdı: Özgür Özel’in gölge oyunu
Doğancan Özsel & Armağan Öztürk yazdı: Özgür Özel’in gölge oyunu

“CHP çözümü bürokratik geleneğinde buldu”

Bugün de karşımızda benzer bir durum var. Ana muhalefet partisi çözümü yine kendi bürokratik geleneğinde bulmuş gibi görünüyor. Cumhurbaşkanlığı adaylık ofisinin ‘kabinesi’ alanında uzman isimlere emanet edilmiş ve onlardan parti programının somut önerilere tercümesi beklenmekte. Gölge kabinenin son derece yetkin bir kadro olduğuna şüphe yok. Dolayısıyla hazırlanacak planlar da muhtemelen nitelikli olacaktır. Ancak bugün ihtiyaç duyulan şey siyasa üretmekten çok siyasi gündem inisiyatifini ele almak. Bu iş için biçilmiş kaftan da uzman bürokratlardan ziyade çekirdekten siyasetçi olan ancak geçmiş başarısızlıklarla yıpranmamış yeni yüzler. Böyle güçlü bir siyasi kadro arayışına girmek yerine adaylık ofisi içerisindeki gölge kabineyi öne çıkartma tercihi, parti yönetiminin bu noktada farklı düşündüğünün bir göstergesi. Kılıçdaroğlu’nun bürokratik yaklaşımını yeniden deneyerek farklı bir sonuç alabilecekler mi göreceğiz.

Doğancan Özsel & Armağan Öztürk yazdı: Özgür Özel’in gölge oyunu
Doğancan Özsel & Armağan Öztürk yazdı: Özgür Özel’in gölge oyunu

Özgür Özel’in bu hamlesinin, Kılıçdaroğlu’nun altılı masa üzerinden yaptığı seçim programı çabasından önemli bir farkı olduğunun da altını çizmek gerekiyor. O dönemde kamuoyuyla paylaşılan Ortak Politikalar Mutabakat Metni, doğrudan CHP’nin değil, Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylık süreci bağlamında üretilmiş bir metindi. Dolayısıyla adayın farklı toplum kesimleri ile yürütmeyi planladığı etkileşim ve iletişimin temelinde, doğrudan cumhurbaşkanı adayının yönlendirmesi ve onayı ile ortaya çıkmıştı. Oysa bugünkü gölge kabine parti yönetimine bağlı şekilde oluşturulmuş durumda. Henüz ortada bir seçim tarihi bile yok ve ülkenin seçime gireceği konjonktürü hiç kimse tam olarak bilmiyorken böyle bir çalışmayı kamuoyu önünde başlatmak cüretkâr bir hamle.

Son olarak, Ekrem İmamoğlu’nun olası adaylığı iyice zora girmişken Özel’in doğrudan kendisine bağlı bir gölge kabine ile çalışmaya başlamasının başkanlık sisteminin karakteriyle çeliştiğine de dikkat çekmek gerek. Zira mevcut sistemde seçime girecek cumhurbaşkanı adayları, partiler tarafından aday gösterilmek durumunda değil. Nitekim partilerin yarıştığı sandık ile cumhurbaşkanı adaylarının yarıştığı sandık da birbirinden ayrı. Dolayısıyla bir partiden birden fazla ismin cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olması mümkün. Bu açıdan bakıldığında genel başkana bağlı bir gölge kabine sistemi, partinin aday üzerindeki kontrolünü arttırma konusunda bir ön alma çabası olarak okunabilir. Görünen o ki, İmamoğlu’nun aday olamayacağı anlaşıldığında CHP’nin desteği ile aday olmak isteyen isimlerden, aday ofisinin çalışmalarını kullanmaları beklenecek. Hatta belki de seçilmeleri durumunda bu kabineden isimlerle yola devam etmeleri istenecek. Partinin aday üzerindeki bu tahakkümünün ilerisi için sorun olabileceğini öngörmek zor değil. Elbette bu bahsettiğimiz çatışma ihtimalini tümüyle ortadan kaldırmanın basit bir yolu var. Bu da partinin adaylık sorusunu “adayımız İmamoğlu” söylemiyle son ana kadar erteleyip, ardından kendi genel başkanını Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkarması. Bu durumda doğal olarak beraber çalıştığı, kendisi için fikir ve proje biriktiren bu kadrolar adaylığı sonrasında da Özel’in yanında hizalanacaktır. Dolayısıyla bir sonraki seçim günü geldiğinde geriye dönüp bakanlar, belki de bu gölge kabine hamlesini Özgür Özel’in müstakil cumhurbaşkanlığı kampanyasının ilk somut adımı olarak görecekler.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.