İstanbul Erkek Lisesi’nde neler oluyor?

Türkiye’nin köklü liselerinden İstanbul Erkek Lisesi’nde yaşananlar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. İddiaya göre 9. sınıf bir grup erkek öğrenci, kız öğrenciler hakkında cinsel saldırı ve taciz ifadeleri içeren 507 maddelik bir liste hazırladı. Listenin açığa çıkmasının ardından 11. sınıf öğrencileri, 9. sınıf yedi erkek öğrenciyi darp etti. İl Millî Eğitim Müdürlüğü yaşananlarla ilgili soruşturma başlattı. İstanbul Erkek Lisesi’nden üç öğrenci olaya ilişkin Medyascope’a konuştu.

Haber: İlayda Önemli

İstanbul Erkek Lisesi (İEL), 24 Kasım’da 9. sınıfa giden yedi erkek öğrencinin 11. sınıf öğrencilerinden oluşan bir grup tarafından yatakhane baskınıyla darp edildiği iddiasıyla gündeme geldi. İddiaya göre WhatsApp’ta kurdukları bir grupta, okuldaki bazı kız öğrenciler hakkında cinsel içerikli ifadeler ve taciz söylemlerinde bulunan yedi erkek öğrencinin yazışmaları, gruptaki başka bir öğrenci tarafından kız öğrencilere gönderildi. Yazışmaları gören kız öğrencilerin durumu 11. sınıf öğrencilerine anlatması üzerine yedi öğrencinin darp edildiği öne sürüldü. 

Kız öğrencilerle ilgili hazırlanan listeye dair sosyal medyada yer alan görsellerde cinsel içerikli, aşağılayıcı ve onur kırıcı ifadeler, taciz, tecavüz söylemleri, küfürlü ve şiddet içerikli yorumların yer aldığı görüldü. Listenin yanı sıra, kız öğrencilerin okulda gizlice çekilen fotoğraflarının bulunduğu bir arşivin bulunduğu da iddia edildi. Aynı grubun, yetkisiz şekilde okulun alt katlarına inmek için kart kopyalama yöntemi kullandığı, kamera odasına izinsiz girdiği ve kız öğrenci yurduna ait görüntülere erişmeye çalıştığı öne sürüldü.

İstanbul Erkek Lisesi’nde neler oluyor?
İstanbul Erkek Lisesi’nde neler oluyor?

Darp edilen öğrencilerin, aynı gece bir fotoğraf paylaştığı ve “İEL’e tecavüz edince aslanlar” ifadelerini kullandıkları iddia edildi.

İstanbul Erkek Lisesi’nde neler oluyor?
İstanbul Erkek Lisesi’nde neler oluyor?

Soruşturma başlatıldı

Okul idaresinin aktardığına göre, yedi öğrencinin altısı ailelerinin talebiyle başka okullara nakledildi. Yedi öğrenciyi darp edenlerden üçü hakkında ise savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, okuldaki disiplin sürecinin devam ettiği öne sürüldü. Lise velileri, 11. sınıf öğrencilerinin ceza almaması için imza kampanyası başlattı. İstanbul Valiliği, olayla ilgili idari soruşturma başlatarak müfettiş görevlendirdi. İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü ise yaptığı açıklamada disiplin sürecinin işletildiğini, önleyici rehberlik görüşmeleri ve destek çalışmalarının yürütüldüğünü belirtti.

“Bizler susturulacak sesler değil, bu çürük zihniyeti söküp atacak iradeyiz”

İstanbul Erkek Lisesi kız öğrencileri yaşanan skandala ilişkin bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Son zamanlarda okulumuzda ardı ardına yaşanan insanlık dışı olaylar İstanbul Erkek Lisesi Kız Öğrencileri olarak yaptığımız bu seslenişi elzem kılmıştır. Bu durum, okulumuzun içine sızmış bir güvensizlik ve tehdit ikliminin dışavurumudur. Bizler maruz bırakıldığımız sözlü taciz ve psikolojik şiddeti, hiçbir şart altında meşrulaştırmayacağız

Yedi kişiden oluşan bir erkek öğrenci grubunun, pek çok kız öğrenciye yönelttiği cinsellik, vahşet ve nefret içeren insanlık dışı söylemler; mavi kubbenin altında adım atarken dahi derin bir tedirginlik duymamıza sebep olmuştur. Bu sapkın tavırların ve çirkin eylemlerin faillerinin ne bu köklü kurumda ne de herhangi bir toplulukta yeri yoktur. Ölüm tehdidine, taciz ve tecavüzü normalleştirmeye varan ifadelerde bulunan hastalıklı zihinler bu eğitim kurumunda barındıkça, hiçbirimiz için huzur ve güven ortamı sağlanamayacaktır. Bizlerin uğradığı mağduriyet telafi edilemeyecek kadar derin ve ağırdır. Bilinmelidir ki; bedenimiz, adımız ve kimliğimiz kimsenin oyuncağı değildir; sınırlarımızı yok sayan her söz şiddet, her davranış taciz ve her eylem açıkça suçtur.

Ne yazık ki yaşananlar, bu taş duvarların şahit olduğu bir ilk değil, buzdağının sadece görünen kısmıdır. Mesele, yalnızca tek bir “liste” değil, görünmeyen yüzlerce bakış, söz ve davranışın bütünüdür.

Bugün asıl konuşulması gereken, söz konusu yedi kişilik erkek öğrenci grubunun ahlaksız ve insanlık dışı davranışlarıyken; hâlâ meselenin özünü kız öğrencinin kıyafetinde arayan, yanımızda duran sıra arkadaşlarımızın tepkisini bile hazmedemeyen çürük zihniyetler bizim nezdimizde ne insanlığa ne de taş binamızın asırlık ruhuna yakışmamaktadır. 

Sorunun kaynağı biz, kıyafetlerimiz, davranışlarımız veya gösterilen tepki değil; sorun büyük bir özgüvenle aramızda, adımlarımızın yankılandığı bu koridorlarda dolaşan ve hâlâ ifşa olmamış failleridir.

Ve sen sevgili kız kardeşim;

Bedenine, sesine, varlığına göz dikenlere karşı susma.

Bu hikâyenin suçlusu sen değilsin, hiç olmadın.

Yaşadıklarını gizleme!

Kim ne yaptıysa adıyla söylenecek, ne yaşandıysa konuşulacak ve ne örtülmeye çalışıldıysa açığa çıkacak.

Çünkü hiçbir susuş, hiçbir inkâr, hiçbir savunma gerçeğin sesinden daha yüksek olamaz.
Bilinmelidir ki bizler, susturulacak sesler değil; bu çürük zihniyetleri yerinden söküp atacak kararlılığın ve iradenin ta kendisiyiz.”

İstanbul Erkek Lisesi’nde neler oluyor?
İstanbul Erkek Lisesi’nde neler oluyor?

“Yüzyıllık gelenek, bir grubun hatasıyla itibarsızlaştırılamaz”

İstanbul Erkek Lisesi Öğrenci Birliği’nin Instagram hesabından yapılan açıklamada ise “Bugün bazı öğrencilerin davranışları, 142 yıllık İEL kültürünün özüyle hiçbir şekilde bağdaşmayan bireysel bir sapmadır” denildi.

Açıklamada şu sözler yer aldı:   

“Bugün okulumuz hakkında söylenenlerin çoğunun gerçeği değil, bir algıyı büyüttüğünü görmek bizleri hem üzüyor hem de konuşmaya mecbur bırakıyor.

İstanbul Erkek Lisesi’nde yaşanan olay, bazı kişilerin iddia ettiği gibi okulun tamamına, kültürüne ve değerlerine mal edilebilecek bir çürüme değil, aksine okulun kendi içindeki hiyerarşi kültürünün yanlış bir davranışa karşı doğal refleks göstermesidir.

Burada kimsenin anlamadığı bir şey var: İstanbul Erkek Lisesi, 142 yıllık bir kültürdür. Bir topluluktur. Bir vicdan ve sorumluluk geleneğidir. Bu okulun abla-abi-kardeş sistemi, dışarıdan görüldüğünden çok daha derin bir anlam taşır. Bu hiyerarşi, baskı kurmak için değil, korumak için vardır. Küçüğünü kollayan, büyüğünü örnek alan; iyiliği, adaleti ve nezaketi birbirine aktararak yaşayan bir yapıdır.

Bugün bazı erkek öğrencilerin davranışları; kız arkadaşları, sınıf arkadaşları ya da kendi ablaları hakkında yazdığı ahlaki sınırları aşan sözler, bu kültürün özüyle hiçbir şekilde bağdaşmayan bireysel bir sapmadır. Okul buna izin vermez, öğrenciler izin vermez, biz izin vermeyiz.

Fakat dışarıdan kalem sallayan bazı kişiler, bu meseleyi okulu karalamak, Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından birinin itibarını zedelemek için bir fırsata çevirmeye çalışıyor. Okulumuzun binlerce mezunu, yüzlerce öğrencisini, yüzyıllık geleneği bir grubun hatasıyla aynı kefeye koymaya çalışıyorlar. Biz bunu kabul etmiyoruz.

Okulumuza sahip çıkmak bizim görevimizdir. Yanlışı eleştiririz, hatayı düzeltiriz, kimseyi savunmasız bırakmayız. Ama kimsenin de bizim okulumuzu, emeğimizi, bağlılığımızı, ortak hafızamızı itibarsızlaştırmasına izin vermeyiz. Olayları çarpıtarak “çürüme”, “yozlaşma”, “çöküş” kelimeleriyle okulumuzu hedef alan her söylem, aslında milyonlarca öğrencinin umuduna ve gayretine saldırıdır.”

“En az hasarla atlatılması için çabalıyoruz”

Okul Aile Birliği de konuya ilişkin velilere bir bilgilendirme mesajı gönderdi.

Mesajda, “Konunun hem çocuklarımız hem de okulumuz adına minimum hasarla atlatılması için yoğun çaba içindeyiz. Olayın basına bu şekilde yansıması, sosyal medya gibi kaygan bir zeminde tartışılır olması maalesef hepimizi çok üzdü. Konunun çok taraflı incelenmesi, her detayın önemsenmesi, her çocuğun dinlenmesi ve anlaşılması bu noktada büyük önem arz etmektedir” denildi.

Gittikleri lisede tacizi sürdürdükleri iddiası

Medyascope’a konuşan İstanbul Erkek Lisesi’nden üç öğrenci, yaşananları değerlendirdi. Bir 11. sınıf öğrencisi, konuya ilişkin medyada yer alan haberlerde, yaşananların akran zorbalığı ve kız meselesi şeklinde aktarılmasının, kız öğrencilerin maruz kaldıkları cinsel istismarın boyutunun anlaşılamamasına yol açtığını ifade etti. Grubun iki ay boyunca bu konuşmaları sürdürdüğünü, iki hafta önce de ifşa olduklarını belirten kız öğrenci şunları söyledi:

“Söz konusu yedi öğrenci, hepimizin sevdiği, iletişimleri iyi arkadaşlarımızdı. Böyle bir şeyi onlardan beklemiyorduk. Olay açığa çıktıktan sonra onları okulda gördüm. Hiç etkilenmemişlerdi ve yüzümüze bakıp sırıtıyorlardı. Bizi bu kayıtsızlıkları rahatsız etti. Birkaçı, Ankara Fen Lisesi’ne nakil aldırdı. Orada da kız öğrencileri taciz etmeye devam ettiklerini, fotoğraflarını çektiklerini duyduk.” 

“Şiddet, asıl mesele olan istismarı gölgeledi”

Bir başka 12. sınıf öğrencisi ise listenin ortaya çıkmasının ardından idareye gidilmeyip şiddete başvurulmasının, suçlu yedi öğrencinin mağdur olarak gözükmesine yola açtığını söyledi: 

“Kimse tacizi konuşmuyor, herkes şiddeti konuşuyor. Asıl olay, darp değil. Asıl olay kız öğrencilere yaşatılanlar. Darp eden ve edilenler konuşulurken kız öğrencilerin mağduriyeti unutulup gidiyor. Kadınlarla ilgili bir olayda bile sürekli olarak erkekler konuşuluyor. “

“Kendimizi güvende hissetmiyoruz”

Bir diğer 11. sınıf öğrencisi ise şunları kaydetti:

“Biz onların ablası gibiydik. Kulüpler aracılığıyla iletişimde olduğumuz, çevremizde olan arkadaşlarımızdı. Bu yüzden de bizi derinden etkiledi. Artık kime güveneceğimizi bilmiyoruz. Kardeşimiz dediğimiz insanlar bunu yapıyorsa biz kime güveneceğiz? Yaşananlardan sonra yurtta kalan kız öğrenciler olarak kendimizi güvende hissetmiyoruz. Katlarda kameralara çorap dâhi geçirildi. Herkes kendini koruyabilmek için ekstra bir çaba sarf ediyor. “

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.