CHP’de yeni dönem: “Duruşumuz net, adayımız İmamoğlu”

CHP Sözcüsü Zeynel Emre ve Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, gazetecilerle bir araya geldi. Bulut, “İktidar namzetiyiz, beklentiler yükseldi, kadrolar çoğaldı” dedi, gölge kabinenin enerjisini dışarıya harcayacağını belirtti. İmamoğlu hakkındaki davalar ve diplomasının iptalinin ardından cumhurbaşkanı adaylığında Özgür Özel’in mi öne çıktığı sorusuna Emre, “Böyle bir ön kabulle gidersiniz iktidarın yargıyla yaptığı operasyonda etkisiz kalırsınız. Bizim duruşumuz net, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu” diye yanıt verdi. 

"Adayımız İmamoğlu": CHP kadrosu iktidar için nasıl çalışacak?
“Adayımız İmamoğlu”: CHP kadrosu iktidar için nasıl çalışacak?

CHP’nin yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre ile Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, CHP Genel Merkezi’nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Emre ve Bulut, CHP’nin yeni dönemine ilişkin yol haritasını anlattı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde çalışacak gölge kabineyi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in en geç önümüzdeki hafta belirleyeceğini kaydeden Bulut ve Emre, önümüzdeki dönemde gölge kabinen rolünün ne olacağına da dikkat çekti. 

Bulut: “İktidar namzetiyiz, beklentiler yükseldi, kadrolar çoğaldı”

Geçen süreci “mücadele dönemi” olarak değerlendiren Burhanettin Bulut, 39. Olağan Kurultay’da Parti Meclisi’nin 80 kişiye çıkarılması, 18 kişilik Merkez Yönetim Kurulu (MYK) oluşturulması ve gölge kabinenin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ne bağlanmasını şöyle açıkladı: 

"Adayımız İmamoğlu": CHP kadrosu iktidar için nasıl çalışacak?
Burhanettin Bulut

“Yarım asır sonra partimiz birinci parti oldu, iktidar namzeti oldu. Beklentiler yükseldi. Haliyle kadroların çoğalması gerekiyordu. Bu kurultayda onu gerçekleştirdik. Hem toplumsal beklentilere karşılık vermek, hem de iktidara giderken geniş bir kadro kurmak niyetindeydik. Bu dönem belli ki bu mücadele devam edecek.”

“Yeni icatlar çıkarabilirler ama topluma umut olmamız gerek”

CHP’ye yönelik baskıların farklı müdahalelerle devam edebileceğini “Yeni icatlar çıkartabilirler” diyerek anlatan Bulut, mutlak butlan davasının kapandığı 24 Ekim’de İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında casusluk soruşturması başlatıldığını hatırlattı. Bulut, “Baskılar daha da çok artabilir. Toplum korkunç bir umutsuzluk halinde, bir huzursuzluk var. İnsanlara umut olmak gerekiyor. Birinci parti olmak farklı sorumluluklar getiriyor” diye konuştu.

Parti programı değişikliğine değinen Bulut, “Türkiye’de var olan sorunlara karşı nasıl çözüm önerileri sunduğumuzu ve hangi kadrolarla bu işleri çözeceğimizi anlatacağımız bir dönem” dedi. İstanbul İl Başkanlığı’nda polis ablukası varken 8 Eylül’de Ankara’da program çalıştayına devam ettiklerine dikkat çeken Bulut şunları söyledi:

“Şimdi o parti programını vatandaşa anlatmamız lazım. Ama İstanbul’a kayyum atandığında nasıl burada yapılan toplantı gündem olmuyorsa, maalesef bu hukuksuzluklar içerisinde de programımız gündem olmuyor. O yüzden de CHP’nin parti içerisindeki mücadelesi bu binada; toplumun gerçek meselelerini vatandaşa anlatacakları yapı Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde olacak. Bu dönem böyle iki ayrı güçlendirilmiş yapı göreceksiniz.”

Emre: “Türkiye’nin seçimli otokrasi tehlikesi yaşamaması lazım”

2023 seçimlerinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun MYK’sında Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Zeynel Emre, Özel’in A takımında yeni Parti Sözcüsü oldu. Sözcü olarak basınla ilk buluşmasında Emre, “Bir demokrasinin olmazsa olmazı basın özgürlüğüdür. Bizim amacımız partiyle diyaloğun hızlı, etkin, verimli bir şekilde yürümesi” dedi. Ayrıca Emre her pazartesi ve cuma günleri basın toplantıları düzenleyerek CHP’nin çalışmalarına yönelik bilgilendirme yapacağını ifade etti. 

"Adayımız İmamoğlu": CHP kadrosu iktidar için nasıl çalışacak?
Zeynel Emre

Türkiye siyasetinde bir ilk olarak cumhurbaşkanı adayını çok erken açıkladıklarını ve aday ofisi kurduklarını söyleyen Emre, gölge bakanlıklar ve politika kurullarının Türkiye’nin temel meselelerini tek tek ele alacağını ve iki haftada bir Özgür Özel başkanlığında toplanacağını belirtti. Emre şöyle konuştu: 

“Kritik meselelerden biri bu ülkedeki özgür seçim ortamının yargı operasyonlarıyla etkisiz hale getirilmemesi. Seçimli sandığın olduğu ama aslında otokrasiyle yönetilen ülkeler var. Türkiye Cumhuriyeti’nin böyle bir tehlike yaşamaması lazım. Bunun için de biz toplumsal muhalefete önderlik etmek isteriz. Burada üç açıdan müdahaleler var. Birincisi partiye olağandışı müdahale, hiç hukuki temeli olmayan bir şekilde kapatmaya yönelik yazı yazılması gibi. ikincisi genel olarak siyasete müdahale. Üçüncüsü ağırlıklı olarak 2019’dan itibaren, daha öncesinde de kayyum politikalarıyla Türkiye’deki belediyelere yönelik müdahaleler. Son dönemde hükümetin, yerel yönetim ve yereldeki iktidarı fiilen tanımamaya yönelik hamleleriyle birlikte aslında Türkiye bizce bir kriz yaşıyor.”

“Gölge kabine enerjisini parti içine değil, dışarıya harcayacak”

Güncel gelişmelere ve partinin yol haritasına yönelik değerlendirmelerinin ardından Zeynel Emre ve Burhanettin Bulut soruları yanıtladı. Emre, “Rehber olarak kendimize aklı, adaleti, ahlakı, vicdanı merkeze koyarak ve şeffaf bir şekilde her şeyi sizlere paylaşırız” dedi. 

402 sanıklı, yaklaşık 4 bin sayfalık İBB iddianamesinin benzerinin pek görülmediğini ifade eden Zeynel Emre, “Kimlik tespiti ve ilk beyanların alınması dahi aylar sürebilir. Bu zaman diliminde biz ne yaparsak yapalım, Türkiye’de ne olursa olsun ana gündemlerden biri de orası olacak” diye konuştu. 

“Gölge kabine enerjisini parti içine değil, dışarıya harcayacak” diyen Bulut, Beşiktaş Belediyesi ve İBB davalarının haftalarca süreciğini ve kamuoyunun ilgisinin oraya çekilmek istendiğini söyledi. Bulut, “Biz siyasetin ya da sarayın gündeminden ziyade, vatandaşın gündemini daha görünür kılmak için çözüm yolları arayacağız. Meseleyi iktidarın toplumun gerçek sorunlarından kaçıran algı operasyonlarına teslim etmemeye çalışacağız” dedi. 

Emre, dört temel başlıkta partinin programını Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ile birlikte halka anlatacaklarını vurgulayarak, “Gölge kabineyi Türkiye’yi yönetmeye hazırlanan bir organizasyon olarak değerlendiriyoruz. Türkiye’nin içinde bulunduğu Anayasal sistemi biz istemedik, doğru bulmuyoruz. Ama bu Anayasal düzen geçerliyken buna göre kendimizi revize edip buna göre hazırlık yapmamız lazım” dedi.

“Adayımız İmamoğlu, tek özne cumhurbaşkanı adayı olmayacak”

Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi çalışmalarıyla birlikte Özgür Özel’in mi adaylığının ön plana çıktığı sorusuna Emre şöyle yanıt verdi:

“Böyle bir ön kabulle gidersiniz iktidarın yargıyla birlikte yaptığı operasyonda etkisiz kalırsınız. Ortada mutlak bir hukuksuzluk var. Bizim duruşumuz net, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu. Böyle bir organizasyonda tek özne cumhurbaşkanı adayı da olmayacak. Çünkü politika kurullarından, gölge kabineden, sözcüsünden, oranın çalışmasından biz aslında Türkiye’ye rol model de göstermiş olacağız. Yani halk CHP’nin dört dörtlük bir hazırlıkla gerçekten Türkiye’nin problemlerini nasıl, hangi kadrolarla, hangi yöntemlerle  çözeceğini görsün istiyoruz.”

“İmamoğlu’na özgürlük” temalı mitinglerin konsept değiştirip değiştirmeyeceği konusunda ise Emre, yargıdaki gelişmelere göre karar vereceklerini ifade etti. 

“MHP kendi içindeki çelişkileri aşmalı”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın tutuksuz yargılamaya ilişkin açıklamaları ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin İBB davasının TRT’den yayınlanması çağrısına rağmen bu konudaki kanun teklifini reddetmesinin sorulması üzerine Emre şunları söyledi: 

“19 Mart’tan sonra MHP’li siyasetçiler yapılanı doğrulayan açıklamalar yapmadı. Çok uzun süre bekledikten sonra birkaç kez Devlet Bey’in açıklamaları oldu. Feti Bey bir hukukçu ve ceza hukukunda tek doğru var. Bizim hukukumuzda gizli tanık uygulaması, terör suçlarıyla ilgili ağırlıklı olarak getirilmiştir. Böyle bir belediyeye yönelik yolsuzluk iddiasıyla yürüyen bir işte, gizli tanık uygulaması olmaz. Hele ki gizli tanıkların değiştiği, yok olduğu hiç görülmüş şey değil. Ayrıca rüşvet, ihaleye fesat suçlarında etkin pişmanlık da olmaz. Üç ifadede söylemediğini dördüncü beşinci ifadede söylüyor, ‘Ben masumum’ diyen yatıyor, ‘Ben suçluyum’ diyen çıkıyor. MHP’lilerin buna da objektif yorum yaptığı oluyor. Bazen söylediklerinden geri dönüyorlar, bazı çelişkiler var. MHP’nin o çelişkileri kendi içinde aşması lazım.”

“Otokrasi ortamında fena iş çıkarmıyoruz”

TELE1’e kayyum atanması örneğiyle basına yönelik baskılar hatırlatılarak, “CHP’nin yaptığı mitingleri bile duyuramayacağı bir durum söz konusu olabilir. Nasıl bir önlem düşünüyorsunuz” sorusu yöneltilen Emre, “Burada asimetrik bir durum var, bunun farkındayız. Ama biz bu ortamda, bu sorunlu demokrasi içerisinde, dünyadan birçok ülkenin otokrasi olarak değerlendirdiği bu ortamda aslında hiç fena iş çıkarmıyoruz. Kitlelere sesimizi ulaştırma konusunda ciddi mesafe aldığımızı düşünüyorum. Türkiye’ye yayılarak çalışmalarımız anlatacağız” diye konuştu.

Hasan Ufuk Çakır’a ihraç istemi

Emre, Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın kesin ihraç istemiyle PM’ye sevkinin ardından yeni dönemde daha fazla mı disiplin süreçlerinin işleyeceği sorusuna şöyle yanıt verdi: 

“Sizin eğer siz bir işi yapma göreviniz varsa ve bu konuda yetkiliyseniz ama bir şey yapmıyorsanız görevinizi yapmamış olursunuz. Partinin tüzüğünde açıkça yazar: ‘Kamuoyunda partiyi olumsuz bir şekilde tartıştırma, partiye zarar verici davranışlarda bulunmak…’ Takdir edersiniz ki birden fazla basın açıklamaları, konuşmalar, televizyon programları. Hiçbir siyasi parti duygusal olarak bir karar vermez, akılcı karar vermek ister. Kimse vekil sayısını azaltmak istemez ama bazen yapmanız gerekiyorsa ve yapmazsanız işinizi eksik yapmış olursunuz. O nedenle de böyle bir karar artık alınmak durumundaydı.”

“İmralı kararını anketlerle değil, kurullarımızla aldık”

CHP’nin TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı’ya gitmesine karşı çıkmasının anketlere nasıl yansıdığı sorusuna Emre, “Partinin vermiş olduğu kararlara yönelik çok ciddi bir takdir var, özellikle parti kamuoyunda. Bunun temel nedeni sürecin aktörlerinin samimi bir şekilde davranmaması” diye yanıt verdi. 

Özgecan Özgenç
Özgecan Özgenç

Bulut, “Tüm kararlarımızı kamuoyu yoklamaları üzerinden almıyoruz. Partinin yıllardır bu konudaki söylemleri, politikası ortada. İmralı’ya gidilmesi konusunda da kurullarımızda, gerek komisyon, gerek MYK’dan aldığımız karar itibarıyla o sonuç çıktı, bir anket üzerinden değil” dedi. 

Bulut 12 anket şirketinin ortalamasının sonuçlarını değerlendirdiklerini söyledi. Her hafta kamuoyu yoklamaları yaptırdıklarını belirten Bulut, 31 Mart Yerel Seçimleri’nden bu yana sadece kurultay davası tartışmalarının yoğunlaştığı bir ayda AKP’nin gerisine düştüklerini aktardı. Bulut, “Bazen o fark üçtü, bazen beşti, son gelen ankette de tüm anketler ortalamasında da 2,8 gibi bir farkla yine öndeyiz. Bizim açımızdan bu kadar baskının olduğu bir dönemde anketlerden bu sonucun çıkması çok kıymetli” diye konuştu. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.