Fevzi Çakır Habertürk’ten istifa etti

Ciner ve Can Medya döneminde Habertürk’te Ankara temsilcisi olarak görev yapan Fevzi Çakır, 13 yıllık kariyerinin ardından istifa etti. Çakır, TMSF devri sonrasında yeni görev talebinde bulunmadığını belirtti. İstifası Mehmet Akif Ersoy’un uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından geldi.

Fevzi Çakır Habertürk'ten istifa etti
Fevzi Çakır Habertürk’ten istifa etti

Habertürk, eylüldeki soruşturmaların ardından girdiği çalkantılı dönemden çıkamadı. Son olarak Ciner ve Can Medya döneminde Habertürk Ankara temsilcisi olarak görev yapan Fevzi Çakır istifa ettiğini duyurdu.

Çakır ayrılık haberini X hesabından duyurdu, “Her profesyonel yapıda olduğu gibi, yönetim değişiklikleri sonrasında organizasyonel yapılanmanın ve ekip tercihlerinin değişmesi doğaldır. Bu nedenle, uzun yıllardır görev yaptığım medya kuruluşunun TMSF’ye devrinin ardından, herhangi bir yeni görev talebim olmadığını kendilerine bildirmiştim” dedi.

Çakır, “kurum dışında da uzantıları bulunan organize bir yapı karşısında yaklaşık 1,5 yıl boyunca yoğun ve yıpratıcı bir mücadele” verdiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Makamlar gelip geçicidir. Ben gazeteciyim. Bu meslekte makamlarla var olmadım. Hayatım boyunca gazetecilik dışında herhangi bir gelirim olmadı. Emeğimle, alın terimle bu noktaya geldim. Hamdolsun alnım ak, başım diktir. Bu nedenle, yeni bir ufuk açmak ve bir süre dinlenmek, benim için de anlamlı ve doğru bir adım olacaktır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında; 13 yıldır büyük emek verdiğim kurumumdan, hiçbir baskı ya da yönlendirme olmaksızın, tamamen hür irademle ve yönetimin yeni organizasyon yapısını rahatlatmak amacıyla istifa ediyorum.”

Habertürk’te neler oldu?

Habertürk’le ilgili ilk gelişmeler 11 Eylül 2025’te başladı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Can Holding sahipleri Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ’ın da aralarında olduğu 10 kişi için 11 Eylül’de gözaltı kararı verdi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlara “suç örgütü kurmak”, “kaçakçılık”, “dolandırıcılık” ve “kara para aklama” suçlamaları yöneltildi.

TMSF’den Can Holding ile ilgili sürece ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada TMSF’nin holdinge kayyum olarak atandığı söylendi:

“İstanbul Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, mahkeme kararıyla Can Holding’e bağlı 121 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atanmıştır.

Bu dönemde TMSF’nin temel amacı, şirket çalışanlarının ve üçüncü tarafların haklarının korunması ile tüm işleyişin aksamadan sürdürülmesidir. Bu amaçla şirket yöneticileriyle de görüşmeler yapılmıştır.

Sorumluluğumuz altındaki tüm şirketler, mevzuatın gerektirdiği şekilde “basiretli tacir” anlayışıyla idare edilerek istikrar ve güven ortamı muhafaza edilecektir.

Ayrıca grup bünyesinde faaliyet gösteren eğitim kurumları, kamu sorumluluğu bilinciyle yönetilecektir. Eğitim faaliyetleri kesintiye uğramadan devam edecek olup öğrencilerimizin eğitimi, öğretmenlerimizin katkısı ve velilerimizin desteğiyle güven içinde sürdürülecektir.”

Habertürk ve Show TV’ye el konuldu

Savcılıktan yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen adli soruşturma kapsamında; Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu, bu örgüt aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı ve kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına sokulması, suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına yönelik çok yönlü eylemler gerçekleştirildiği belirlenmiştir.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile mali denetim birimlerinin düzenlediği inceleme raporlarıyla başlatılan soruşturma kapsamında; Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü tutarda para girişleri yapıldığı, bu paraların çeşitli şirketler arasında aktarılmak suretiyle izlerinin gizlenmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belge düzenlemeleri ile vergi yükümlülüğünün azaltıldığı tespit edilmiştir.

Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün Kemal Can ve Mehmet Şakir Can liderdiğinde hareket ederek, aynı faaliyet alanlarında çok sayıda şirket kurmak suretiyle denetim ve takip mekanizmalarını zorlaştırdığı, yönetim kurullarında değişiklikler yaparak sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı ve bu yolla hukuki yaptırımlardan kaçmayı hedeflediği anlaşılmıştır.

Bunun yanında; ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde nakit sermaye artırımı yapıldığı, sermaye artırımlarının kaynağı olarak ortaklara borçlar hesabının gösterildiği, bu borçların gerçeği yansıtmadığı, ortaklara borçlar hesabında görülen tutarların 7256 sayılı Varlık Barışı Kanunu kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı, yapılan bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan elde edilen gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.

MASAK raporlarıyla elde edilen bulgular doğrultusunda; suç örgütünün nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılık ve vergi usul kanununa muhalefet gibi öncül suçlardan elde ettiği yasa dışı gelirler aracılığıyla ticari hacmini genişlettiği, eğitim, medya, finans ve enerji gibi stratejik sektörlerde şirket alımları, hisse devirleri ve yatırım faaliyetlerinin doğrudan suç gelirleriyle finanse edildiği, bu yolla örgütün hem ekonomik gücünü artırmayı hem de kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmayı hedeflediği anlaşılmıştır.

MASAK raporlarıyla tespit edilen mali hareketlerin bütüncül değerlendirilmesi neticesinde, şüphelilerin yasa dışı yollarla elde ettikleri kazançları farklı sektörlere yönlendirerek hem akladıkları hem de ekonomik hayatta sahte bir itibar ve güç elde etmeye çalıştıkları ortaya çıkarılmıştır.

Yapılan operasyon kapsamında 121 şirketin malvarlığına değerlerine el konularak TMSF kayyım olarak atamış olup 10 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiştir.

Kamu düzenini, mali sistemini, vergi adaletini zedeleyen ve suç teşkil eden bu nitelikteki eylemlere karşı başlatılan soruşturma, MASAK raporları ve elde edilen deliller ışığında tüm yönleriyle titizlikle yürütülmekte olup, adli sürece ilişkin gelişmeler şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Mehmet Akif Ersoy tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan gazeteci Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında olduğu dört kişi 11 Aralık’ta tutuklandı.

9 Aralık’ta Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında olduğu 8 kişi gözaltına alınmış, 10 Aralık’ta da şüpheliler adliyeye sevk edilmişti.

Savcılık sorgusu tamamlanan Mehmet Akif Ersoy’un da aralarında bulunduğu dört kişi hakkında tutuklama talep edildi. Savcılığın tutuklama istemli sevk yazısında Mehmet Akif Ersoy hakkında “uyuşturucu kullanımı” ve “cinsel ilişkiden menfaat sağlama” iddiası yer aldı.

Mahkeme heyeti, Ersoy’un da aralarında olduğu dört kişi hakkında tutuklama kararı verdi.

Tutuklanan isimler şöyle: Mehmet Akif Ersoy, Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan.

Elif Kılınç, Gizem Aybaktı, Dilara Yıldız ve Buse Öztay, adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Hangi suçlamalar yöneltildi?

Savcılık tarafından sulh ceza hakimliğine gönderilen yazıda, dosyada yer alan gizli tanık beyanları, bilgi sahibi ifade ve şüpheli savunmalarının birlikte değerlendirildiği belirtildi. Gizli tanık ifadelerinde geçen kişi, konum ve eylemlerle, şüphelilerin beyanlarında yer alan kişi ve buluşma noktalarının örtüştüğü, şüphelilerin “suçtan kurtulmaya yönelik” savunma yaptıkları ifade edildi.

Talep yazısında, şüphelilerin kendi konutlarında uyuşturucu madde kullanılmasına yer ve imkan sağladıkları, eve gelen kadınlara uyuşturucu madde temin ettikleri, uyuşturucu madde kullanımı sonrasında ikiden fazla kişinin birlikte cinsel ilişkiye girdiği iddia edildi. Ayrıca, şüpheli Mehmet Akif Ersoy’un çevresinde bulunan kişilerle bu şekilde kadınları ilişkiye sokarak, bu kişiler üzerinden kendisine ve çevresine “sektörel ve maddi anlamda menfaat sağladığı” ileri sürüldü.

Savcılık, Mehmet Akif Ersoy ile Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülhan’ın söz konusu suçları “fikir ve eylem birliği” içerisinde, iştirak halinde işlediklerinin anlaşıldığını belirtti. Yazıda, şüpheliler hakkında “üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu”, soruşturma dosyasındaki delillerin henüz tam olarak toplanmadığı ve şüphelilerin serbest kalmaları halinde delillere tesir edebilecekleri değerlendirmesine yer verildi.

Bu gerekçelerle, şüphelilerin üzerlerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kanunda öngörülen ceza miktarlarının üst sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100 ve devamı maddeleri uyarınca tutuklanmaları talep edildi.

Öte yandan TMSF de 9 Aralık’ta, Ersoy’u “Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği” görevinden aldı.

Habertürk’ün konuya dair açıklaması şöyle:

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy gözaltına alınmıştır. Yürütülen soruşturmanın selameti açısından Mehmet Akif Ersoy görevinden uzaklaştırılmıştır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.