Bugün 17 Aralık 2025. Medyascope editörleri günün öne çıkan gelişmelerini sizler için derledi. İşte bugün bilmeniz gerekenler.

Siyaset
DEM Parti öncülüğünde Abdullah Öcalan’a özgürlük talebiyle 4 Ocak’ta Diyarbakır’da miting düzenlenecek.
İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi, İBB iddianamesini kabul etti ve duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi. Peki 143 farklı “suç” eyleminin sıralandığı iddianamede öne çıkan hususlar neler, hangi eylemlerde ne tür eksiklikler var? İşte delilsiz suçlamaları ve alınmayan ifadeleriyle rüşvet iddialarını boşa düşüren İBB iddianamesi.
Dini ve ahlaki gerekçelerle bir dönem Fethullahçılıkla ilişkisi olmuş, sonrasında bu ilişkiye eleştirel bir mesafeyle yaklaşmış bir eski emniyet mensubu KHK sorununu masaya yatırıyor. Yazar bu yazısında siyasi aktörler ile KHK’lıların birbirini daha iyi anlayabilmesini sağlamak için sorular soruyor. KHK’lıların yeniden topluma entegre olmasının faydalı olabileceğini düşünen yazarın kaleme aldığı bu yazıyı, biz de Medyascope olarak bu tartışmanın gelişmesine katkı sunmak amacıyla yazıyı yayımlamaya karar verdik.
AYM, Gezi davası hükümlüsü Tayfun Kahraman’ın sağlık durumu gerektirdiği takdirde hastanede yatarak tedavi görmesi de dâhil olmak üzere gerekli tüm tedbirlerin alınmasına oybirliğiyle karar verdi.
Sizlere ayrıca bir haberimiz daha var! Gazeteci Furkan Karabay artık Medyascope’ta. Karabay, yargı muhabiri olarak Medyascope’ta görev yapacak. Karabay, “Medyascope gibi kurumların varlığı çok önemli. Gerçekleri yazmaya devam edeceğiz” dedi.
Toplum
Adalet, İçişleri ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıkları bahis reklamlarını yasaklayacak kanun teklifi hazırlıyor. TBMM’ye sunulacak düzenleme ile alkol ve sigara gibi bahis reklamları da yasaklanacak, 15-18 yaş arası çocukların bahse erişimi engellenecek. Teklifle birlikte doğum izni de 16 haftadan 24 haftaya yükseltilecek.
Sosyal medyada ruh sağlığı ile ilgili üretilen içeriklerin sayısı her geçen gün artıyor. Kaygı, depresyon, travma ve kişilik özellikleri üzerine paylaşılan bu içeriklerin önemli bir bölümü bilimsel temelden yoksun ve uzman olmayan kişilerce hazırlanıyor. Kullanıcıyı kendini tanıma vaadiyle ekrana çeken bu paylaşımlar, çoğu zaman bireyleri kendilerinde sorun aramaya itiyor; yanlış tanımlamalarla etiketliyor ve hatalı yönlendirmelere kapı aralıyor. Bu dijital ortamda duygular, algoritmaların beslediği bir etkileşim ekonomisinin hammaddesi hâline geliyor.







