Cumartesi Anneleri Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu

Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri 1082. haftada Galatasaray Meydanı’nda Nihat Aydoğan’ın akıbetini sordu.

Cumartesi Anneleri 1062. haftada Murat Aslan için adalet istedi

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta (20 Aralık 2025) Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakarak açıklamalarını okudu.

Cumartesi Anneleri 1082. haftada Nihat Aydoğan için adalet istedi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“31 Yıldır Soruyoruz: Nihat Aydoğan nerede?

Kayıp yakınlarının hakikati bilme hakkı; insan onurunun korunması, etkili başvuru hakkı ve adalete erişim hakkının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu hak, yalnızca bireysel bir talep olmayıp, devletin geçmişte işlenen ağır insan hakları ihlallerini açığa çıkarma, sorumluları tespit etme ve hesap verebilirliği sağlama yönündeki pozitif yükümlülüğünün de bir gereğidir.

Hakikatin ortaya çıkarılması; gözaltına alınan kişilerin akıbetinin açıklığa kavuşturulmasını, kaybedilme olayında sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin tespit edilmesini ve cezasızlık pratiğinin sona erdirilmesini zorunlu kılar.

 1082.haftamızda, 31 yıldır inkâr ve cezasızlık politikalarıyla sonuçsuz bırakılan Nihat Aydoğan dosyasında hakikatin ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması talebimizi bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz.

39 yaşındaki Nihat Aydoğan, Mardin ili Midyat ilçesi Doğançay Köyü’nde  yaşıyordu. Koruculuk sistemini kabul etmeyen köy halkı üzerinde yoğun bir baskı uygulanıyordu. Daha  önce gözaltına alınan, ağır işkenceye maruz kalan ve serbest bırakılan  Nihat Aydoğan da güvenlik güçlerinin tehdidi altında yaşıyordu.

30 Kasım 1994 tarihinde sabah erken saatlerde, Aydoğan ailesinin evi çok sayıda özel tim mensubu, asker ve korucu tarafından basıldı; Nihat Aydoğan, eşi ve çocuklarının gözü önünde  ağır biçimde darp edilerek, elleri ve gözleri bağlı şekilde Midyat Jandarma Karakolu’na, ardından Mardin Jandarma Merkez Komutanlığı’na götürüldü.

Yetkili makamlar, Nihat Aydoğan’ı arayan ailesine onun gözaltına alındıktan yaklaşık 20 gün sonra savcılığa sevk edildiğini ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığını söyledi. Bunun üzerine eşi Halime Aydoğan, bir dilekçe ile savcılığa başvurdu; ancak savcı  kendisine  “eşin dağa gitmiştir, bir daha bu kapıya gelme”  dedi.

Aradan geçen uzun yılların ardından Nihat Aydoğan hakkında nüfus kayıtlarına ölüm kaydı düşüldüğü ortaya çıktı. Ailenin  ölümün gerçekleştiği tarih, yer ve mezar bilgisine ilişkin soruları yanıtsız bırakıldı. Ölüm bildiriminde bulunan köy muhtarı, bu bildirimi jandarma komutanının baskısı altında ve gerçeğe aykırı şekilde düzenlediğini itiraf etti.

Aydoğan Ailesi’nin  bugüne kadar yaptığı tüm başvurular etkisiz bırakıldı; olayın koşullarını, sorumlularını ve delilleri ortaya koyacak nitelikte etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmedi.

Son olarak, Nihat Aydoğan’ın da aralarında bulunduğu Midyat kayıplarına ilişkin olarak İnsan Hakları Derneği aracılığıyla yeniden yapılan başvuru üzerine Midyat Cumhuriyet Savcılığı tarafından bir fezleke hazırlandı. Ancak savcılık, kişilerin kaybedildiğine dair bilgi bulunmadığını  iddia ederek kapatılması talebiyle dosyayı  Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

1082. haftamızda adli ve idari makamlara açık çağrımızdır:
Nihat Aydoğan, devletin fiilî denetimi ve koruması altındayken kaybedildi. Yetkili makamlar; yaşam hakkı, işkence yasağı ve etkili başvuru hakkı kapsamında doğan yükümlülüklerini yerine getirerek, Nihat Aydoğan’ın akıbetini açıklığa kavuşturmalı, olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkin soruşturma ve kovuşturma yürütülmesini sağlamalıdır.

Kaç yıl geçerse geçsin, Nihat Aydoğan  ve tüm kayıplarımız  için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.