İş insanı ve Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında ifade verdi. Saran, saç ve kan örneği verdikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İş insanı ve Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında ifade verdi. Saran’ın uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Ela Rümeysa Cebeci ile yazışmalarının ortaya çıktığı iddia edildi. Saran’ın ifadesinin de bu konu çerçevesinde alındığı söylendi. 19 Aralık Cuma günü akşam saatlerinde Saran’ın evinde arama yapıldığı açıklandı.
Yurtdışında bulunan Saran, Sözcü’ye yaptığı açıklamada “Yarın sabah Türkiye’ye döneceğim ve hiçbir şeyden çekinmiyorum” dedi.
Savcılıktan yapılan açıklamada Saran’ın yurtdışı çıkış yasağı talebiyle adliyeye sevk edildiği açıklandı:
“Şüpheli Steven Sadettin Saran hakkında uyuşturucu madde temin etme, uyuşturucu madde kullanma ve uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma suçlarından yapılan soruşturma kapsamında yurt dışıçıkış yasağı şeklinde adli kontrol istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilmiştir.”
Saran, daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Sadettin Saran ifadesinde ne dedi?
Sabah’ın haberine göre Saran ifadesinde Ela Rümeysa Cebeci ile yaklaşık 3 yıl önce mesajlaşarak tanıştıklarını belirtti. İki isim arasında geçen mesajlar ve ses kayıtları savcılık tarafından sorgulandı.
Mesajlaşmalarda Saran “Sende var mı ondan? Pazar sabahtan teyitleşelim. Olma ihtimali yüzde 70. Asos’a gideceğim birazdan geç dönmem herhalde, tamam? Konuşuruz hadi bay bay” dedi. Cebeci ise “Ben Escobar mıyım nereden bulayım? Sen yetiştiriyordun ya başkanım yol birkaç dal takılalım haberleşiriz” şeklinde cevap verdi.
Saran bu mesajların doğru olduğunu ancak tarihler konusunda yanlışlıklar olabileceğini söyledi:
“Bu yazışmalar yaklaşık 17-18 ay önce ki yazışmalardır. Mesaj içerikleri daha önce ki izlediğin filmden dolayı kendi aramızda yaptığımız bir espridir. Benim uyuşturucu yetişmekle uzaktan yakından hiçbir alakam olamaz. Bu mesajlar şaka amaçlıdır.”
Cebeci ile aralarında geçen “İyi misin? Çok içtik” şeklindeki mesajlaşmalar soruldu. Saran “Çok içtik şeklindeki mesajım Hırvatistan’dan bana gelen özel bir şaraptı. Ben akşam puro içtim, Ela da vozol sigara içti. O akşam şarabı çok fazla içti. Ben yarım kadeh içtim. Ela’nın ‘Kafam güzel’ mesajı şarabı tek başıma içmesiyle alakalıdır” dedi.
“Bahçeden topla getir bana bir dahakine”
Dijital materyallerden çıkan ses kayıtlarında Saran “Kızım laf dinlemiyorsun ki, yavaş yavaş diyorum. Böyle agresif insanlar gibi şeyler yapıyorsun. Ayarında bırak, her şeyi abartıyordu. Neyse Habertürk de bir sürü insan çıkarıyormuş. Doğru mu?” dediği görüldü.
Cebeci ise cevap olarak şöyle dedi:
“Ama var ya ne HD rüyalar gördüm ve böyle düşüncesizce uyudum. Müthiş bir şeymiş. Bahçeden topla getir bana bir dahakine. Evet kelleleri alıyorlar. Bakalım neler olup bitecek ama sen de Kenan Tekdağ ile aranı düzelt lütfen. Bu benim için çok önemli, mutlu olurum bunu yaparsan.”
Sadettin Saran’a bahsi geçen bu konuşma içeriği soruldu. Saran cevap olarak, “Ben Kenan Tekdağ’ın kötü kalpli ve tehlikeli bir insan olduğunu bildiğim için Ela Rümeysa Cebeci’yi Show TV’ye geçirirken uyardım” dedi.
Cebeci’nin “Bahçeden topla bir dahakine” şeklindeki mesajının sebebi olarak Saran, “İzlediğimiz bir filmdeki repliklerden kaynaklı, kendi aramızda metafor şeklinde gerçekleştirdiğimiz bir espridir. Benim kesinlikle böyle bir şeyle alakam olamaz” dedi.
Ela Rümeysa Cebeci’nin ilk gözaltına alındığı dönem geçmiş olsun mesajı attığını ve Cebeci’nin kendisine “İnan bana böyle bir şey yapmadım” dediğini, kendisinin de “İnanıyorum sana” dediğini belirten Saran, uyuşturucu kullanmadıklarını, aksi hâlde bu tarz konuşmaların geçmeyeceğini ileri sürdü.
“Arazi al satışını yaparsın”
İki isim arasındaki konuşmalarda Cebeci’nin “Bana gelirken getirmeyi unutma ama sarılmamış doğal olanından” dediği, Saran’ın “O yok bende” dediği ve Cebeci’nin “Ee hani ekmiştin, artık serbest oluyor. Hemen dik bence, hatta arazi al satışını yaparsın” dediği görüldü.
Sadettin Saran bu konuşmalara ilişkin ifadesinde, “Bu kadar aleni şekilde konuşmamız espri olduğunu göstermektedir” dedi. Saran, hayattaki tek bağımlılığının spor olduğunu söyleyerek, “Sadece benim kanser olduğum dönemde, annem ile babamın son hastalık ve ölüm süreçlerinde, Fenerbahçe başkanlık seçimlerinde ve iftiraya uğradığım süreçte pek çok kişi tarafından tarafıma organik sakinleştiriciler verilmişti. Ben de bunları kullandım. Bunların içerisinde de uyuşturucu etken maddesi olduğunu düşünmüyorum” dedi.
Saran ifadesinin devamında şunları söyledi:
“İstanbul’daki evimde misafir odası olarak kullanılan odada ‘GoStak’ yazılı kavanoz şeklindeki madde uyuşturucu madde kalıntısı değildir. Cam kavanozun içerisinde kızımın ilaçları vardır. Büyük ihtimal camdaki kalıntılar bu ilaçların tozlarıdır. Assos’taki evimde yapılan aramada çıkan maddelere ilişkin olarak; o evde çalışan hizmetliyi aradım. ‘Bunlar ne?’ diye sordum. Assos’taki evimde tahmini 20 gün önce kadın basketbol takımını ağırlamıştım. Bahçeye çok fazla sinek gelmişti. Bu sinekleri uzaklaştırmak için lavanta veya türevi şeklinde yaprakları evde çalışan hizmetli yakmıştı. Ele geçen maddeler de kahve, lavanta ve adaçayı yakılması sonucu oluşan kalıntılardır.”
İlk test uyuşturucu gösterdi
Saran, evinde bulunan kalıntılar ve maddeler için “uyuşturucu değil” dedi ancak incelemeye gönderilen bu maddelerin yapılan ilk testinde uyuşturucu kalıntıları olduğu tespit edildi. Sadettin Saran’a bu durum soruldu.
Saran bu soruya şu şekilde cevap verdi:
“Bu maddenin ilk testi pozitif çıkmış olabilir. Ancak kriminal sonucunun beklenmesini talep ederiz. Biz Assos’taki villada çok fazla misafir ağırlar, büyük davetler veririz. Davetlere yüzün üzerinde insan katılır. Hatta en son 21 Ağustos’ta kızımın düğününde 400 kişiden fazla insan vardı. Zaten bulunduğu yerler evin içerisi değildir, bahçede bulunmuştur. Bu davetlerin birinde ya da benim olmadığım bir zamanda bir başkası tarafından kullanılıp atılmışsa bilgim yoktur. Çıkan maddeler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep ediyorum” diyerek üzerine atılı suçlamaları reddetti.
Uyuşturucu soruşturması kapsamında neler oldu?
9 Aralık Salı günü ise Habertürk’ten gazeteci Mehmet Akif Ersoy gözaltına alındı. Ersoy, uyuşturucu soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile İstanbul İl Jandarma ekipleri tarafından evinde gözaltına alındı ve Jandarma İl Komutanlığı’na götürüldü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada 8 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği; Ersoy ve diğer üç kişinin “uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanılmasına yer ve imkan sağlamak” suçlarından gözaltına alındığı bildirildi.
Gözaltına alınan diğer isimler şöyleydi: Habertürk Dış Haber Editörü Elif Kılınç, gayrimenkul danışmanı Ufuk Tetik, diyetisyen Gizem Aybaktı, Habertürk çalışanı Ebru Gülan, Mustafa Manaz, Dilara Yıldız ve Buse Öztay.
Öte yandan TMSF, Ersoy’u “Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği” görevinden aldı.
Ersoy’un da aralarında olduğu dört kişi 11 Aralık’ta tutuklandı.

Ela Rümeysa Cebeci de tutuklandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci de uyuşturucu soruşturması kapsamında 17 Aralık’ta tutuklandı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Şüpheli Ela Rümeysa Cebeci hakkındaki ek deliller doğrultusunda bugün (17 Aralık) alınan savunması akabinde üzerine atılı uyuşturucu madde kullanımı kolaylaştırmak suçundan sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmıştır.”
Fenomen Sercan Yaşar tahliye edildi
Sosyal medya fenomeni ve işletmeci Sercan Yaşar da 17 Aralık’ta adliyeye götürüldü. “Uyuşturucu bulundurma ve satma” suçlamalarıyla tutuklu olan Yaşar, savcılıkta yeniden ifade verdi. Yaşar, “etkin pişmanlık” hükümlerinden yararlanarak serbest bırakıldı.
Yaşar lansman etkinliklerinde sıkça yer alıyor ve kamuoyunda bilinen isimlerle yakınlığıyla tanınıyordu. Geçen günlerde uyuşturucu madde bulundurma ve satma suçlamasıyla gözaltına alınan Yaşar, ardından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında Yaşar 17 Aralık’ta adliyeye götürüldü. Savcılıkta yeniden ifadesi alınan Yaşar, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak tahliye edildi.
Ünlülere uyuşturucu operasyonu
18 Aralık’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak” suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında şarkıcı Aleyna Tilki, sosyal medya fenomeni Danla Bilic, oyuncu İrem Sak ve Mümine Sena Yıldız İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından gözaltına alındı.
4 isim Adli Tıp’ta kan ve saç örneklerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
Hakkında gözaltı kararı verilen Melisa Döngel, Yusuf Güney ve Cihan Şensözlü ise adreslerinde bulunamadı.
A Haber’e göre Şeyma Subaşı, Mert Vidinli ve Şevval Şahin hakkında da yakalama kararı çıkarıldı.
Sercan Yaşar’ın 17 Aralık’ta itirafçı olarak cezaevinden tahliye edilmesinin ardından Kasım Garipoğlu ve Burak Ateş hakkında da yakalama kararı çıkarılmıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bilgi notu şöyle:
“Konu: ‘Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak (TCK 191)’
1-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/219794 CBS sayılı soruşturma dosyasına istinaden kamuoyuna tarafından tanınan ünlü kişilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığına dair makul şüphelilerin bulunduğu tespit edilmiştir.
2-Bu kapsamda aşağıda isimleri yazılı kişiler ile ilgili olarak şahısların evlerinde arama icra edilmiştir.
İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 18.12.2025 tarihinde saat:07:00’dan itibaren; Sarıyer ilçesi (2), Eyüp, Şişli, Üsküdar, Bakırköy ve Esenyurt (5) Adres olmak üzere toplam (7) adreste (7) şüpheliye yönelik olarak arama faaliyeti icra edilmiştir.
3-Şüpheli Mümine Sena Yıldız isimli şahsın evinde yapılan aramada beş gram esrar, esrar öğütme aparatı ele geçirilmiş olup; gözaltı kararı bulunan şüphelilerin durumu aşağıda belirtilmiştir.
Hakkında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden yakalananlar, İrem Sak, Danla Bilic, Mümmine Senna Yıldız, Aleyna Tilki; adresinde bulunmayanlar, Melisa Döngel, Yusuf Güney, Cihan Şensözlü.”
Sadettin Saran kimdir?
İş dünyasının önemli isimlerinden Sadettin Saran, 30 Ağustos 1964’te ABD’nin Denver kentinde doğdu. Türk babası Özbek Saran Kırıkkaleli bir devlet memuru, ABD’li annesi Geraldine Saran.
Ailedeki dört erkek kardeş arasında en büyük olan Saran’ın göbek adı Steven. Saran ailesi Sadettin Saran henüz küçük yaşta iken Türkiye’ye geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Türkiye’de tamamlayan Sadettin Saran, üniversite eğitimi için yeniden ABD’ye gitti.
ABD’de spor bursu ile Kentucky Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde eğitim alan Saran, eğitimi sırasında televizyon yayıncılığı ile ilgilendi. Entertainment and Sports Programming Network adlı kuruluşta çalıştı.
Üniversite yıllarında okulun yüzme takımı kaptanı olarak iki yıl en değerli sporcu seçildi. 1984 ila 1985 yıllarında Türkiye’de yüzme milli takımı kaptanlığı yaptı. Aynı dönemde Master Cumhuriyet Şampiyonası’nda 50 metre serbest ve 50 metre kelebekte Türkiye rekoru kırdı.

Sadettin Saran, üniversite öğrenimin ardından Türkiye’ye dönerek T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda göreve başladı. 1990 ila 1995 yıllarında Amerikan uzay ve savunma sanayi kuruluşu Martin Marietta çatısı altında Ankara temsilci oldu.
Spor ve yayıncılık kariyerinden vazgeçmeyen Saran, ESPN’in Türkiye temsilciliğini aldı. 1995 yılında ise Saran Holding’i kurdu. Saran Group çatısı altında spor, medya, turizm, havacılık sektörleri dahil olmak üzere 6 alanda 30 şirket bulunuyor.
S Sport, Radyospor, Radyo Müzik, Radyo Trafik, Ajansspor internet sitesi Sadettin Saran’a ait. ESPN’in Türkiye temsilciliğini üstlenerek spor yayıncılığına öncülük etti.
2004 yılında Bundesliga kulübü Borussia Dortmund’un 4 milyon euro değerindeki hissesini satın aldı. Ancak Almanya’dan gelen tepkiler dolayısıyla bu macerası kısa sürdü ve hisseleri 2005 yılında sattı.
Saran, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Yüksek Divan Kurulu üyesi ve 9945 sicil numaralı üye. Aziz Yıldırım başkanlığı döneminde futbol departmanı yöneticisi olarak yönetimde görev aldı.
Aziz Yıldırım ile ilişkileri başkanın eylemlerini onaylamadığı ve açıkça eleştirdiği için keskin bir şekilde bozuldu. Bunun sonucunda yönetimden alındı. Haksız yere ihraç edildiği iddiasıyla kulübe dava açtı. Sonunda mahkeme Saran’ın haklı olduğuna karar verdi.
16 Aralık 2021’de Saran, gelecekte Fenerbahçe SK başkanlığına aday olacağını belirtti. 2024’te başkanlık için adaylık sinyali veren Saran, Ali Koç’un yeniden aday olma kararı sonrası çekildi. 2025’te Fenerbahçe’nin Süper Lig’deki performansı ve taraftarların tepkileri üzerine yeniden başkanlığa aday olduğunu ifade etti.
Saran adaylık açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Fenerbahçemizi beklenen şampiyonluklara bir an önce taşımak amacıyla, yapılacak ilk kongrede, hiçbir şart gözetmeksizin, arkadaşlarımızla birlikte bu büyük sorumluluğa talibiz.”
Son olarak yapılan kongrede de Saran, Fenerbahçe’nin yeni başkanı oldu.








