DEM Parti İmralı heyeti, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. Leyla Zana’ya yönelik hakaretleri kınayan Özel, “Hem Türkiye’de hem de Suriye’de anayasal, demokratik ve barış içinde iki devlet ümit ediyoruz” dedi. Pervin Buldan ve Mithat Sancar CHP’nin süreçteki rolünü önemsediklerini vurguladı.

DEM Parti’nin Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol’dan oluşan İmralı Heyeti, siyasi parti ziyaretlerine CHP ile devam etti. CHP Genel Merkezi’nde heyeti karşılayan Genel Başkan Özgür Özel’e Genel Sekreter Selin Sayek Böke ile Meclis’teki çözüm komisyonunda yer alan Grup Başkanvekili Murat Emir ile Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen eşlik etti.
Yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmenin ardından Özel ve DEM Parti heyeti açıklama yaptı.
- Komisyonun nihai raporuna adım adım (1) | DEM Parti’den “süreci taçlandıracak” anayasal değişiklik, Hakikat ve Yüzleşme Komisyonu, yerinden edilenlere tazminat önerileri
- Komisyonun nihai raporuna adım adım (2) | MHP’ye göre “Kürt sorunu” yok: Umut hakkına muğlak çerçeve, koşullu yasal düzenleme, dünya deneyimlerine çelişkili yaklaşım
- Komisyonun nihai raporuna adım adım (3) | Yeni Yol, TİP, EMEP, Yeniden Refah ve DSP ne önerdi, neye itiraz etti?
- Komisyonun nihai raporuna adım adım (4) | CHP “Demokratikleşme Paketi”nde PKK ve Öcalan’ı anmadı, Nevroz’un resmi tatil olmasını, Dersim olaylarının araştırılmasını önerdi
Özel’den Leyla Zana’ya hakaretlere tepki
Özgür Özel, Kürt siyasetinin simge isimlerinden Leyla Zana’ya yönelik küfürlü tezahüratlara ve hareketlere “Kabul edilemez” diyerek tepki gösterdi. Bu konuda duyduğu üzüntüyü heyetle paylaştığını kaydeden Özel, şöyle konuştu:
“Bir kez daha burada, kamuoyu önünde ifade etmek istiyorum. Bir kadını, bir anneyi hedef alan böyle bir anlayış bu topraklara yakışmaz. İnancımıza da kültürümüze de aykırıdır. Hele hele bir siyasetçiye karşı, ülkede gelişen siyasi olaylar üzerinden stadyumları bu anlamda kullanmaya çalışan bir anlayışa hiçbirimizin kapı aralamasının mümkün olmadığını ifade etmek isterim.”
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda bulunan koordinatör grup başkanvekillerinin rapor yazım sürecini görüşmek üzere bugün bir araya geleceğini hatırlatan Özel, “Komisyonun rapor yazım aşamasını hızlı bir şekilde ilerletmesini ve partilerin ortaklaştığı yaklaşımlar üzerinden hep birlikte ve herkesin kabul edebileceği Türkiye’nin hem ‘Terörsüz Türkiye’ hedefini hem de demokratik Türkiye hedefini; birbirinin peşine değil ama iç içe böyle bir süreci gerçekleştirebilmesini umuyoruz” dedi.

Barışın hakim olması dileklerini Özel “Türk’ün de Kürt’ün de evladının geleceğinden endişe duymayacağı, en iyi eğitimi alabileceği, hep birlikte hızla kalkınacağımız ve adil bir şekilde bölüşebileceğimiz yarınları umut ediyoruz” sözleriyle ifade etti. Özel, şöyle devam etti:
“Hem Türkiye’de hem de Suriye’de Türkler için de, Kürtler için de, Dürziler için de, Aleviler için de, Türkmenler için de anayasal demokratik ve barış içinde iki devlet ümit ediyoruz. Türkiye’de de Suriye’de de barışın, kardeşliğin, demokrasinin hakim olmasını; iki tarafta da tam anlamıyla bir barışın hakim olmasını, sınırın iki yanındaki kardeşliği, iki ülkenin yarınlara birlikte güvenle adım atmasını ümit ediyoruz. Bunun hem Türkiye’ye hem Suriye’ye, hem Türklere hem Kürtlere hem de bütün Ortadoğu’ya ve insanlığa iyi geleceğini ümit ediyorum.”
“Barışı 86 milyona armağan etmek hepimizin görevi”
İmralı heyetinden Pervin Buldan önemli ve verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini vurguladı, sürecin geldiği aşamaları detaylıca konuştuklarını söyledi. Buldan, “Bu kadar tarihsel bir dönemeçte CHP’nin gerçekten yapıcı rolüne büyük önem veriyoruz. Bu yüzden bugün buradayız. Çünkü Kürt sorunu siyaset üstü bir meseledir ve bu meseleyi çözmek hepimizin görevi ve sorumluluğudur” diye konuştu.

Uzun yıllar çatışmalı süreçler yaşandığını ancak barışın Türkiye’ye yakıştığını belirten Buldan, şunları söyledi:
“Bu coğrafyada çokça kan aktı; anneler ağladı, gencecik bedenler toprağın altına girdi. Bundan sonra böylesi bir sürecin yaşanmaması için hepimizin elini, gövdesini artık taşın altına koyma zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Bu meselede emeği geçen herkesin emeğinin kıymetli olduğunu ifade etmek istiyorum. Barışı hep birlikte 86 milyon insana armağan etmek hepimizin görevidir.“
“Siyasal mutabakat ve toplumsal uzlaşı hayati önemde”
Mithat Sancar ise sürecin çok boyutlu ve zorlu olduğunu, farklı yaklaşımlar ve eleştiriler olabileceğini belirtti. Sancar, “Bu süreçlerin ruhunun münazara değil, müzakere olduğunu bir kez daha hatırlamamız gerekiyor. Münazara birbirini alt etme ve kendini haklı çıkarma anlayışıdır. Müzakere ise birbirini dinleme ve diyalogla ilerleme sanatıdır” dedi. CHP ile görüşmelerinde müzakerenin bir örneğini yaşadıklarını kaydeden Sancar şöyle konuştu:
“Kaygıları, eleştirileri, itirazları karşılıklı birbirimizle paylaştık ama bir konuda da mutabıkız: Süreç müzakereyle, diyalogla, karşılıklı görüşmelerle yürüyecektir. Bu konuda da siyasal mutabakat ve toplumsal uzlaşma hayati önemdedir. Bir kez daha gördük ki CHP bu süreçte bu rolü olumlu bir şekilde oynamaya devam edecek iradeyi gösteriyor. Yayılmak istenen gerilime ve ırkçı tahrik ortamına karşı hep birlikte demokrasinin ve barışın birlikteliğiyle ortak mücadeleyi yürütmek zorundayız. Bunun da önümüze barışın ve demokrasinin yolunu gerçekten sonuna kadar açacağına inanıyoruz.”








