Akademisyen Dr. Emrah Gülsunar, cezaevinde geçirdiği süreçte yaşadıklarını, uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Mehmet Akif Ersoy üzerinden yaşanan tartışmaları, çözüm sürecinde gelinen noktayı ve CHP’nin 2025 yılında gösterdiği performansı Ali Deniz Çakır’a değerlendirdi. İmamoğlu’nun adaylık ihtimalini düşük gördüğünü ifade eden Gülsunar, “İmamoğlu aday olamazsa Mansur Yavaş düşünülmeli. Adil ve rekabetçi bir seçim ortamında İmamoğlu ve Özel’in desteğiyle yüzde 60 alabileceğini düşünüyorum” dedi.
Siyaset bilimci Emrah Gülsunar sosyal medya hesabından yaptığı anket nedeniyle “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasından 13 Ekim’de tutuklanmıştı. Gülsunar, 10 Ekim’de Nobel alan Venezuela muhalefet lideri María Corina Machado hakkında “diktatörlüğe karşı yardım istemek meşru mu?” başlıklı bir anket yapmıştı. Akademisyen Emrah Gülsunar’ın, “suç işlemeye alenen tahrik” suçlamasıyla tutuklu yargılandığı dava 17 Kasım’da yapılmıştı. Mahkeme, yurtdışına çıkış yasağı şartıyla Emrah Gülsunar hakkında tahliye kararı vermişti.
Konuşmazsak Olmaz’ın dördüncü bölümünde akademisyen Emrah Gülsunar Medyascope’ta Ali Deniz Çakır’ın sorularını yanıtladı. Gülsunar hem cezaevinde yaşadıklarını anlattı hem de Türkiye gündemini değerlendirdi.
“Ekrem İmamoğlu’nun aday olabileceğini düşünmüyorum”
Emrah Gülsunar, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimindeki adaylık ihtimalini değerlendirdi. Gülsunar, “Özgür Özel’in açıklamalarını anlıyorum ve bazı şeyleri söylemek zorunda. Realist perspektiften baktığımda ise İmamoğlu’nun önümüzdeki seçimlerde aday olabileceğini düşünmüyorum. Ancak uluslararası konjonktürde bir kırılma olursa aday olabilir ama bunu düşük bir ihtimal görüyorum. Bence Özgür Özel İmamoğlu’nun adaylık söylemini devam etmeli ama arkada bir b ya da bir c planı arkada bulunmalı” dedi.
“İmamoğlu aday olamazsa Yavaş düşünülmeli”
Erdoğan karşısındaki en güçlü adayın İmamoğlu olduğunu, olamadığı senaryoda da CHP’nin Mansur Yavaş’ı aday göstermesi gerektiğini savunan Gülsunar, şunları söyledi:
“Önümüzdeki seçimi Erdoğan kazanırsa Ekrem İmamoğlu maalesef Selahattin Demirtaş’ın sonuyla karşılaşabilir. Mansur Yavaş beni sosyal medyadan engellemiş ama ben meseleye bireysel bakmıyorum. Kendisiyle ideolojim de uyuşmuyor ama artık bunlara takılmamamız gerekiyor. Eğer Mansur Yavaş aday olursa İmamoğlu ve Özel de desteklerse bence yüzde 60’la kazanır. Tabii ki seçim adil ve rekabetçi olursa.”
“Süreç tıkanmadı ama bu bir demokratikleşme süreci değil”
Emrah Gülsunar çözüm süreci hakkında konuştu. Sürecin gidişatının Suriye’deki gelişmelere bağlı olduğunun altını çizen Gülsunar, “Süreçte bir ciddi durum yok, tıkanmadı ama bu bir demokratikleşme süreci değil. Bu süreç yalnızca milli güvenlik tehdidini bertaraf etme süreci. Belli tavizler verilerek Kürt siyasi hareketlerine silah bıraktırma süreci. Bu süreci yöneten siyasi iktidar yarın sandık geldiğinde nasıl sonuç alacağı da büyük bir soru işareti olarak önümüzde duruyor” dedi.
“DEM Parti ikili hareket ediyor ama çelişkileri gittikçe güçleniyor”
DEM Parti’nin süreçteki duruşunu eleştiren Emrah Gülsunar, “DEM Parti ikili hareket ediyor. Siyasi iktidarla bu süreci yürütmek istiyor. Bunu yürütebilmek için de sol ve demokrat bir partiye yakışmayacak. birçok davranışta bulunuyor ama bir yandan bunu yapmamış gibi davranarak sanki demokratik kaygılarını devam ettiriyormuş gibi göstermeye çalışıyor. Bu şekilde ikili devam ediyor ama çelişkiler gittikçe güçleniyor” diye konuştu.
“CHP’yi esastan eleştirmenin eşiği 19 Mart’ta geçildi”
CHP’nin 19 Mart’ta iyi bir sınav verdiğini düşündüğünü ifade eden Gülsunar, “CHP bence liderlik düzeyinde iyi bir sınav verdi ve genelde doğru stratejileri uyguladı, doğru bir yerde durdu. Hem ahlaken doğru bir yerde durdu, hem demokrasi açısından doğru bir yerde konumlandı” dedi. CHP’nin sadece stratejik olarak eleştirmenin doğru kabul edilebileceğini ifade eden Gülsunar şunları söyledi:
“Ben bu ortamda sadece CHP’nin stratejik olarak eleştirilmesini kabul edebiliyorum. CHP’yi esastan eleştirmenin eşiği 19 Mart’ta geçildi. Bazı gazeteciler ve yorumcular türedi ‘Ben AKP’yi de CHP’yi de eleştiririm’ söylemlerinde bulunuyorlar. Ülkenin nereye gittiğini görmüyorsan bu artık senin körlüğünle alakalı bir durum olmalı. Normal bir demokratik zemine geçildikten sonra tabii ki kaldığınız yerden eleştirebilirsiniz ancak şu an olağanüstü bir durumdayız.”








