Bugün yılın son günü… 2025’i bitiriyoruz.
Basın Tarihi için de kırılma yıllarından biri olan 2013 yılının son günü.
Bulabildiğim gazete almanaklarını önüme topladım.
Milliyet’in derlediği 2013 almanağından yılın tümüne birden baktım.

Avukatlar için başörtüsü yasağının kalkması ve “çözüm süreci” kapsamında BDP heyetinin Abdullah Öcalan’la ilk kez İmralı’ya görüşmeye gitmesi yılın ilk ayında yaşandı.
2025 biterken de İmralı ziyaretleri yine gündemde.
Bu tür gelişmelere rastlayınca hep aynı soruyu soruyorum:
Türkiye neden sorun çözemiyor acaba?
Ankara’da ABD Konsolosluğundaki canlı bomba saldırısı şubat ayında gerçekleşti.
Milliyet’te Namık Durukan imzasıyla ve “İmralı tutanakları” başlığıyla yayımlanan haberin Türkiye’nin gündemini belirlemesi de aynı döneme denk geldi.
Mart ayına damga vuran en önemli olay, Diyarbakır’da yapılan Nevruz Şenliğinde Abdullah Öcalan’ın mesajının Türkçe ve Kürtçe olarak okunması ve Öcalan’ın PKK’ya yaptığı “çekilin” çağrısı oldu.
Bu çerçevede PKK’nın kaçırdığı 8 kamu görevlisi, Kuzey Irak’a giden bir heyet tarafından Türkiye’ye getirildi.
Nisan ayının birinci gündem maddesi, 63 kişilik akil insanlar heyetinin açıklanması ve 9’ar kişilik grupların 7 bölgede ziyaretlere başlamasıydı.
İsrail, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili Türkiye’den özür diledi ve tazminat görüşmeleri başlatıldı.
Susurluk davasından hükümlü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, denetimli serbestlik çerçevesinde 1 yıl tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edildi.
Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında, dini değerleri aşağıladığı iddiasıyla açılan davada 10 ay hapis cezası kararı verildi; hüküm, 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakıldı.
Mayısta Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri yaşandı. Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde belediye önünde patlatılan bomba yüklü iki araç nedeniyle 52 kişi yaşamını yitirdi.
Mayıs ayının son günü ise Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların sökülmesini protesto etmek amacıyla başlayan ve Türkiye geneline yayılan kitlesel olayların fitili ateşlendi.
Çevik Kuvvet’in 30 Mayıs’ta Gezi Parkı’nda eylem yapan protestoculara müdahalesiyle başlayan olaylar yaz sonuna kadar sürdü.
Gezi olayları
Milliyet Gazetesi Almanak’ı, haziran ayını adeta sadece **“Gezi olayları”**na ayırdı.
“Haziran ayı, Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu. Eylemcilerden 27 yaşındaki kaynak işçisi Ethem Sarısülük, Kızılay Güvenpark’taki gösteriler sırasında polisin açtığı ateş sonucu kafasından vurularak yaşamını yitirdi.
Ataşehir’de ise bir sürücünün otomobiliyle protestocuların arasına dalması sonucu Mehmet Ayvalıtaş hayatını kaybetti. Eskişehir’de de 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, sopalı saldırıya uğradı. Kafasına aldığı darbeler nedeniyle 38 gün komada kalan Korkmaz, yaşamını yitirdi. Dövüldüğü ana ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ülke genelinde tepkilerin artmasına neden oldu.
Hatay’daki protestolar sırasında Abdullah Cömert, kafasına aldığı darbe sonucu hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu, Cömert’in gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu beyin kanaması nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıkladı.
İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneğinin açtığı davada belediyenin projesinin yürütmesini durdurdu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Gezi Parkı’nda AVM projesinden vazgeçildiğini ve buraya bir kent müzesi yapılmasının düşünüldüğünü açıkladı.
Protestolar devam ederken Okmeydanı’nda evinden ekmek almaya çıkan 16 yaşındaki Berkin Elvan, gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı.
Diyarbakır’ın Lice ilçesinde karakol yapımına tepki gösteren çevre köylerden BDP’li grup ile güvenlik güçleri arasında çıkan arbedede Medeni Yıldırım öldü.”
Temmuz ayı boyunca Gezi Parkı eylemlerinin etkisi devam etti; birçok ilde eylemlere katılan kişilerle ilgili kimlik tespitleri ve gözaltılar yapılmaya başlandı.
Türkiye’nin 5’inci yüz nakli ameliyatı Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Muğla’da beyin ölümü gerçekleşen Polonyalı turist Andrzej Kucza’nın yüzü ve çenesi, Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki ekip tarafından, 1 yıldır nakil bekleyen 26 yaşındaki Recep Sert’e nakledildi.
Ağustos da olaylarla dolu
Almanaktan ağustos ayı olayları şöyle aktarıldı:
“Başbakan Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askerî Şura’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni komuta kademesi belirlendi.
Öcalan’ın avukatlarının ‘yeniden yargılanma’ ve ‘cezasının infazının durdurulması’ talebiyle yaptığı başvuru, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedildi.
Yıllarca süren Ergenekon davasında karar açıklandı. Emekli Orgeneral İlker Başbuğ müebbet hapis cezasına çarptırılırken, CHP milletvekili Mustafa Ali Balbay 34 yıl 8 ay hapis cezası aldı. CHP milletvekili Mehmet Haberal ise cezası açıklandıktan sonra tahliye edildi.”
Eylül ayına damga vuran olay
Eylül ayına damga vuran gelişme, Türkiye’nin sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürmesi oldu.
Hükûmet, eylül ayı sonunda **“demokratikleşme paketi”**ni açıkladı.
Bingöl M Tipi Ceza İnfaz Kurumu’ndan aralarında terör örgütü mensuplarının da bulunduğu 18 tutuklu ve hükümlü tünel kazarak firar etti. Firariler ertesi gün kırsalda yakalandı.
Alkollü içkilerin 22.00–06.00 saatleri arasında perakende satışını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girdi.
Sanat Büyük Ödülü
Ekim ayında kamuda başörtüsü yasağı ve okullarda Andımız uygulaması kaldırıldı.
İstanbul’da iki kıtayı denizin altından birleştiren Marmaray projesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açıldı.
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Ahmet Kaya’ya verildi.
Kamuda başörtüsü yasağının kalkmasıyla AKP milletvekilleri Meclis’e başörtüleriyle geldi. Meclis’te grubu bulunan partilerin kadın milletvekillerinin konuşmaları güne damgasını vurdu.
Öğrenci evleriyle ilgili “kızlı–erkekli” tartışması başladı.
10 Kasım’da Anıtkabir’i 1 milyon 89 bin 615 kişi ziyaret ederek rekor kırdı.
Ve Aralık 2013…
Aynen aktarıyorum:
“Aralık ayına, 17 Aralık’ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu damgasını vurdu. Soruşturma kapsamında AKP hükûmetinin bakanlarının adları yolsuzluk iddialarına karıştı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler’in çocukları gözaltına alındı.
Gözaltına alınan isimlerden Güler ve Çağlayan’ın oğulları tutuklandı, Bayraktar’ın oğlu serbest bırakıldı. İş insanları, bürokratlar ve devlet memurları hakkında kara para aklama, rüşvet ve altın kaçakçılığı suçlamaları yöneltildi.
Soruşturmayla bağlantılı olarak 3 bakan istifa etti, Bakanlar Kurulu’nda kapsamlı bir revizyon yapıldı ve 10 yeni isim kabineye girdi.”
Aslında iki sorum var; biri okura:
Bunlardan hangilerini anımsıyorsunuz?
Diğeri medyaya:
2013 yılında, ülke açısından daha sonra derin kırılmalar yaratan bu gelişmelerle ilgili yeterince fikrî takip yapılabildi mi?








