CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa-Saruhanlı’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, 10 Mart mutabakatının diplomasiyle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Suriye’nin barış içinde olması Türkiye’ye huzur getirir, Türkiye’yi kalkındırır” diyen Özel, sığınmacı sorunun çözüleceğini belirtti. Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını söyleyen Özel, yine erken seçim çağrısı yaptı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yeni yılın ilk programını memleketi Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde yaptı. Özel, eski CHP Saruhanlı ilçe başkanlarından Muharrem Ekici’nin 11. ölüm yıldönümü nedeniyle ilçeye gitti. Mezar ziyaretinin ardından Saruhanlı Merkez Camisi’nde cuma namazı kılan Özel, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa milletvekilleri Selma Aliye Kavaf, Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve çok sayıda partili Özel’e eşlik etti.
Özel, Saruhanlı’ya geliş nedenini açıklayarak şunları söyledi:
“11 yıldır her yıl 2 Ocak’ta Saruhanlı’da bulunuyoruz. Çünkü partimiz büyük acılarla sınanarak, ölümle yüzleştiğimiz bir dönemden geçiyor. 11 yıl önce burada, belediye başkan adayımızı seçimleri takip eden 2 Ocak günü kaybettik. Rahmetli Muharrem Ekici, bizim çok değerli bir kardeşimizdi.”
Özel, o dönem Manisa’da sadece bir milletvekillerinin olduğunu ancak bugün 18 belediye başkanından 15’inin CHP’de olduğunu kaydetti.
Özel yeni yılda barış ve refah diledi
Özel, 2026 yılı için tüm ülkeye ve hangi siyasi görüşten olursa olsun 86 milyon vatandaşa başta sağlık, huzur, refah ve ülkeye barış dilediğini belirtti. Özel, 2025 yılının hem kayıplar hem zorluklar açısından zor geçtiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“2025 yılında hem çok acılar çektik kayıplarla, hem de çok zorluklar çekti ülkemiz. 2025 yılı emeklilerimiz için, asgari ücretliler için, Saruhanlı’daki çiftçiler için, esnaflar için zor bir yıl oldu. Afetler gördük, kuraklık gördük, hastalık gördük, yangın gördük. Sokakta ve mutfakta, pazarda, cüzdanda yangın var. Bunların tamamının 2026’da hızla iyileşmesini temenni ediyoruz.”

Galata Köprüsü tartışması
Bir gazetecinin Gazze için CHP’ye basın açıklaması izni verilmezken 1 Ocak’ta Bilal Erdoğan organizasyonunda eyleme izin verilmesine ilişkin sorusuna Özel şu yanıtı verdi:
“Şimdi objektif bakacak olursak dün verilen izin doğru, önceki verilmeyen izinler büyük yanlışlıktı. ‘Bize vermediniz, onlara da vermeyin’ diyecek halimiz yok. Kim Gazze için, Filistin için yürüyorsa, kim bir eylem yapmak istiyorsa, kim ses çıkarmak istiyorsa ona izin versinler.”
Özel, ikili uygulamaların doğru olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Ama diğer yandan bu ikili uygulamalar doğru değil, vicdanları yaralıyor. Bu soruyu siz niye soruyorsunuz? Gazetecinin görevi bu. Yani ‘Birine öyle, birine öyle uygulama… Birine helal olan, öbürüne haram olsun. Birine serbest olan, öbürüne yasak olsun.’ Demokrasilerde bu olmaz.”
İsrail’in saldırgan tutumu
Özel, CHP olarak izin verilmesinin doğru olduğunu ancak ikircikli uygulamaya itiraz ettiklerini belirtti. Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
“İznin verilmesi doğrudur. Her isteyene bu izinler verilmelidir. Gazze için sağdan – soldan nereden en net, en yüksek ses ve itiraz çıkarsa bunun Gazze’ye, Filistin’e ve hepimize katkısı var. İsrail’in bu saldırgan tutumunun karşısında barış savunan herkesin, hele hele Müslüman kardeşlerimizin bu kadar katledildiği bir süreçte buna ses çıkaran herkesin sesine ses vermek ve destek olmak gerekir.”
Özel şu değerlendirmede bulundu:
“Çifte standarda itiraz ediyoruz. Ama dün yapılan iş önemli bir iştir, doğru bir iştir. Keşke bu meselede partizanlık yapmasalar da hiçbirimizin, milletin vicdanını boşu boşuna sızlatmasalar. Bu adaletsiz, ikircikli görüntüler ortaya çıkmasın. İnşallah 2026’da biz yine oraya bir izin istediğimizde dün verilen izin bize de verilir.”
10 Mart mutabakatı
Bir gazetecinin sorusu üzerine Özel, 10 Mart mutabakatını önemsediğini söyledi:
“Bu mutabakatın uygulanması gerekir. 10 Mart mutabakatı, o zaman da belirttiğimiz gibi, çerçevesi geniş ve muğlak ifadeler içeriyor. Nasıl hayata geçirileceği netleştirilmeli. 31 Aralık’a kadar bir mutabakat sağlanamadı. Buradan diplomasiye alan açılması gerektiğini düşünüyoruz.”
Özel, süre doldu diye “savaş olsun” demenin doğru olmadığını belirterek şunları söyledi: “Yani efendim tarih doldu, süre doldu, barış olmadı, savaş olsun demek doğru değildir. Suriye’deki istikrarsızlığın kimseye faydası yok. Ne Kürtlere, ne Türkmenlere, ne Araplara, ne Sünnilere, ne Alevilere.”
“Asgari ücret açlık sınırının 3-4 bin lira altında”
Bir gazetecinin 2026’da erken seçim olup olmayacağına ilişkin sorusuna Özel şu yanıtı verdi:
“Şimdi yine bence erken seçim 2026’da olsun. Bıçak kemiğe dayanmışken neden 1,5 – 2 sene daha beklensin. 2026 yılı geçim yılı olmayacaksa, seçim yılı olur.”
Özel, asgari ücretin sefalet ücreti olarak açıklandığını belirterek şunları söyledi:
“Bu noktada asgari ücret, sefalet ücreti olarak açıklanmıştır. Tarihte ilk kez işçiler masada olmadan ve tarihte ilk kez açlık sınırının altında, verildiği gün, ilan edildiği günü açlık sınırının altındadır. Bugün açlık sınırı 30 bin 400 lirayken, asgari ücret bunun 4 bin lira – 3 bin lira altında ilan edilmiş durumdadır. Alındığında daha da altında kalacaktır. Bu katlanılabilir bir durum değildir.”
CHP gelecek hafta yoğun toplantı trafiğine girecek
Özel, CHP olarak önümüzdeki hafta pazartesi günü MYK toplantısı yapacaklarını açıklayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki hafta pazartesi günü MYK toplantımızı yaparak, ardından kapalı grup toplantımızı yaparak, salı günü açık grup toplantımızı yaparak, çarşamba günü yine mitingimizi yaparak, perşembe günü Parti Meclisimizi toplayarak, cuma günü Doğu – Güneydoğu bölgesindeki il başkanlarımızı, kanaat önderlerini toplayarak, cumartesi günü 81 ilin il başkanlarını toplayarak, gelecek hafta her gün bir toplantıyla 2026 yılına nasıl başlıyoruz, 2025’i nasıl değerlendiriyoruz, 2026’da nasıl mücadele edeceğiz, erken seçim sandığını nasıl getireceğiz ve bu milletin sorunlarına çözüm önerilerimizi hangi performansla, hangi takvimle, ne şekilde çalışarak yapacağız bunları planlayacağımız… Ardından da tabii bir yandan planlamayla, bir yandan mitingimizi, grup toplantımızı aksatmadan iktidar yürüyüşümüzün somut adımlarını atacağımız, başlayacağımız, bu toplantılarla değerlendirmeleri yapacağımız, hem istişarenin hem de ardından bir koordinasyonun, eşgüdümün sağlanacağı, partinin bütün yetkili organlarının, grubundan Parti Meclisine, il başkanlarından, Cumhurbaşkanı Aday Ofisi’ne kadar yoğun bir toplantı, planlama ve harekete geçme haftası olarak önümüzdeki haftaya başlıyoruz.”






