Gözler iktidar içi dengelerde ve muhalefette: Venezuela’yı Maduro’dan sonra kim yönetebilir?

Venezuela potansiyel adaylar

ABD Başkanı Donald Trump’ın “geniş çaplı bir operasyon” olarak tanımladığı askeri müdahalenin ardından Nicolás Maduro’nun “yakalanması”, Venezuela’da iktidarın geleceğine dair büyük bir belirsizliği de beraberinde getirdi. Orduyla ilişkili isimler mi öne çıkacak, yoksa muhalefetin talep ettiği bir geçiş süreci mi başlayacak?

Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD’nin düzenlediği saldırı ile “yakalanması”, ülkede yalnızca bir liderin değil, bütün bir iktidar yapısının geleceğini tartışmaya açtı.

ABD Başkanı Donald Trump, Maduro’nun yakalanmasıyla hedeflerine ulaştıklarını savunurken, “bundan sonra ne olacağına karar veriyoruz” diyerek Washington’un sürece doğrudan müdahil olacağının sinyalini verdi.

Başkent Caracas’ta ise gözler hem iktidar bloğundaki güçlü isimlere hem de uzun süredir iktidar değişimi talep eden muhalefete çevrildi.

Trump saldırıların devam etmeyeceğini ima ederken, “Maduro’nun gitmesiyle yetindik” mesajı verdi. Ancak bu durum, Chavismo olarak bilinen mevcut iktidar bloğunun Maduro olmadan ayakta kalıp kalamayacağı sorusunu gündeme taşıdı.

Venezuela - Şimdi ne olacak
Soldan sağa: Delcy Rodríguez, Diosdado Cabello ve Vladimir Padrino.

İktidar içinden üç kritik isim

Maduro’nun devre dışı kalmasıyla gözler, iktidar içinden öne çıkan üç isme çevriliyor:

Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve Savunma Bakanı Vladimir Padrino.

Saldırıdan saatler sonra üç ismin de televizyona çıkarak kamuoyuna mesaj vermesi, bu olasılığı güçlendirdi. Özellikle Cabello ve Padrino’nun ordu üzerindeki etkisi, sürecin seyrinde belirleyici görülüyor. Venezuela’da silahlı kuvvetlerin kime sadık kalacağı, fiili iktidarın kimde olacağını tayin edebilir.

Şu anda Rusya’da olduğu ortaya çıkan Rodríguez ise daha çok sivil ve ekonomik alanlarda güçlü bir figür olarak öne çıkıyor. Ancak askeri hiyerarşiyle doğrudan ilişkilerinin, Cabello ve Padrino kadar güçlü olmadığı değerlendiriliyor.

Muhalefet ne yapacak?

Diğer büyük belirsizlik ise muhalefetin tavrı.

2024 seçimlerini kazandığını savunan muhalefetin lideri María Corina Machado, Maduro’nun gitmesinin tek başına yeterli olmayacağını daha önce defalarca dile getirmişti. Muhalefet cephesi, “gerçek bir siyasi geçiş” talep ediyor.

María Corina Machado
María Corina Machado.

Machado, “diktatörlükten demokrasiye barışçıl geçiş mücadelesi” gerekçesiyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü, daha sonra ABD Başkanı Donald Trump’a “dünya barışına sunduğu katkılardan” ötürü teşekkür etti.

Fox News’e konuşan Venezuelalı iş insanı ve Ekonomik Katılım Grubu Başkanı Jorge Jraissati, Machado ve 2024 seçimlerinde muhalefetin adayı olan Edmundo González’in geçiş hükümetine liderlik edebileceğini söyledi. Jraissati’ye göre bu iki isim halkın yaklaşık yüzde 70’inin desteğine sahip.

Machado’nun sözcüleri ise ABD operasyonuna ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Machado en son geçen ay, 11 aylık saklanma sürecinin ardından Norveç’e giderek Nobel Barış Ödülü’nü alırken kamuoyunun karşısına çıkmıştı. Daha önce Trump’a, “Venezuela halkına verdiği destek için minnettar olduğunu” söylemişti.

Trump: “Kararı şimdi veriyoruz”

Trump ise Venezuela’nın geleceğine ilişkin kararın henüz netleşmediğini açıkça dile getirdi. Telefon ile Fox News’e konuşan Trump, “Buna şimdi karar veriyoruz. Başka birinin gelip onun bıraktığı yerden devam etmesine izin veremeyiz” dedi. ABD’nin bu süreçte aktif rol oynayacağını vurgulayan Trump, amaçlarının “Venezuela halkı için özgürlük” olduğunu savundu.

Maduro’nun son anda müzakere etmeye çalıştığını söyleyen Trump, “Ama hayır dedim. Uyuşturucuyla yaptıkları kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Gönüllü çekilme beklentisi boşa çıktı

CNN’e konuşan iki üst düzey Beyaz Saray yetkilisine göre, Washington yönetimi haftalar boyunca Maduro’nun gönüllü olarak görevden çekilebileceği umudunu korudu.

Kasım ayında Trump ile Maduro arasında yapılan telefon görüşmesinde Trump’ın “ülkeyi terk etmenin kendi çıkarına olacağını” açık biçimde söylediği, bu konuşmanın adeta bir ültimatom niteliği taşıdığı aktarıldı.

Aralık ortasına gelindiğinde ise bu beklentinin ortadan kalktığı ve askeri operasyon planlarının hızlandığı ifade ediliyor.

Maduro’nun “yakalanması”, Venezuela’da bir dönemin sonu. Ancak iktidarın ordu destekli isimler arasında mı kalacağı, yoksa muhalefetin talep ettiği bir geçiş sürecinin mi başlayacağı henüz net değil. Washington’un sürece ne ölçüde müdahil olacağı ise, krizin seyrini belirleyecek en kritik başlıklardan biri olarak görülüyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.