CHP’nin 8 Ekim 2023’te yapılan ve Özgür Çelik’in kazandığı CHP İstanbul 38. İl Kongresi’yle ilgili “oylamaya hile karıştırma” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında, davada delil olarak yer alan üç dakikalık bir ses kaydı dinlendi. Tutuklu belediye başkanları Rıza Akpolat ile İnan Güney ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik savunma yaptı. Duruşma 9 Haziran’a ertelendi.

CHP’nin 8 Ekim 2023’te yapılan ve Özgür Çelik’in kazandığı CHP İstanbul 38. İl Kongresi’nde “oylamaya hile karıştırma” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 72. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de Marmara Cezaevi Yerleşkesi’ndeki 2 No’lu duruşma salonunda yapıldı.
Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve İnan Güney alkışlarla karşılandı
Dava konusu il kongresinden sonra yapılan iki kongreyi de büyük çoğunlukla kazan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, duruşma salonu önünde alkışlarla karşılandı. Jandarma eşliğinde salona getirilen tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney salona alkışlar eşliğinde girdi. İzleyiciler, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Hak hukuk adalet”, “Beşiktaş’ın rızası Rıza Akpolat” ve “İnan başkan onurumuzdur” sloganları attı.
Güvenlik görevlileri ise sık sık izleyicileri uyardı. Özgür Çelik, hemen arkasındaki sanık sandalyesine oturtulan Rıza Akpolat ve İnan Güney ile kucaklaştı ve ardından sohbet etti.
İnan Güney, Niyazi Güneri, Özgür Çelik, Rıza Akpolat, Veli Gümüş ve Uğur Gökdemir’in sanık sandalyesinde hazır bulunduğu duruşma, 10:51’de iddianame kabul kararının okunması ile başladı. Ardından kimlik tespitine geçildi.
Derhal beraat talebi reddedildi
CHP İstanbul 38. İl Kongresi davasında hâkim, kimlik tespiti sırasında “Özgür Çelik kim?” dedi. Sanıklardan Niyazi Güner “İl başkanımız” deyince salon alkışladı. CHP avukatlarından Çağlar Çağlayan, derhal beraat talebinde bulundu. Çağlayan, “Sanık sıfatı olmayan kişiler de burada sanık olarak yer almakta. Kovuşturmaya yer yoktur kararı verilen birçok kişi ile ilgili iddialar iddianame içinde” dedi. Duruşmanın Silivri’de yapılmasına dair eleştirilerini dile getirdi.
Savcılık, derhal beraat talebinin reddedilmesi yönünde görüş bildirdi, hâkim de savcı görüşüne uyarak talebi reddetti.
Dosyada delil olarak yer alan ses kaydının duruşma salonunda dinlenilmesinden önce Niyazi Güner’in avukatı Rıza Koçak, delilin hukuka aykırı olarak elde edildiğini belirterek dosyadan çıkarılmasını talep etti. Hâkim talebi reddetti, yaklaşık üç dakikalık bir kaydı salonda dinlendi.
Ardından ilk olarak İnan Güney’in savunması dinlendi. Sanık kürsüsüne geçen Güney, kongreleri “demokrasi şöleni” olarak nitelendiren bir siyasi geleneğin temsilcisi olduklarını ifade etti, “Dolayısıyla bu demokratik süreçlerin, bu kongrelerden doğan iradenin yargılanması; Türkiye demokrasisinin yargılanması anlamına gelir. Bunun özellikle altını çizmek isterim” dedi.
İstanbul İl Kongresi sürecinde büyükşehir belediyesi meclis üyesi olduğunu ifade eden Güney, “Parti tüzüğümüz gereği meclis üyeleri kurultay delegesi ya da il delegesi olamamaktadır. Dolayısıyla söz konusu süreçte kongrede ve kurultayda oy hakkım bulunmamaktaydı. Ancak buradan büyük bir gururla ifade etmek isterim ki; İstanbul İl Kongresi’nde iki kıymetli adayımız arasında, yol arkadaşım Sayın Özgür Çelik’i yüreğimle, kalbimle ve gönlümle destekledim” diye devam etti.
“Varlığı ispat edilmemiş bir şeyin yokluğunu anlatmaya çalışmak zorunda bırakılıyoruz”
İnan Güney şunları söyledi:
“Bahse konu İstanbul İl Kongresi’nde yargılamayı gerektirecek herhangi bir durum olduğuna inanmıyorum. Böyle bir durum yoktur, Sayın hâkim. Kongrede herhangi bir hilenin varlığı iddianame tarafından ispatlanmış değildir. Dolayısıyla hilenin varlığı ortaya konulamamıştır. Delil olduğu iddia edilen ses kaydında, sesin bana ait olduğu hususu ispatlanmamıştır. Aynı şekilde, söz konusu ses kaydında gerçek ve somut bir suç unsurunun varlığı da tespit edilememiştir. Buna rağmen bizlerden, varlığı ispatlanmamış iddiaların yokluğunu ispat etmemiz istenmektedir. Varlığı ispat edilmemiş bir şeyin yokluğunu anlatmaya çalışmak zorunda bırakılıyoruz.”
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise 44 yaşına kadar hiç mahkeme yüzü görmediğini, ilk kez hâkim karşısına çıktığını vurguladı. İl başkanı seçildikten sonra üç ayrı davadan toplam 22,5 yıl hapis istemiyle yargılandığını ifade eden Çelik, “Zira CHP’li olmanın suç sayıldığı günlerden geçiyoruz. Kongre kazanmanın suç sayıldığı günlerden geçiyoruz. Seçim kazanmanın, başarılı olmanın suç sayıldığı günlerden geçiyoruz” dedi.
Ses kaydıyla ilgili bilgisi, ilgisi ve dahili olmadığını vurgulayan Özgür Çelik, “Bugün yargılandığımız iddianame, üç kişinin asılsız ifadelerine dayanmaktadır. Bu üç kişiden ikisi, Veli Gümüş ve Müslim Aytaç, 8 Ekim 2023 tarihli kongrede yarıştığımız rakibim Sayın Cemal Canpolat’ın listesindedir. Biz tek başımıza aday olmadık. Benim listemde 290 kişi vardır: 196 kurultay delegesi, 40 asil yönetici, 40 yedek yönetici, 14 disiplin kurulu üyesi. Biz seçimlere 290 kişiyle girdik. Kaybeden listeden, aday olmuş ve seçimi kaybetmiş kişilerin sonradan verdikleri ifadelerle; üstelik hâkim denetiminde yapılmış, seçim kurullarına hiçbir itirazın olmadığı bir seçime kayyum atanırsa, beş bin polisle binalar basılırsa, bu geçmişte yapılmış ve gelecekte yapılacak bütün seçimleri tartışmalı hâle getirmez mi, Sayın hâkim?” dedi.
Özgür Çelik şöyle devam etti:
“Sayın hâkim, adaletin daha fazla yara almaması için, hukuka, akla ve vicdana uygun biçimde benim ve arkadaşlarımın beraatini talep ediyorum. Mahkemelerin yargılama yaparken amacı; birilerinin siyasi hırslarına hizmet etmek değil, somut gerçeğe ulaşmaktır. Mahkemenizin vereceği karar, yalnızca bu dosyayı değil, ülkemizin geleceğine duyulan güveni de etkileyecektir. Hukuka, vicdana ve adalete olan inancımızla kararınızı bekliyoruz.”
Özgür Çelik’ın ardından Rıza Akpolat savunma yaptı. Akpolat, yer yer gözyaşlarını tutamadı.
“Anladığım kadarıyla suçum, Özgür Çelik ile yakın arkadaş olmaktır”
Tutukluluğunun birinci yılının dolmak üzere olduğunu, bu süre zarfında kendilerine yönelik iftiralar atıldığını beyan eden Akpolat, “Gizlilik kararı olan dosyalardan bilgiler sızdırıldı, kamuoyunda gerçekmiş gibi dolaşıma sokuldu. Masumiyet karinesi yok sayıldı. Ailelerimiz itibarsızlaştırıldı. Aile üyelerimiz gözaltına alındı, evleri ve işyerleri defalarca arandı, mal varlıklarına el konuldu” dedi.
Kendisine isnat edilen suçun ne olduğunu anlayamadığını vurgulayan Akpolat, “Dinlediğimiz ses kaydında adım yoktur. İddianamede ismim dört yerde geçmektedir. Bunlardan biri başka bir kişinin babasının adıdır. Biri sanık listesinde ismimin geçmesidir. Diğeri ‘Özgür Çelik ile Rıza Polat yakın arkadaştır’ ifadesidir. Sonuncusu ise bir kişinin ‘Burada bulunmasını Özgür Çelik ve Rıza Polat istedi’ şeklindeki beyanıdır. Bu durumda anladığım kadarıyla suçum, Özgür Çelik ile yakın arkadaş olmaktır. Türk Ceza Kanunu’na baktım; böyle bir suç tanımı yoktur” diye konuştu.
“Eğer bir delil varsa, sunulsun; ben de savunmamı ona göre yapayım” diyen Rıza Akpolat şöyle devam etti:
“Ortada somut bir suç, somut bir fiil ve somut bir delil olmadığı için bu isnatlara karşı söyleyebileceğim başka bir şey bulunmamaktadır. İddianamede doğru olan tek husus şudur: 8 Ekim 2023 tarihinde yapılan İstanbul İl Kongresi’nde Sayın Özgür Çelik’i destekledim. Ancak bu eksik bir ifadedir. O kongrede, sonrasındaki olağan ve olağanüstü kongrelerde ve yapılan kurultaylarda da Sayın Özgür Çelik’i destekledim. Bu bir suç değil, siyasi bir tercihtir. Bu nedenle, hukuka, vicdana ve adalet duygusuna uygun bir karar verilmesini talep ediyorum.”
Tutuklu Beykoz Belediyesi Özel Kalemi Veli Gümüş’ün savunması alındı. Gümüş, hakkında somut bir delil bulunmamasına rağmen 300 günü aşkın süredir tutuklu bulunduğunu söyledi.
“Özgür Çelik, İnan Güney ve Rıza Akpolat bu konunun içinde değil”
O dönem Cemal Canpolat’ın listesinde yer aldığını vurgulayan Gümüş, “Bu nedenle, Cemal Canpolat’ın listesindeyken Özgür Çelik’in kazanması için herhangi bir iş ya da işleme dahil olmam, hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır. Aksine, yıllardır destek verdiğim Cemal Canpolat’ın kazanması için elimden geleni yapmam ya da onun kazanmasını engellemeye çalışanlara karşı durmam beklenir. Mevcut durumda da bu olağan akışı bozacak herhangi bir sözüm ya da eylemim bulunmamaktadır” dedi.
Veli Gümüş şöyle devam etti:
“Söz konusu ses kaydında yer alan kişiler sırasıyla; birinci şahıs Uğur Gökdemir, ikinci şahıs ben, üçüncü şahıs Murat Demir ve son şahıs Fahrettin Çırak’tır. Dosyada adı geçen İnan Güney ve Rıza Akpolat’ın bu konunun içinde ya da dışında olmadığını, vermiş olduğum samimi ifademde açıkça belirttim. Rıza Bey ve İnan Bey’in bu olayla herhangi bir ilgilerinin bulunmadığını, ifade verirken özellikle vurguladım. Aynı şekilde, İl Başkanı Sayın Özgür Çelik’in de bu sürecin içinde olmadığı kanaatindeyim. Fahrettin Çırak, bu kişilerin isimlerini kullanarak sürece dahil olmuştur. Oyların tamamını alarak seçilen İl Başkanı Sayın Özgür Çelik’in, şahsıma özgürlük temennilerinde bulunması nedeniyle kendisine teşekkür ediyorum. İnan Güney ve Rıza Akpolat başkanlara da özgürlüklerine ve ailelerine en kısa sürede kavuşmalarını diliyorum.”
Bir sonraki duruşma 9 Haziran’da
Daha sonra sanık avukatlarının beyanları alındı. Duruşmaya verilen aradan sonra tekrar salona getirilen Rıza Akpolat ve İnan Güney alkışlarla karşılandı. İnan Güney’in kızı ise babası sanık sandalyesine oturtulmadan önce sıkıca sarıldı.
Ara kararı açıklayan hâkim, savunması alınmayan sanıkların bir sonraki celse hazır edilmesine ve dosyadaki eksiklerin giderilmesine karar verildiğini belirtilerek, bir sonraki duruşmanın 9 Haziran Salı günü yapılacağını kaydetti.
Ne olmuştu?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP İstanbul İl Kongresi’nin Ekim 2023’te yapılan il başkanlığı seçiminde usulsüzlükler yapıldığına ilişkin iddialar kapsamında kamu davası açıldığını duyurmuştu.
İddianamede İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın da olduğu on siyasetçi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
(ANKA)








