Yavaş sinema akımının ustası, “Satantango” ile sinema tarihine damgasını vuran Macar yönetmen Béla Tarr 70 yaşında hayatını kaybetti. Uzun planları, siyah-beyaz görüntüleri ve apokaliptik atmosferiyle tanınan yönetmenin izlenmesi gereken 5 başyapıtını derledik.

Satantango (Şeytanın Tangosu) – 1994
7,5 saat süren bu siyah-beyaz başyapıt, komünizmin çöküşü sonrası Macaristan’ın küçük bir köyündeki insanların hikâyesini ele alıyor. Geçtiğimiz sene Nobel ödülüne layık görülen yazar László Krasznahorkai’nin aynı isimli romanından uyarlanan film, yavaş sinema akımının zirvesi sayılıyor.
Uzun planları, tekrarlayan sahneleri ve apokaliptik atmosferiyle sinema tarihinin en büyük filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Film uzun süresiyle de birçok izleyicinin gözünü korkutuyor.

The Turin Horse (Torino Atı) – 2011
Sinema tarihinde nadir görülen bir anlatım tarzına sahip olan “The Turin Horse” efsanevi yönetmenin son filmiydi. Film, Friedrich Nietzsche’nin 1889’daki zihinsel çöküşünden önce Torino’da kamçılanan bir atı kucaklayarak “Seni çok iyi anlıyorum” dediği efsanesinden yola çıkıyor.
Film, at sahibi bir çiftçi ve kızının tekrarlayan günlük yaşamlarını gösteriyor. 2011 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü kazanan film, Tarr’ın en karanlık ve apokaliptik eseri olarak görülüyor. Yönetmen bu filmden sonra sinema kariyerinden emekli olduğunu açıkladı.

Werckmeister Harmonies (Karanlıkta Harmoniler) – 2000
László Krasznahorkai’nin “Direnişin Melankolisi” romanından uyarlanan bu 145 dakikalık film, sadece 39 çekimden oluşuyor. Bu da aslında Tarr’ın sinemasının özeti niteliğinde bir bilgi.
Macaristan’ın komünist dönemindeki yaşamı konu alan yapım, küçük bir kasabaya gelen gizemli bir sirk ve bir balinanın yarattığı kaosun hikâyesini anlatıyor. Tarr’ın görsel anlatımının ve uzun plan tekniğinin en güçlü örneklerinden biri.

Damnation (Lanetlenme) – 1988
1988 Berlin Film Festivali’nde gösterilen bu film, Tarr’ın uluslararası çapta tanınmasını sağladı. Küçük bir kasabada aşk, ihanet ve umutsuzluk üçgeninde sıkışan bir adamın hikayesini anlatıyor.
Macar sinema tarihinin ilk bağımsız filmi olarak kabul ediliyor. Tarr’ın yavaş kamera hareketleri ve uzun planlarla çalışma tarzını geliştirdiği kritik bir eser.

Almanac of Fall (Sonbahar Almanak) – 1984
Tarr imzalı, 1984 yapımı film, harap bir apartmanda bir arada yaşayan insanların düşmanlıklarını paylaşırken verdikleri mücadeleyi konu alıyor.
Bu filmin önemi ise Tarr’ın “sosyal sinema” döneminden yavaş sinema üslubuna geçişini göstermesi.
Film, insan ilişkilerindeki karanlık komediyi ve toplumsal çözülmeyi yansıtıyor.









