Özgür Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Gerginlikler iç cepheyi zayıflatıyor, içeride kavgayı bitirmenin zamanı”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında Venezuela’ya dair değerlendirme yaparken Trump ile Erdoğan’ı hedef aldı ve “Maduro ülkesinde adil bir rekabet sağlasaydı, halkına adaletli davransaydı halk ona sahip çıkacaktı” dedi. Gerginliklerin “iç cepheyi zayıflattığını” söyleyen Özel, “Artık içeride kavgayı bitirmenin zamanı. Geçmişte ona oy vermiş tüm seçmenleri de en sıkı şekilde kucaklıyoruz” diyerek AKP seçmenine seslendi. Ayrıca Özel, 19 Mart sürecinde ilan ettikleri boykot listesini boşalttığını “İşte beyaz sayfa, herkes işini ona göre yapsın” diye duyurdu.

Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Kavgayı bitirmenin zamanı”
Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Kavgayı bitirmenin zamanı”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yılın ilk grup toplantısında AKP-MHP seçmeniyle kucaklaşma çağrısını yineledi. ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine ve Türkiye’nin bahsinin geçmesine dikkat çeken Özel, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklendi.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direnişin beşinci yılı olduğunu söyleyen Özel, “2 Ocak 2021 tarihinde üniversitenin iradesine karşı rektör değil, bir kayyum atadılar. Melih Bulu, Boğaziçi’nde siyasal vesayetin ilk kulu oldu” dedi. Özel, “1980 darbesinin tortusu” dediği Yükseköğretim Kurulu’nu kaldıracaklarını vurguladı.

“AK Parti’nin kara düzenini yıkacağız”

2026 bütçesine atıfla “Ekonomide çok zor geçecek bir yıla girdik” diyen Özel, devletin yoksuldan, emekçiden alıp yandaşlarına verdiğini söyledi. Dolaylı vergilerin ve gelir vergisinin payı çok yüksekken, kurumlar vergisinin vergi gelirleri içinde payının yüzde 11 olduğunu belirten Özel, “Yüzde 88’ini orta direk ve yoksullardan alan, verginin sadece yüzde 11’ini vermesi gerekenden alan bu düzenin adı AK Parti’nin kara düzenidir. İktidarımızın ilk yılında yıkacağız bu düzeni” diye konuştu.

CHP lideri Özel, yıllık enflasyonun açıklanmasıyla emeklilerin yüzde 12 zam almasına, asgari ücretin açlık sınırının altında kalmasına dikkat çekerek şunları söyledi:

“AK Parti’nin gerçeği bu. Kimse ‘Erdoğan’dan masallar’a inanmasın. Kimse bu yılın geçen yıldan iyi olacağına inanmasın. Durumunun geçmişten iyi olacağına inanmasın. Durumunun geçmişten iyi olması için bu milletin sandığa gitmesi ve AK Parti iktidarını göndermesi lazım.”

Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Kavgayı bitirmenin zamanı”
Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Kavgayı bitirmenin zamanı”

“Tayfun Kahraman 15 metrekare hastane odasında dört jandarmayla”

Gezi davasından tutuklu Tayfun Kahraman’ın Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) adil yargılanmadığı yönündeki kararı ve sağlık sorunlarına rağmen tahliye edilmemesi de Özel’in gündemindeydi. CHP lideri, “Bugün gelinen noktada Tayfun Kahraman, 13. Ağır Ceza Mahkemesi anayasayı tanımadığı için, daha doğrusu anayasayı tanımayan Erdoğan’dan cesaret alıp Anayasa Mahkemesi’ni tanımadığı için Tayfun Kahraman serbest kalması gerekirken içeride tutuldu” dedi.

MS hastalığı nedeniyle hastaneye kaldırılan Kahraman’ın hâlen tutuklu olmasına Özel şöyle tepki gösterdi:

“Cerrahpaşa Hastanesi’nde tesis prefabrikmiş, yattığı odadan firar edebilirmiş. O yüzden 15 metrekare odada dört jandarmayla birlikte yatıyor. Jandarmalar değişiyor, Tayfun değişmiyor odada. Ayağını kaldıracak mecali olmayan kişiyi dört jandarmayla birlikte orada tutuyorlar, kapıdaki infaz koruma memurları, jandarmalar cabası. Öyle bir noktadayız ki, bu kadarını kimse düşmanına yapmaz. Namusumla kefilim, şu salonda bunun en sevmediği kişiye yapılmasına rıza gösterecek bir kişi yok. Televizyonları başında beni izleyen AK Parti’nin, MHP’nin seçmeninin içinde bu kadar vicdansızlığa susacak bir kişi yok. Bu millet böyle bir millet değil.”

AKP’lilere seslendi: “Sözünüzü dinletemiyorsanız ayrılın”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek hakkında gündeme getirdiği lüks konut ve Lüksemburg’dan ikinci maaş iddiasını hatırlatan Özel, “Bizim arkadaşlarımıza ‘yolsuz’ diyecek, kendisi orada oturacak. Vallahi de oturtmayacağız, billahi de oturtmayacağız” dedi.

Özel, “Bu iktidarı zulüm ile sürdüremezsin. Adaletten saparsan bu milletin gönlünden düşersin. Tarihe de darbeci olarak geçersin” diyerek AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi. AKP içindeki bazı isimlerin “Biz de karşıyız, sözümüzü dinletemiyoruz” dediğini öne süren Özel, şöyle konuştu:

“Dinletemiyorsan ayrıl kardeşim! Bu kadar hukuksuzluğa, haksızlığa, zulme alet olmak, ortak olmak istemiyorsanız ayrılın. Adalet ve Kalkınma Partisi zamanında bir niyetle kurulmuş, milletin teveccühüyle iktidar olmuş, kimseye nasip olmayacak imkânlar yaşamış. Bugün bu kadar sapıtmışsa yürüme artık bunların peşinden be kardeşim! Bırakın artık bunları.”

Erdoğan’a tepki: “Trump ‘Maduro’ya bakar mısın’ diye sordu mu?”

ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası hukuku hiçe saydığını ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun “kötü muameleyle paketlenerek kaçırıldığını” söyleyen Özel, “Bir devletin başkanı dün bir arabanın arkasında sokak sokak New York sokaklarında dolaştırılarak teşhir edildi. Bir ülkenin onuruyla, gururuyla oynandı” dedi. Özel, Trump’ın tüm dünya düzenini tehdit ettiğini söyleyerek Erdoğan’ın “müessif hadise” sözleriyle ABD’yi kınayamadığını belirtti. ABD’nin Maduro’yu Türkiye’ye göndermeyi teklif etmesiyle ilgili Özel, Erdoğan’a yüklendi:

“Şimdi bir soru sorayım Erdoğan’a. Trump Türkiye’ye git derken Erdoğan’a ‘Maduro kabul ederse onu Türkiye’ye yollayayım. Ona burada bakar mısın?’ diye sordu mu, sormadı mı? Sen bunu biliyor muydun, bilmiyor muydun? Eğer biliyordun da ‘Olur’ dediysen buna nasıl olur dedin? Demedin mi ‘Kardeşim Maduro seçilmiş bir adam. Orada duruyor.’ Nasıl ‘Paketleyin getirin biz burada bakarız’ diyorsun? Ne dedin ona? ‘Çorum’da bir yer ayarlarız, Çorum’u iyi biliyor o, bir bağlantısı var, Çorum’da bir çiftlikte oturturuz Maduro’yu’ mu dedin? Yok demediysen, bilmiyorsan, ‘Bilmiyorum’ de. O zaman Trump’a dönüp de ‘Sen kim oluyorsun da benim memleketime, benim egemenliğimde olan ülkeye kendince başka ülkeden birini alıp getirip yerleştiriyorsun? Bu ülkeyi ben mi yönetiyorum, sen mi yönetiyorsun?’ diyemedin mi? Diyemeyecek misin?”

Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Kavgayı bitirmenin zamanı”
Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Kavgayı bitirmenin zamanı”

“Ya Maduro için özel bir yer burası, ya Trump’la aranızda özel bir akit var”

Neden Maduro’nun Türkiye’ye getirilmek istendiğini “Aranızda nasıl bir ilişki, nasıl bir taahhütname var?” diye soran Özel, şöyle devam etti:

“Ya Maduro’nun Türkiye açısından özel bir önemi var. Böyle bir peynir ticareti falan yapıyordunuz gemiciklerle. Peynir geliyordu, peynir parasının üç katı navlun ödeniyordu. Türkiye’de 116 çeşit peynir var. İskenderun Limanı’nda Venezuela’dan gelen gemiler yakalanıyordu, sahibi yok. Maduro’nun altınları oralarda buralarda… Ya Maduro için özel bir yer burası ya Trump’la aranızda özel bir akit var. Sayın Erdoğan, susarak, ‘mış gibi’ yaparak, yalandan Trump’a ‘Üzdün beni, müessif bir hadise yarattın’ diyerek bu işin içinden çıkamazsın.”

“‘Kobani düştü düşecek’ deyip tarihi bir ıskaya imza atmış”

Özel, “Hak etmediğimi duyarsam, hak ettiğini duyarsın” diyerek Rahip Brunson krizini, F-35’lerin teslim edilmemesini, Rusya’nın düşürdüğü uçağı ve Erdoğan’ın Putin’in kapısında bekletilmesini, Cemal Kaşıkçı cinayetini, Trump’ın “Aptal olma” mektubunu hatırlattı. Erdoğan’ın “Bizi IŞİD’den medet ummakla suçluyorlardı” dediğini aktaran Özel, şöyle konuştu:

“Vallahi ben bir şey demedim. IŞİD Kobani’yi kuşatınca, ‘Kobani düştü düşecek’ deyip tarihi bir ıskaya kendisi imza atmış. O medet umduğu IŞİD, Türkiye’de daha geçen gün bize üç şehit verdirdi. O dün medet umduğu IŞİD, Kobani’de o gün de düşmedi, o günden bugüne de düşmedi. Şimdi de bambaşka bir şey konuşuyoruz.”

AKP seçmenine çağrı: “Artık içeride kavgayı bitirmenin zamanı”

“Maduro ülkesinde adil bir rekabet sağlasaydı, halkına adaletli davransaydı halk ona sahip çıkacaktı” diyen Özel, şöyle devam etti:

“Kırılganlıklar, tartışmalar, gerginlikler, bir ülkenin iç cephesini zayıflatmaya yönelik yapılan her şey o ülkedeki herkes için tehdittir. Artık içeride kavgayı terk etmenin, kutuplaşmayı bitirmenin, toplumsal barışı sağlamanın, milletin gelecek kaygılarını azaltmanın zamanıdır. Erdoğan iktidarda kalmak için gerginlik, kutuplaşma, haksız rekabet ve üzerimize şiddet uygulamaktadır. Bu sayede yokluk, yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik konuşulmasın istemektedir. Biz kendisinin zulmüne direnmeye, onun karşısında asla baş eğmemeye devam edeceğiz. Ancak Erdoğan’ın tek zulmettiği biz değiliz. Ona oy vermiş AK Partili, MHP’li seçmen de 19 bin liralık maaşla açtır, 28 bin liralık asgari ücretle sefil durumdadır. Erdoğan keşke bu tutumlarından vazgeçse, keşke normal bir siyasi zemine dönse, dönmez. Bildiği bu. Karşısına bir şeytan yaratmadan, insanlara karşısındaki bir düşmanı hedef göstermeden siyaset yapamayan, sevgiyi, umudu örgütlemeyi değil; korkuyu büyütmeyi bilen bir siyasetin sahibidir o. Ama geçmişte her ne sebeple olursa olsun ona oy vermiş tüm seçmenleri de, diğer muhalefet partilerinin hem kurumsal kimliklerini hem seçmenlerini de, bu son seçimde sandığa gitmemiş küskünleri de, daha oy hakkı yok diye oy vermemiş dünün 15 yaşındaki gelecek seçimin seçmenlerini de CHP olarak en sıkı şekilde kucaklıyoruz.”

Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Kavgayı bitirmenin zamanı”
Özel’den iktidar seçmenine çağrı: “Kavgayı bitirmenin zamanı”

“Boykot listesini boşaltıyorum”

Özel, 19 Mart operasyonlarının ardından başlattıkları boykot listesinde “beyaz bir sayfa açtığını” duyurdu:

“19 Mart’tan sonra bizi duymayana, görmeyene boykot yaptık. Kiminin reytingi 0,65’e düşmüş, kiminin cirosu dörtte birine düşmüş. Kimi milletvekillerimizle, kimi başka yerlerle; ‘Bu boykottan çıkabilir miyiz?’ diyor. İşte size 2026’da bir beyaz sayfa. Karnenizi ben boşalttım. Her eleştiri başımızın tacıdır. Ama bizi görmeyip de dibi görenlere söylüyorum: İşte bir beyaz sayfa. Şu an itibarıyla en ciddi hassasiyetle takip etmek üzere 19 Mart sürecinde ilan ettiğimiz tüm boykot listesini boşaltıyorum. Yeni tur, yeni bilet. Önümüze bakıyoruz. Herkes işini ona göre yapsın. Kimseden iltimas istemiyoruz, kayırma istemiyoruz. Mesleğini onuruyla yapan, gazeteciliği gazeteci gibi yapan kim varsa bundan sonra beyaz sayfa önüne açıktır. 19 Mart’taki yanlışı yapana yanlışı yapmaya, dibi yeniden yaşatmaya kararlıyız. Hodri meydan, açık çek veriyorum.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.