Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, bugün eşini hastanede eşini ziyaret etti. Meriç Demir Kahraman, “Bana ‘Meriç, ben evimizin nasıl bir yer olduğunu unuttum’ diye cevap verdi” dedi.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali kararına rağmen yeniden yargılama yapılmayan ve tahliye edilmeyen Gezi hükümlüsü şehir plancısı Tayfun Kahraman, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi’nde 2 Ocak’tan beri tedavi görüyor.
- Tayfun Kahraman cezaevinde MS atağı geçirdi, eşi Meriç Kahraman isyan etti: “Başımıza gelenlerin ve geleceklerin sorumluluğu kimde?”
- AYM kararına rağmen tahliye edilmeyen Tayfun Kahraman hastaneye kaldırıldı: “Karar uygulansa sağlığı bu noktaya gelmezdi”
Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Demir Kahraman, 9 Ocak Cuma günü hastaneye giderek eşini ziyaret etti. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Meriç Demir Kahraman, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere tüm devlet kurum yetkililerine, hastane yönetimine ve tüm sağlık personeline teşekkür etti.
“Biz bunu neden yaşıyoruz?” diye soran Meriç Demir Kahraman, “Bana ‘Meriç, ben evimizin nasıl bir yer olduğunu unuttum’ diye cevap verdi… Sarıldım kaldım Tayfun’a…” dedi.
Meriç Demir Kahraman şöyle devam etti:
“Bugün Tayfun’u hastanede görme fırsatım oldu. Hassasiyetleri için Adalet Bakanlığı yetkilileri başta olmak üzere tüm devlet kurum ve yetkililerine, hastane yönetimine ve tüm sağlık personeline tekrar çok teşekkür ediyorum. Tayfun’un geçirdiği akut MS atağı nedeniyle hastanedeki 8. gününde yüksek doz kortizon yüklemesi tedavisi devam ediyor. Bugün Tayfun’a ‘hapisten eve gelecekken hastaneye gelmiş olmanın’ nasıl hissettirdiğini sorduğumda bana ‘Meriç, ben evimizin nasıl bir yer olduğunu unuttum’ diye cevap verdi… Sarıldım kaldım Tayfun’a… Allah aşkına, biz bunu neden yaşıyoruz? Neden Anayasa Mahkemesi’nin kararı uygulanmıyor? Tayfun neden evimizi hatırlayamaz hale geldi? Neden?”
Ne olmuştu?
Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen “hak ihlali” kararına, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin uymaması üzerine Kahraman’ın avukatı Cansu Çifçi, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz başvurusunda bulunmuştu. Bir üst mahkeme olan 14. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazın reddine karar vermişti.
Kararda şu ifadelere yer verilmişti:
“İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu ek kararın içeriğine bakıldığında, 6216 sayılı Yasa’nın kararlar başlıklı 50. maddesi gereğince değerlendirmenin yapıldığı, Anayasa Mahkemesi’nin yeniden yargılama usulü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yargılamanın yenilenmesi başlıklı 311. maddesindeki yargılamanın yenilenmesinin aynı olmadığı yönündeki kararları göz önüne alındığında, 06/11/2025 tarihli ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle hükümlü müdafinin itirazının reddine…”
AYM, hak ihlali kararına rağmen yeniden yargılama yapılmayan ve tahliye edilmeyen Gezi davası hükümlüsü şehir plancısı Tayfun Kahraman hakkında yeni bir karar vermişti.
AYM, “Gerekli tedbirler alınacak” kararı vermişti
Tayfun Kahraman’ın avukatlarının tedbir talebi üzerine ara karar kuran AYM, Kahraman’ın sağlık durumu gerektirdiği takdirde teşhis, tetkik ve tedavi için hastanede yatarak tedavi görmesi de dâhil gerekli tüm tedbirlerin alınmasına hükmetmişti.
Oybirliğiyle alınan kararda şu ifadelere yer verilmişti:
“Ceza infaz kurumlarında tutulan bir hükümlü veya tutuklunun içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde olması da koruma altına alınmaktadır. İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların, mahkûmları özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntılı veya eziyetli bir duruma sokmaması gerekir. Ceza infaz kurumlarında tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna yakışır koşulların sağlanması için gereklidir. Sürekli takip edilmesi gereken kronik bir hastalığının bulunduğu dikkate alındığında, yaşamı ile maddi ve manevi bütünlüğünün korunması için başvurucunun sağlık durumunun takip edilmesi ve gereken tıbbi teşhis, tetkik ve tedavi olanaklarından faydalanması konusunda tedbir kararı verilmesi gerekir.”








