İran’daki protestolar 16. gününde sürüyor, güvenlik güçleri protestoculara sert şekilde müdahale ediyor. BBC kaynakları ve insan hakları örgütlerine göre yüzlerce protestocu öldürüldü, on binlerce kişi gözaltına alındı.
İran’daki BBC kaynakları ve eylemciler, hükümetin protestoculara karşı tavrının giderek sertleştiğini ve yüzlerce protestocunun öldürüldüğünü bildiriyor.
Tahran’daki bir BBC kaynağı, yaşananları, “Burada durum çok, çok kötü. Birçok arkadaşımız öldürüldü. Gerçek mermilerle ateş ediyorlardı. Burası savaş alanı gibi, sokaklar kan içinde. Cesetleri kamyonlarla taşıyorlar” sözleriyle anlattı.
BBC, Tahran yakınlarındaki bir morgdan gelen görüntülerde yaklaşık 180 ceset torbası sayıldığını aktardı.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı, ülke genelinde 495 protestocu ile 48 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini doğruladığını açıkladı. Ajansa göre iki haftadır süren protestolar sırasında 10 bin 600 kişi de gözaltına alındı.
23 yaşındaki üniversite öğrencisi Rubina Aminian, güvenlik güçleri tarafından yakın mesafeden başından vurularak öldürüldü. Aminian’ın ailesi, Kirmanşah’tan Tahran’a gitti ve “yüzlerce gencin cesedinin bulunduğu morglara” girdi, cenazeyi teslim aldı.
Evlerine dönen aile, istihbarat güçlerinin evlerini ablukaya aldığını Rubina’yı defnedemediklerini anlattı. Aile, Rubina’nın cesedini yol kenarına defnetmek zorunda kaldı.

“Allah’ın düşmanı” suçlaması ve idam tehdidi
İran Başsavcısı Muhammed Muvahhidi, protestolara katılan herkesin “Allah’ın düşmanı” olarak değerlendirileceğini söyledi. İran yasalarına göre bu suçun cezası idam.
Artan enflasyon nedeniyle başlayan gösterilerde protestocular artık doğrudan dini lider Ali Hamaney yönetiminin sona ermesini talep ediyor.
Hamaney daha önce protestocuları, “Trump’ı memnun etmeye çalışan bir grup barbar” olarak nitelendirmişti. Buna karşılık İran yönetimi, 11 Ocak’ta “ABD ve İsrail’e karşı ulusal mücadelede öldürülen şehitler” için üç günlük yas ilan etti.
İran’daki protestoların 16. günü: Hastaneler dolu, internet kapalı
BBC Farsça Servisi, Tahran’daki bir hastanede çalışan bir sağlık görevlisiyle konuştu. Görevli, “Yaklaşık 38 kişi öldü. Birçoğu acil servise ulaşır ulaşmaz hayatını kaybetti… Gençlerin başlarına ve kalplerine doğrudan ateş edilmişti. Birçoğu hastaneye bile ulaşamadı” dedi.
BBC ve diğer uluslararası medya kuruluşlarının büyük bölümü İran’dan yayın yapamıyor. İran hükümeti 8 Ocak’tan bu yana ülkede interneti kesmiş durumda. Bu durum, sahadaki bilgilerin doğrulanmasını daha da zorlaştırıyor.
İnternet kısıtlamasına rağmen sosyal medyada paylaşılan bazı görüntüler, Tahran Adli Tıp ve Laboratuvar Merkezi önünde sıra sıra ceset torbalarını gösteriyor. Videolarda, yakınlarını arayan insanların çığlıkları ve feryatları duyuluyor.
Post by @netblocks@mastodon.socialView on Mastodon
Trump: “Çok güçlü seçenekler masada”
ABD Başkanı Donald Trump, İran’da güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik müdahalesinin ardından askeri harekât tehdidinde bulunduğunu, bu çıkıştan sonra Tahran yönetiminin müzakere talebiyle kendisine ulaştığını söyledi. Trump, görüşme ayarlandığını ancak “öncesinde harekete geçmek zorunda kalabileceklerini” ifade etti.
Trump, “Çok güçlü seçenekleri değerlendiriyoruz” derken, İran’ın misilleme tehditlerine karşı “Daha önce hiç vurulmadıkları seviyede vururuz” ifadelerini kullandı.
Buna karşılık İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin saldırması halinde hem İsrail’in hem de ABD’nin bölgedeki üs ve gemilerinin “meşru hedef” olacağını söyledi.








