CHP’li Gökçe Gökçen: “Murat Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma var, 16 ölçümden normal değerlere sahip üçü dikkate alındı”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma olduğunu dile getirdi. Gökçen “16 kan ölçümü var, 13’ü normal değerlerin dışında, üçü normal değerlerin içinde ve adli tip raporu bu normal değerlerin içindeki üç ölçüm esas alınarak yazılmış” dedi. Ayrıca Gökçen, değerlerin normal çıktığı ölçümlerin, Çalık hastanedeyken ve cezaevi koşullarından daha iyi bakıldığı zamanlarda yapıldığını söyledi.

CHP'li Gökçe Gökçen: “Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma var"
CHP’li Gökçe Gökçen: “Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma var”

CHP Hukuk Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldiği gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gökçen sağlık sorunlarına rağmen tutukluluğu devam eden Mehmet Murat Çalık ile Tayfun Kahraman’ın durumunu, çözüm süreci komisyonunun faaliyetlerini, CHP’nin yargı gündemini değerlendirdi. 

“Murat Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma var”

13 Ocak’ta ameliyat olup dün (15 Ocak) yeniden cezaevine sevk edilen tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın durumuna dikkat çeken Gökçen, Çalık’ın hükümlü değil tutuklu olduğunu, adli tıp raporu gerekmeden tahliye edilebileceğini vurguladı. Ayrıca Gökçen, Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuruda dikkate alınan adli tıp raporunun da yanıltıcı olduğunu anlattı: 

“AYM kararında bir çelişki var. AYM hem Mehmet Murat Çalık’ın cezaevinde kalmasına bir sakınca olmadığını, hem de sağlığında problemler olduğu için düzenli takip ve tedavi imkanlarının sağlanması gerektiğini ifade ediyor. Bu ikisi bir arada yürütülebilir tespitler değil. Ayrıca adli tıp raporunda bir yanıltma var. Yapılan 16 tane kan ölçümü var, 13’ü normal değerlerin dışında, üçü normal değerlerin içinde ve adli tip raporu bu normal değerlerin içindeki üç ölçüm esas alınarak yazılmış bir rapor.”

Normal değerler gösteren tahlillerin; Çalık’ın hastanede tedavi olduğu, iyi beslenip cezaevine kıyasla iyi koşullarda kaldığı zamanlarda yapıldığını kaydeden Gökçen “Değerleri yükseldiği zamanki ölçümleri esas alıp ‘Uygundur’ diye rapor yazıyorlar” dedi. Gökçen, delilden yoksun ve siyasi bir iddianameyi aylarca beklerken Çalık’ın sağlık durumunun kötüleştiğini ifade ederek “Ailesi her gün nöbet tutuyor, yakından takip ettiler. Yapılan sadece bir belediye başkanına haksızlık değil, artık bir aileye zulmediliyor” diye konuştu.

CHP'li Gökçe Gökçen: “Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma var"
CHP’li Gökçe Gökçen: “Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma var”

Adalet Bakanı’na Tayfun Kahraman tepkisi

Gökçen, MS ataklarına ve sağlığının kötüleşmesine rağmen tahliye edilmeyen Gezi Parkı davası tutuklusu Tayfun Kahraman’ın durumuna da değindi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, Kahraman hakkında adli tıbbın karar vereceği açıklamalarına tepki gösteren Gökçen şunları söyledi

“Adalet Bakanı sanki Anayasa Mahkemesi kararını hiç duymamış gibi konuşuyor. Duyup böyle konuşuyorsa kötü niyetle, hiç duymadıysa çok daha kötü. AYM Tayfun Kahraman’ın ne kadar adaletsiz bir şekilde yargılandığını uzun uzun anlatan bir karar verdi. Bu karar, Tayfun Kahraman’ı Gezi’yi organize etmekle suçlanırken, Gezi’yi organize ettiğini iddia edilen kişilerle daha önce irtibatlı olmadığını, suçlandığı mahalle forumlarında ne karar alındığı iddiasının açılmadığını, ayrıca sorumlu tutulduğu Taksim Dayanışması’nın açıklamalarının barışçıl olduğunu ortaya koydu.”

Tayfun Kahraman’ın bir hasta tutuklu olmasının ötesinde, hak ihlaline uğramış masum bir yurttaş olduğunu vurgulayan Gökçen “Ona yapılan artık sadece Anayasa’nın, hukukun ihlali değil, herkese zarar verebilecek bir kötülük. Hükümlü statüsünde olduğu için adli tıp raporu istenebilir ama Adalet Bakanı’nın sadece buradan bakması meselenin özünü ciddi anlamda kaçırmak demek” dedi

CHP'li Gökçe Gökçen: “Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma var"
CHP’li Gökçe Gökçen: “Çalık’ın adli tıp raporunda yanıltma var”

“Suriye’de yaşananlar, Türkiye’deki çözüm iradesine zarar vermemeli”

TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda bulunan CHP’li Gökçen, ortak rapor yazım sürecinin olumlu ve yapıcı ilerlediğini söyledi ve önerilerini, ortak raporun sistematiğine uygun şekilde güncellemeye devam ettiklerini ifade etti. Bütün partilerinin görüşlerinin yer aldığı bir rapor oluşturma hedefinde ortaklaşıldığını kaydeden Gökçen, “Bizim hedefimiz demokratikleşme adımlarına raporda yer verilmesi; bunların eşzamanlı ve tedbirlerle iç içe ele alınması. Toplumun güvenini artıracak olan da bu. Güveni artırmazsanız çözüm ya mümkün olmaz ya da kalıcı olmaz” diye konuştu. 

Gökçen ayrıca, 2016’da OHAL ile birlikte kanunlaşan kayyum uygulamasının devam etmesinin, beraat kararına rağmen Ahmet Türk’ün ve tahliye edilen Ahmet Özer’in görevlerine iade edilmemesinin de toplumsal güveni zedelediğine dikkat çekti. 

Türkiye’deki sürecin Suriye’de tıkandığı ve komisyonun oyalandığı yorumlarının sorulması üzerine Gökçen, Suriye’deki gelişmelere yakından bakıldığı, bu sebeple çalışmanın yavaşladığı zamanlar olduğunu söyledi. Gökçen “Suriye’de istikrarlı ve demokratik bir düzene geçilebilmesi, barışın kalıcı bir şekilde sağlanabilmesi Türkiye açısından da çok önemli. Ancak Suriye’de yaşanan sorunların, Türkiye’deki çözüm iradesine zarar vermemesini bekleriz” dedi. 

MHP’nin çıkışları taktik gereği mi?

Gökçen, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında yargılamanın tutuksuz devam etmesi ve TRT’den canlı yayınlanması çağrılarını yineledi. Operasyonlar sırasında ortaya atılan iddiaların hiçbirine iddianamede yer verilmediğine dikkat çeken Gökçen “Yalanları iddianamede görmedik ama CHP’ye kapatma tehdidini gördük. CHP kurultayının, ‘Özgür gelecek’ sloganlarının iddianameye konulduğunu gördük. Bu siyasi yargılamayı halk da merak ediyor. Biz davayı takip edip düzenli olarak kamuoyunu bilgilendireceğiz ama hepsini halk kendi gözüyle görsün, kimin haklı olduğuna kendi vicdanıyla karar versin” diye konuştu. 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile kurmaylarının, kayyumlar, tutuksuz yargılama ve TRT’den canlı yayın gibi çıkışlarının neden hayata geçirilmediği, “taktiksel söylemler mi” olduğu sorusuna Gökçen şöyle yanıt verdi: 

“MHP’den bu açıklamaların gelmesi elbette önemli. Ancak kendi iktidar ortaklarından, bu açıklamaların karşılığının gelmiyor olması da Cumhur İttifakı’nın kendi içinde değerlendirmesi gereken bir şey. Bir taktik midir? Olabilir fakat biz siyasetçilerin ağzından çıkana, yaptıkları açıklamalara ve verdikleri oylara göre değerlendirme yaparız. Bize ‘Birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar’ diyorlardı ama biz hem birbirimizin yüzüne bakıyoruz, hem meydanlarda milyonlarla buluşuyoruz. Halka gidip bu yargılamaların gerekçesini anlatamayan Cumhuriyet İttifakı. O yüzden bu tür farklı açıklamalar geliyor olabilir.”

“İzmir davası tamamen siyasallaştı”

Gökçen, kamuoyunda “kooperatif davası” olarak bilinen davada, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu hakkında ikinci kez tutuklama kararı verilmesini, İzmir’deki yargılamanın da tam anlamıyla “siyasalaşmasının” göstergesi olarak yorumladı. Daha önce adli kontrol tedbiriyle tahliye edilen Aslanoğlu yeniden cezaevine gönderilirken, Soyer son duruşma hakkında tahliye kararı verilmesine rağmen serbest bırakılmadı. Gökçen, İstanbul’da olduğu gibi İzmir’de de dava hakimlerinin değiştirilmesine dikkat çekti: 

“5 Ocak’taki duruşma öncesinde mahkeme heyetinde bir hakimin yeri değişti ve yeni görevlendirilen hakim bir hafta bile geçmeden bu davayı görmüş oldu. İstanbul ile karşılaştırdığımızda İzmir’de iddianamenin hızlı çıkmasını olumlu değerlendirmiştik. Bir de tahliye kararları verilebiliyordu. Ancak ikinci tutuklama kararlarıyla Tunç Soyer serbest kalmadı ve Şenol Aslanoğlu yeniden tutuklandı. O yüzden hakim değişiklikleriyle birlikte yorumladığımız zaman davanın gidişatı hakkında önemli soru işaretleri var.”

İlk duruşmanın yapılacağı 9 Mart’tan önce, İBB davasında tahliye beklentileri olup olmadığı sorusuna Gökçen “Aslında çok sanıklı davalarda, özellikle hakkında daha az ceza istenen sanıklar açısından tensip zaptıyla beraber tahliyeler gerçekleşir ancak mahkeme bir kişiyi bile tahliye etmedi. Hukukun gereği başka ama bizim duruşmaya kadar beklentimiz haliyle daha başka” diye yanıt verdi. 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.