Ameliyat bölgesinde gelişen komplikasyonlar nedeniyle İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, kontrollerinin ameliyatın yapıldığı Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’nde yapılmasını istedi. Bu talebin karşılanmaması üzerine Çalık, yeniden cezaevine götürülmek üzere cezaevi aracına bindirildi. Olaya gösterilen tepkilerin ardından Çalık’ı taşıyan cezaevi aracı, Buca Cezaevi kapısından dönerek Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü.

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’nde geçirdiği operasyonun ardından ameliyat bölgesinde gelişen şişlik, kızarıklık ve akıntı şikâyetleri nedeniyle cezaevi revirine başvurdu. 17 Ocak’ta akşam saatlerinde yapılan ilk değerlendirme üzerine 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından muayene edilen Çalık’ın, operasyon bölgesindeki yaranın henüz kapanmadığı, dikişlerin alınmadığı ve enfeksiyon riskinin devam ettiği tespit edildi. Bunun üzerine Çalık, İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Ancak Çalık’ın, bugün ameliyatın yapıldığı Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’nde dikişlerinin alınmasını ve kontrollerinin aynı hastanede yapılmasını talep etmesi üzerine, işlemlerin ardından yeniden cezaevine sevk edildiği öğrenildi.
Murat Çalık yeniden hastaneye sevk edildi
Konuya ilişkin İzmir Şehir Hastanesi önünde açıklamalarda bulunan CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, “Artık yeter. Artık canımıza tak dedi. Artık iş Murat Çalık başkanın hayatına kastetmeye doğru adım adım değil koşar adım gidiyor. Türkiye’de tırnağınız kanasa eğer bir operasyon yapılıyorsa o operasyonu hangi hastanede yaptırıyorsanız o hastanede kontrol olursunuz. O operasyonu hangi doktor yapıyorsa o doktora kontrol ettirilirsiniz” dedi.
Akdoğan, Çalık’ın kanser ile mücadele ettiğini belirterek, “Buna rağmen hastanede değil cezaevinde buna rağmen evinde değil cezaevine götürülüyor İzmir’de Katip Çelebi Hastanesi’nde ameliyat ediliyor. Ancak dikişleri alınacak, kontrolü yapılacak. Hatta iki gün önce gece saatlerinde biliyorsunuz bir sorun yaşadı. Orada bir ödem oldu. Bir su topladı. Yine hastaneye getirilmek zorunda kaldı. Ancak kendi doktoruna götürülmüyor. Yine İzmir Şehir Hastanesi’ne getiriliyor. Size tek sorum var. Aranızdan herhangi biri veya Türkiye’de herhangi bir yurttaşımız ne zaman kontrol için ameliyat edildiği hastaneye değil de başka bir hastaneye götürülmüş ne zaman ameliyat eden doktora değil de başka bir doktora kontrol ettirilmiş? Allah aşkına bunu yaşayan biri varsa bunu bize söylesin” diye konuştu.
Akdoğan, şöyle devam etti:
“Murat Çalık, niçin bunca hastalığına rağmen halen cezaevinde tutuluyor ve tutuklu yargılanıyor diye sorarken Murat Çalık niçin kendi hastanesinde kontrol ettirilmiyor, dikişleri niye kendi doktoruna aldırılmıyor diye sorulan bir noktaya geldik. Bu yapılanlar bir savaş suçlusuna yapılmaz. Murat Çalık bariz, aleni öldürülmek isteniyor.”
Katip Çelebi Hastanesi’ne götürüldü
Öte yandan Çalık’ın Şehir Hastanesi’nden sevk edilmesinin ardından gösterilen tepki üzerine içinde bulunduğu cezaevi aracı Buca Cezaevi kapısından dönerek Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi’ne getirildi.
Ne olmuştu?
Mehmet Murat Çalık, İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında 19 Mart’ta polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Çalık, 23 Mart’ta “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” ve “irtikap” suçlamalarıyla tutuklanmıştı.
İzmir’deki cezaevinde tutuklu bulunan Çalık, cezaevindeyken lenfoma şüphesiyle 4 Temmuz 2025’te ameliyat edildi. Ameliyat sonrası anjiyo da oldu. 8 Temmuz’da da yeniden cezaevine gönderildi.
Cezaevindeki süreç boyunca en az üç biyopsi yapıldı. İlk biyopsi yetersiz çıktı, daha sonra tekrar biyopsi ve kemik iliği biyopsisi gerçekleştirildi.
Anayasa Mahkemesi (AYM), Mehmet Murat Çalık’ın avukatlarının, Çalık’ın sağlık durumunun cezaevi koşullarında tutulmaya uygun olmadığı gerekçesiyle yaptığı başvuruya olumsuz yanıt vermişti.
Kararda, Murat Çalık’ın tahliye edilmesine yönelik tedbir talebinin bu aşamada reddedildiği belirtilmişti. Ayrıca Çalık’ın yaşamının maddi ve manevi bütünlüğünün korunması gerektiği vurgulanmıştı. Ayrıca gerekli tıbbi önlemlerin alınması da tedbir kapsamına alınmıştı.
(ANKA)








