Araştırma: Kadınların yüzde 97’si doğum izni süresini yetersiz buluyor

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) tarafından 81 ilde, 15 bin 44 kadın eğitim çalışanının katılımıyla yaptığı araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Buna göre kadınların yüzde 97’si mevcut doğum izni süresini yetersiz buluyor, yüzde 90’ı doğum izninin doğumdan önce 8, doğumdan sonra 52 hafta olmak üzere toplam 60 haftaya çıkarılmasını talep ediyor.

doğum izni

Eğitim-Bir-Sen tarafından hazırlanan “Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri Saha Araştırması’nın” sonuçları, Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın tarafından sendika genel merkezinde düzenlenen basın toplantısında açıkladı.

Araştırmaya 81 ilden 15 bin 44 kadın eğitim çalışanı katıldı. Araştırmaya katılanlar arasında öğretmenler, akademisyenler, idari personeller ve yöneticiler var.

Doğum izni süresi yeterli mi?

Araştırmanın sonuçlarına göre kadınların yüzde 97’si mevcut doğum izni süresini yetersiz buluyor. Sıdıka Aydın oranlarla ilgili, “Sahadaki kadınlar açıkça şunu söylüyor, ‘Anne olmak istiyorum ama çalışma hayatı buna izin vermiyor. Bu şartlarda annelik sürdürülebilir değil’. Çıkan veri bize şunu göstermektedir, mevcut doğum izni politikası, sahadaki gerçeklikle örtüşmemektedir ve yeniden ele alınması gerekmektedir” dedi.

Araştırmaya katılanların yüzde 93’ü, doğum sonrası izin süresinin artırılması gerektiğini düşünüyor. Yüzde 90’ı doğum izninden önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplam 60 haftaya çıkarılması gerektiğini talep ediyor.

Doğum sonrası izin ne kadar olmalı?

Doğum izin sürelerinin, kadınların doğum sonrası fiziksel iyileşmesini, bebeğin gelişimini ve annenin psikolojik uyum sürecini karşılamakta  yetersiz olduğunu vurgulayan Aydın, “Kadın kamu görevlilerinin doğum sonrası gelir-gider sorununu azaltacak, ‘anne olmak mali kayıp üretiyor’ kaygısını ortadan kaldıracak ve nüfus artışını destekleyen bakış açısıyla uyumlu olacak şekilde; doğum sonrası analık izin süresinin 16 haftadan 60 haftaya yükseltilmesi, sorumluluğun yarısını paylaşan babaların da babalık izin süresinin artırılması gerekmektedir” dedi. 

“Kadınlar doğumdan sonra aynı iş yüküyle karşı karşıya”

Aydın, araştırmaya katılanların yüzde 70’inden fazlasının doğum izni sonrasında işe dönüş sürecinde yeterli destek görmediklerini ifade ettiğini belirtti:

“Kadınlar doğumdan sonra aynı tempoyla, aynı beklentiyle, aynı iş yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum, doğum izninin yalnızca bir süre meselesi değil, kadınların çalışma yaşamında kalıcılığını ve nitelikli istihdamını doğrudan etkileyen yapısal bir unsur olduğunu göstermektedir. Açık uçlu yanıtlar, bu memnuniyetsizliğin nedenlerini daha da görünür kılmaktadır. Kadınlar; doğum ve süt izninin anne sağlığı, bebeğin gelişimi ve aile bütünlüğü açısından yetersiz kaldığını, doğum sonrası dönemin fiziksel ve psikolojik yükünün çalışma hayatı ile dengelenemediğini açıkça ifade etmektedir.”

Kadınların yüzde 81’i doğum izninin iş ve aile hayatı dengesi kurmayı kolaylaştırdığını söylüyor. Ayrıca katılımcıların yüzde 92’si yarı zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesi, yüzde 96’sı ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunması gerektiğini söyledi.

Türkiye’de doğum izni kaç hafta?

Türkiye’de kadınlar doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 olmak üzere toplam 16 hafta izin kullanıyor. Çoğul gebelikte ise doğumdan önceki izin süresine iki hafta ekleniyor ve böylece izin 18 haftaya çıkıyor. Ayrıca kullanılmayan doğum öncesi izni, doğum sonrasına da aktarılabiliyor.

Ne zaman başlar?

Hamileliğin son dönemine yaklaşıldığında doğum izni hakkı kullanılabilir. Türkiye’de bu izin doğumdan önce 8 hafta kala başlar. Yani kadınlar gebeliğin 32. haftasında, sağlık raporuyla birlikte izne ayrılabilir. Eğer doktor onay veriyorsa doğuma üç hafta kalana kadar kadınlar çalışmaya devam edebilir. Bu durumda kullanılmayan beş haftalık izin doğum sonrasına eklenir.

(ANKA)

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.