İngiltere Başbakan Yardımcısı David Lammy, BBC’ye yaptığı açıklamada Donald Trump’ın Grönland’a yönelik askeri güç ve yaptırım tehditlerinden, İngiltere ve Avrupa ülkelerinin egemenlik ve uluslararası hukuk vurgusu sonrası geri adım attığını belirterek, tarafların yeniden müzakere sürecine döndüğünü belirtti.

BBC’nin Radyo Programı “Political Thinking”de konuşan İngiltere Başbakan Yardımcısı David Lammy, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki tehditlerinden geri adım atmasının sebebinin İngiltere’nin Grönland’ın egemenliğini savunması olduğunu söyledi.
David Lammy’e göre, ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere’nin güç kullanma ve ticari yaptırım uygulama ile ilgili endişelerine yanıt verdi.
Başbakan Yardımcısı David Lammy, “Şu an Avrupa ülkeleri tekrar istediğimiz pozisyonda, ve bu bir uzlaşma sürecinin parçası” diye ekledi.
Buna karşın Lammy, Trump’ın ABD’nin Arktik bölge güvenliğinde önemli bir rol oynaması konusundaki kararlılığından ödün vermeyeceğini düşünüyor.
Grönland’ın askeri güç kullanılarak işgal edilmesi yönünde tehditte bulunan Trump, 21 Ocak Çarşamba günü bu söyleminden geri adım attı. Bundan birkaç saat sonra ise, aralarında İngiltere’nin de bulunduğu sekiz yeni ülkeye uygulamayı planladığı yüzde 10’luk ithalat vergisinden vazgeçti.
“ABD’nin Grönland’ı işgal etmeyeceğini biliyordum”
İngiltere Dışişleri Bakanı olarak da görev yapmış olan Başbakan Yardımcısı David Lammy’nin ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile yakın teması var. Lammy, BBC ile bir röportajında Grönland konusuyla ilgili, “Askeri işgalin asla ama asla yapılmayacağını yıllar önce söylemiştim” dedi. Donald Trump’ın yaklaşımının, İngiltere’nin bu konudaki tepkisini ve NATO ülkelerinin yorumunu belirttikten sonra değiştiğini söyledi.
David Lammy şu ifadeleri kullandı:
“Ne yaşandığını hatırlayalım. Donald Trump işgal tehdidini geri çekti. Vergi tehdidinden vazgeçti. Peki neden? Çünkü yakın müttefiki İngiltere ve Avrupa’daki diğer partnerleri durumla ilgili şikayette bulundu.”
Trump: “Büyük salaklık”
Donald Trump, 20 Ocak 2026’da kendi sosyal medya hesabı üzerinden Keir Starmer’ın İngiltere’ye bağlı Chagos Adaları’nı Mauritus’a devretme kararını “büyük salaklık” olarak adlandırmıştı. Bu eylemin, ABD’nin Grönland’daki askeri gücünü artırması gerektiğini gösterdiğini iddia etmişti.
Chagos adaları meselesi
Chagos takımadaları; İngiltere’nin yaklaşık 9 bin 300 kilometre güneydoğusunda ve Mauritius’un yaklaşık 2 bin kilometre kuzeydoğusunda bulunuyor. 1814 tarihli Paris Antlaşması kapsamında Mauritius ile birlikte İngiltere toprağı hâline geldi. Ada grubu, 1965 yılında Birleşik Krallık Hint Okyanusu Toprağı (British Indian Ocean Territory) olarak tanımlandı ve 1968’de bağımsızlığını kazanan Mauritius’tan ayrıldı. O dönemde yapılan anlaşmaya göre, adaların İngiltere’nin savunması için artık gerekli olmaması hâlinde Mauritius’a iade edilmesi öngörülüyordu. Adaların en büyüğü olan Diego Garcia’da Birleşik Krallık ve ABD’ye ait ortak bir askeri üs inşa edildi. Bunun sonucunda yerinden edilen nüfusun bir kısmı Mauritus’a, bir kısmı ise İngiltere’ye yerleşti.
Mauritus, 1980’lerden beri Chagos takımadası üzerinde egemenlik hakkını savunuyor.
2019’da Uluslararası Adalet Divanı’nı bağlayıcı olmayan bir kararında, Mauritius’a 1968’de bağımsızlık tanınırken sömürgesizleşme sürecinin hukuka uygun şekilde tamamlanmadığını belirtti. Mahkeme, Birleşik Krallık’ın takımadalar üzerindeki yönetimini ‘mümkün olan en kısa sürede’ sona erdirmesi gerektiğini vurguladı.
Trump, Keir Starmer’ın İngiltere’ye bağlı Chagos Adaları’nı Mauritus’a devretme kararını “büyük salaklık” olarak adlandırmıştı. Trump, Keir Starmer’ın bu kararını, Grönland’ı kontrol altına almak istemesinin nedenlerinden biri olarak öne sürüyor. Bu eylemin, ABD’nin Grönland’daki askeri gücünü arttırması gerektiğini gösterdiğini iddia ediyor.
Derleyen: Berfin Ada Özbak







