İmamoğlu’nun avukatı Pehlivan’dan diploma davası mahkemesine: “Hukukta ısrar etmek, sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya mâl olabilir”

Avukat Mehmet Pehlivan, tutuklu bulunduğu için katılmadığı Ekrem İmamoğlu’nun diploma davası için esasa ilişkin beyanını, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ne yazılı olarak sundu. Davalının, davayı açan avukatın tutuklanmasının, mahkeme heyetinin görev yeri değişikliklerinin tesadüf olmadığını vurgulayan Pehlivan, heyete “Hukukta ısrar etmek; bazen sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya, bazen de bir hapishane hücresinden avukatlık yapmaya mâl olabilir. Israr edenler dün vardı, tıpkı bugün olduğu gibi, tıpkı yarın da olacağı gibi” diye seslendi.

İmamoğlu’nun avukatı Pehlivan’dan diploma davası mahkemesine: “Hukukta ısrar etmek, sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya mâl olabilir”
İmamoğlu’nun avukatı Pehlivan’dan diploma davası mahkemesine: “Hukukta ısrar etmek, sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya mâl olabilir”

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, diplomasının iptaline karşı açtığı dava İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde, 15 Ocak’ta görüldü. Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesi karşısında yapılan duruşma, ilk kez bir idare mahkemesi davasının cezaevinde görülmesi olarak da kayda geçti. 

İmamoğlu’nun tutuklu bulunan avukatı Mehmet Pehlivan, duruşmaya katılamadığı için esasa ilişkin beyanını yazılı olarak mahkemeye sundu. Pehlivan, bugün (23 Ocak) sunduğu dilekçede, davaya konu olan diploma iptalinin idari süreçlerini takip ettiğini, dava dilekçesini yazdığını ancak avukatlık faaliyetleri nedeniyle tutuklandığı için duruşmasına katılamadığını ve beyanını hapishane hücresinden yazdığını vurguladı.

“Hâkimlere vicdanlarıyla karar vermeleri çağrısı yapmayı bırakalı bir hayli oldu”

Diploma iptalinin 18 Mart 2025 akşamı ilan edilme şeklini hatırlatan ve davacının, davayı açan avukatın tutuklu olduğunu, tensibi yapan mahkeme heyetininse görev yerlerinin değiştirildiğini belirten Pehlivan şu ifadeleri kullandı:

“Tüm bunların tesadüf olmadığı herkesin malumu olduğundan açıkça yazılmasında da bir beis olmadığı kanaatindeyim. İşte siz Sayın Mahkemeniz de bu tesadüf olmayan gelişmelerin ışığında karar vereceksiniz. Doğru ya da yanlış bir karar olacak. Hâkimlere vicdanlarıyla karar vermeleri çağrısını yapmayı bırakalı bir hayli oldu. Zaten hak ve özgürlükler, hâkim de olsa avukat da olsa bir kimsenin vicdanına, merhametine bırakılmamalı. Bu sözleri Heyetinizin vicdanını sorgulayan bir yerden söylemiyorum. Yalnızca hakkın ve özgürlüğün, adil olmanın ne büyük nimet olduğunu öğrendiğim bir yerden söylüyorum. Haksız ve özensiz bir kararla tutukluluğu devam ettirilen bir hukukçu olarak söylüyorum.”

“Hukukta ısrar sürgüne, tutuklanmaya mâl olabilir”

Pehlivan, esasa ilişkin beyanlarına geçmeden önce “Bilmenizi isterim ki, hukukta ısrar etmek; bazen sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya, bazen de bir hapishane hücresinden avukatlık yapmaya mâl olabilir. Israr edenler dün vardı, tıpkı bugün olduğu gibi, tıpkı yarın da olacağı gibi” değerlendirmesini yaptı.

İmamoğlu’nun avukatı Pehlivan’dan diploma davası mahkemesine: “Hukukta ısrar etmek, sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya mâl olabilir”
Mehmet Pehlivan “diploma davası” için verdiği yazıda ne dedi?

“Davalı idarenin beyanı bir itiraf”

Pehlivan, davalı konumdaki İstanbul Üniversitesi avukatının savunmasında “Davacının fiillerinde kusurlu olmadığı, sunduğu belgelerin gerçek ve yasaya uygun olduğu, kriterleri karşıladığı, hileli veya dürüstlüğe aykırı bir davranışı olmadığı” yönünde beyanda bulunduğunu belirtti. “Davalı idarenin bu beyanı bir itiraftır” diyen Pehlivan, mahkemenin doğru, geçerli ve usule uygun bir başvuru hakkında karar vereceğine dikkat çekti.

Üniversitenin, yatay geçiş kontenjanının artırılmasının “açık hata”ya neden olduğunu savunması üzerine “açık hata” kavramını irdeleyen Pehlivan, her hatanın “açık hata” varmış gibi idarenin işleminin geri alınamayacağını izah etti:

“Kontenjan artırımı ‘açık hata’ tanımına uymaz. Öğrenci doğru, gerçek ve kriterleri karşılayan belgelerle başvurmuştur ve kabul edilmiştir. İlk bakışta görülen, net olan budur. Bir hatanın tespiti için derinlemesine idari inceleme, teftiş raporu, makam görüşü alınması gerekiyorsa, o hata için ‘açık hata’ denilemez. Nitekim kontenjanın usule aykırı artırılıp artırılmadığı ancak idari denetimler veya soruşturmalar sırasında ortaya çıkabilecek teknik bir konudur.”

“Açık hata tartışması, üniversitenin işlemine hukukilik görünümü kazandırma çabası”

Yatay geçiş işleminin 2020 ve 2024’te incelendiğini ve açık hata olsaydı bu incelemelerde görüleceğini savunan Pehlivan, “Açık hata tartışması, üniversitenin haksız ve hukuksuz bir işlemine hukukilik görünümü kazandırma çabasından ibarettir. Üniversite Yönetim Kurulu’nda değilse bile, mahkemede yenilmeye mahkûm bir tartışmadır” dedi.

Pehlivan, konuyla ilgili Danıştay içtihadından örnekler de verdi ve dilekçesini şu sonuca vararak noktaladı:

“Yatay geçiş işlemi kurul tarafından kabul edilmiştir. Buna karşın dava konusu işlem birden fazla teftiş süreci sonucunda tesis edilmiş olup açık hata olamayacağı şüphesizdir. Öte yandan idare hukukunda ‘yokluk’, idari işlemin kurucu unsurlarındaki çok ağır ve bariz sakatlıkları ifade eder. Kabul anlamına gelmemekle, kontenjan artırımındaki usulsüzlük bu ağırlıkta değildir. Var olan bir yetkinin hatalı kullanımı işlemi yok kılmaz; yalnızca iptal edilebilir kılar. Şekli eksiklikler, işlemi yoklukla malul hâle getirmez ve hatta çoğu zaman işlemi sakatlamayan aykırılıklar olarak görülür. Davalı idarenin dava konusu işlemde kamu yararı, idarenin istikrarı ilkesini gözetmediği gibi aşamalardaki savunmalarına itibar etmek mümkün değildir.”

Avukat Mehmet Pehlivan, tutuklu bulunduğu için katılmadığı Ekrem İmamoğlu’nun diploma davası için esasa ilişkin beyanını, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ne yazılı olarak sundu. Davalının, davayı açan avukatın tutuklanmasının, mahkeme heyetinin görev yeri değişikliklerinin tesadüf olmadığını vurgulayan Pehlivan, heyete “Hukukta ısrar etmek; bazen sürgün bir adliyede hâkimlik yapmaya, bazen de bir hapishane hücresinden avukatlık yapmaya mâl olabilir. Israr edenler dün vardı, tıpkı bugün olduğu gibi, tıpkı yarın da olacağı gibi” diye seslendi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.