Minneapolis’te ICE ajanlarının açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden Alex Pretti’nin ölümünün ardından krizi sert açıklamalarıyla tırmandıran Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino’nun görevinden uzaklaştırılması, Trump yönetiminin söylem değişikliğinin sembolü haline geldi. Beyaz Saray, ilk açıklamalardaki sert dili terk ederek sorumluluğu Demokratlara yüklemeye başladı.
ABD’de federal göçmenlik görevlilerinin Minneapolis’te yoğun bakım hemşiresi Alex Pretti’yi (37) vurarak öldürmesi, yalnızca bir güvenlik müdahalesi tartışmasını değil, Trump yönetiminin göç politikası etrafında şekillenen daha geniş bir siyasi krizi tetikledi.
Krizin merkezindeki isim ise operasyonun yüzü haline gelen Sınır Devriyesi Komutanı Gregory Bovino oldu.
Olayın hemen ardından yapılan açıklamalar, Beyaz Saray’ın alışıldık “inkâr et ve saldır” refleksini yansıttı. Ancak kısa süre içinde internete düşen görüntüler, bu anlatının sürdürülemez olduğunu ortaya koydu. Bunun üzerine Trump yönetimi, sahadaki sert dili yumuşatmak ve sorumluluğu farklı bir siyasi çerçeveye taşımak zorunda kaldı.
Krizi tırmandıran dil: “Katliam planlıyordu”
Alex Pretti’nin öldürülmesinin ardından ilk ve en sert açıklamalar Bovino’dan geldi. Bovino, Pretti’nin federal ajanları “katletmeyi planladığını” ve “maksimum zarar vermek istediğini” öne sürdü. Bu söylem, Pretti’yi kamuoyunda bir “iç terörist” olarak çerçevelemeyi hedefliyordu.

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem de benzer bir çizgide, Pretti’nin “zarar vermek istediğini” ve elinde silah bulunduğunu savundu. Trump’ın kıdemli danışmanlarından Stephen Miller ise Pretti’yi “olası suikastçı” olarak tanımladı.
Ancak bu anlatı, olay yerinden paylaşılan çok sayıda video ile hızla sorgulanmaya başladı. Görüntülerde Pretti’nin elinde silah değil cep telefonu olduğu, federal ajanları kaydettiği ve yere itilen bir kadına yardım etmeye çalıştığı görülüyordu. Pretti’nin ailesi, yönetimi “mide bulandırıcı yalanlar” yaymakla suçladı.
Bu noktadan sonra, krizi büyütenin yalnızca bir ölüm değil, Bovino’nun kurduğu dil olduğu giderek daha görünür hale geldi.
Bovino görevinden uzaklaştırıldı, Homan geldi
Video kayıtlarının yayılması ve yerel yetkililerden gelen sert tepkiler, Bovino’nun söylemini Washington için bir siyasi yük haline getirdi. Minneapolis Polis Şefi Brian O’Hara, yüzlerce şiddet vakasında silah kullanılmadan gözaltı yapıldığını hatırlatarak, “Bu sürdürülebilir değil” dedi.
Cumhuriyetçi kanattan da rahatsızlık sinyalleri geldi. Vermont Valisi Phil Scott, federal müdahaleyi “kabul edilebilir kamu güvenliği ve kolluk uygulamalarının başarısızlığı” olarak tanımlarken, Utah Senatörü John Curtis, Noem’in açıklamalarını “erken ve güven zedeleyici” buldu.

Bu atmosferde Beyaz Saray, sahadaki yüzü değiştirme yoluna gitti. Başkan Donald Trump, “sınır çarı” olarak bilinen Tom Homan’ı Minneapolis’e gönderdiğini açıkladı. Homan’ın, daha önce Demokrat Başkan Barack Obama döneminde de göç ve sınır dışı politikalarında görev yapmış olması, bu hamlenin bir hasar kontrolü olarak okundu.
Bovino’nun ve bazı federal ajanların kentten ayrılması, resmî olarak bir görevden alma olarak sunulmadı. Ancak sahadaki rolünün sonlandırılması, Trump yönetiminin krizden uzaklaşma isteğinin açık bir işareti olarak değerlendirildi.
Beyaz Saray’da söylem değişikliği
Bovino’nun geri çekilmesiyle eş zamanlı olarak, Beyaz Saray’ın dili de değişti. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “olası suikastçı” söylemini tekrar etmekten kaçındı ve bağımsız bir soruşturma vurgusu yaptı.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda Pretti’nin ölümünü “trajik” olarak nitelendirdi ancak sorumluluğu bu kez “Demokratların yarattığı kaos”a bağladı.
Trump ayrıca Minnesota Valisi Tim Walz ve Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey ile görüştüğünü duyurdu. Taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak tanımlarken, federal ajanların sayısının azaltılması ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi ihtimali gündeme geldi.

Göç politikası için siyasi risk
Minneapolis’te yaşananlar, Trump’ın göç politikalarının sahadaki maliyetini ve siyasi risklerini görünür kıldı. Alex Pretti’nin öldürülmesi, Demokratların Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) uygulamalarına yönelik eleştirilerini sertleştirmesine yol açtı. Senato Demokratları, İç Güvenlik Bakanlığı’na ayrılan fonları bloke etme kararı alarak yeni bir kısmi hükümet kapanması ihtimalini gündeme taşıdı.
Kentte ise gerginlik sürüyor. Pretti için düzenlenen anma törenleri ve ICE karşıtı protestolar devam ederken, Minneapolis Trump yönetiminin agresif göç politikalarının en somut sınav alanlarından biri haline gelmiş durumda.
Kaynak: BBC






