Aziz İhsan Aktaş’ın belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan dava Silivri’de görüldü. CHP’li belediye başkanları ilk kez hâkim karşısına çıktı. Duruşma 28 Ocak’ta devam edecek. Muhabirimiz Fırat Fıstık Silivri’den bildirdi. Editörlerimiz gelişmeleri canlı anlatım sayfamızdan aktardı. İşte ilk gün yaşananlar.
- Duruşmaya saatler kaldı: Aziz İhsan Aktaş davasında mahkemeden “savunmalarını İstanbul dışında alın” talimatı
- Örgüt lideri serbest, “üyesi” tutuklu Aziz İhsan Aktaş davası: İlk duruşma öncesi bilmeniz gerekenler
Duruşma yarın devam edecek
Kimlik tespitinin yapılmasının ardından iddianamenin özeti okundu.
Duruşma yarın devam edecek.
Topluluk yöneticimiz Aliye Altınışık'tan size mesaj var:
Medyascope olarak senin desteğine ihtiyacımız var.
Abonelik paketlerimizden birini seçebilir ya da “Sen Belirle” seçeneğiyle dilediğin miktarda ödeme yapabilirsin
Özgür Çelik: "Nasıl geçmişte kumpas davaları çöktüyse, bu davalar da çökecek"
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin, "Nasıl geçmişte kumpas davaları çöktüyse, bu davalar da çökecek ve Türkiye rahat bir nefes alacak" dedi.
Çelik, "Aziz İhsan Aktaş davası"nı, ANKA Haber Ajansı'na değerlendirdi.
Özgür Çelik, duruşmada, Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Adana’daki ilçe belediye başkanları Oya Tekin ve Kadir Aydar, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve ilçe belediyelerinin bürokratları ile belediye emekçilerinin yargılandığını hatırlattı. Çelik, şunları kaydetti:
Bu davanın sebebi nedir? Konuşmamın başında Cumhuriyet tarihimizin en büyük kumpas davalarından biri dedim. Bu davanın açık sebebi şudur, Cumhuriyet Halk Partisi, 31 Mart seçimlerinde Türkiye’nin birinci partisi oldu. CHP birinci parti olunca, Ankara’da birileri 'eyvah' dedi. Çünkü uzun yıllar Türkiye’yi muhtaçlaştırma politikasıyla yönettiler. Belediyeler eliyle yaptıkları sosyal yardımlarla, hizmetlerle vatandaşla bir gönül bağı kurdular. CHP belediyelerin büyük kısmını kazanınca, 'Eyvah, CHP şimdi yurttaşla yerel yönetimler eliyle bağ kuracak, vatandaşa hizmet edecek ve ilk genel seçimde iktidardan olacağız' diye düşündüler. Bunun için önce tasarruf tedbirleri genelgesiyle başladılar, 'Şunu yapamazsın, bu hizmeti veremezsin.' Baktılar bu genelge başkanları durdurmadı, finansman baskısına başladılar. İller Bankası’ndan belediyelere gelen payların yüzde 50-60’ını kestiler; vergi ve SGK kesintileri yaptılar. Belediyeleri borçlandıranlar onlardı. CHP birinci parti olunca bu kez İller Bankası paylarını kesmeye başladılar. 'Hizmet edemesin, maaş ödeyemesin' diye düşündüler. Baktılar ki finansman baskısıyla da durduramıyorlar, yargı tacizine başladılar. Belediye başkanlarımıza şafak operasyonları düzenlediler, gözaltına alıp tutukladılar.
Şu anda cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu ve yurdun dört bir yanında 16 belediye başkanımız tutsak vaziyette. Büyükşehir ve ilçe belediyelerimizin liyakatli, birikimli bürokratları cezaevinde. Bu davalarla en temelde CHP’nin vatandaşa hizmet etmesini engellemek ve iktidar yürüyüşünü durdurmak istiyorlar. Bununla birlikte sadece CHP değil, toplumun tamamını 360 derece kuşatan bir süreçle karşı karşıyayız. Gazeteciler tutuklanıyor, gerçekleri yazanlar cezaevine konuluyor. İtiraz eden öğrenciler, iş dünyası temsilcileri, sendika yöneticileri gözaltına alınıyor. Sanat camiasına gözdağı veriliyor. CHP’nin kurumsal kimliğine davalar açılıyor. Bunların hepsi bir bütünün parçası. İddianamelerde ne diyorlar? 'Cumhuriyet Halk Partisi kapatılmalıdır' diyorlar. Belediye başkanlarımızı ve cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nu neyle suçluyorlar? Seçim kazanmakla, belediye seçimlerini kazanmakla ve CHP kurultayında değişimi gerçekleştirmekle suçluyorlar.
"İktidarlarını kaybetmekten korkuyorlar"
Çelik, Türkiye kamuoyunun "Aziz İhsan Aktaş davası"nı kumpas olarak değerlendirdiğini belirterek, "Türkiye toplumu bu uygulamaların karşısında. Kamuoyu çok net bir biçimde bu davaların kumpas olduğunu biliyor. Operasyonları hâlâ sürdürüyorlar. Kaybettikçe zalimleşiyorlar; ailelere zulmediyor, mal varlıklarına el koyuyor, emekli maaşlarına tedbir koyuyorlar. Bunun tek sebebi var, korkuyorlar, iktidarlarını kaybetmekten korkuyorlar. Ama korkunun ecele faydası yok. Er ya da geç sandık milletin önüne gelecek ve millet gereken cevabı verecek. Nasıl geçmişte kumpas davaları çöktüyse, bu davalar da çökecek ve Türkiye rahat bir nefes alacak" diye konuştu.
Özgür Çelik, tutuksuz iş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın duruşmaya korumalarla gelmesine ilişkin de şunları söyledi:
Arkadaşlarımızı suç örgütü üyeliğiyle suçluyorlar. Ortada büyük bir çelişki var. Suç örgütü lideri denilen kişi elini kolunu sallayarak dolaşıyor, korumalarla buraya gelebiliyor. Ama milyonlarca insanın oyuyla seçilmiş belediye başkanları gözaltında, kötü koşullarda tutuluyor ve aylarca cezaevinde bekletiliyor. Hâlâ iddianamesi yazılmayan arkadaşlarımız var. Sayın Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu neredeyse bir yılı buldu; tutuklu olduğu davalardan hâkim karşısına çıkmadı. Rıza Akpolat bir yılı aşkın süredir tutuklu. Adana Belediye Başkanı neden İstanbul’da yargılanıyor? Adıyaman Belediye Başkanı neden Adıyaman’da değil? Gaziosmanpaşa dosyası ayrıldı, iddianame yazılmadı. Büyükçekmece, Bayrampaşa, Şile, Şişli'nin iddianameleri yazılmadı. Arkadaşlarımız 8-10 aydır cezaevinde ama iddianame yok. Buna karşın 'suç örgütü lideri' denilen kişi korumalarla duruşmaya geliyor. Bunu Türk halkının ve ülkemizin vicdanına havale ediyoruz.
Duruşma başladı
Fırat Fıstık'ın aktardığına göre mahkeme devam ediyor. Heyet oybirliğiyle tefrik ve yetkisizlik taleplerini reddetti.
Mahkeme başkanı, "İçtihatların ucu açık. Sanıklar hakkında yetkisizlik kararı verdiğimizde diğer mahkemelerde tanık olarak dinlenecek. Bu yüzden de reddettik" diyerek, ret talebini açıkladı.
Mahkeme daha sonra kimlik tespitine geçti.
Gelirleri sorulurken; Esenyurt Belediyesi'nde çalışanlar tutuklu oldukları için gelirlerinin de ellerinden alındığını söyledi.
Zeydan Karalar da "Belediye başkanı olduğunuz için maaşınız 300 bin mi?" sorusuna, "Zamla birlikte herhalde "360-370 olmuştur" dedi.
Rıza Akpolat ise, "Tüm malvarlığıma el konulduğu için şu an gelirim yok" dedi.
Ahmet Özer, kimlik tespitindei, "Geçen hafta hukuk katliamıyla ceza verildi. Bu ceza sonucu kesinleşmiş bir durumum olmadığından dolayı adli sicil kaydım yoktur" diye konuştu.
Topluluk yöneticimiz Aliye'den sizlere bir mesaj var:
Medyascope WhatsApp haber kanalına hâlâ katılmadınız mı? Son dakika gelişmeleri, özel röportajlar ve canlı yayın hatırlatmaları telefonunuzda.
Savcı, görevsizlik, yetkisizlik, tefrik ve diğer usulü taleplerin reddedilmesini istedi.
Duruşmaya bir saat ara verildi. Mahkeme başkanı "Sanıklar geldiğinde gürültü koparsa izleyicisiz devam ederiz" dedi
Fırat Fıstık'ın aktardığına göre avukatlar tefrik talebinde bulunuyor.
Editör notu: Tefrik talebi, davaların ayrılması ya da davalarla ilgili işlemlere ayrı şekilde devam edilmesi anlamlarına gelir.
Aktaş'ın avukatlarından açıklama: "Koruma ordusuyla girmedi"
Aziz İhsan Aktaş'ın korumalar ile Silivri'ye gelmesi tepki çekti. Bunun üzerine Aktaş'ın avukatı şu açıklamayı yaptı:
Aziz İhsan Aktaş koruma ordusuyla girmedi. Suikast girişiminden kaynaklı devletin sağladığı korumalar. bu, bazı gazetecilerin, kişilerin karalamasıdır.
Fırat Fıstık'ın duruşmadan notları:
Duruşma bir ay sürecek. Tutukluluk ilk duruşma sonunda, yani tahmini şubat ayı sonunda değerlendirilebilir ve bazı tahliye kararları çıkabilir.
Aziz İhsan Aktaş davasında önce bazı talepler değerlendirilecek.
Daha sonra ilk olarak tutuklu sanıklara söz verilecek. Aralarında beş CHP'li belediye başkanı var.
İfadeler sonrası avukatlar savunma yapacak.
Belediye başkanları duruşma salonunda
Medyascope muhabiri Fırat Fıstık'ın aktardığına göre Zeydan Karalar "Adana gibi başkan" sloganları ile girdi.
Seyirciler, tutuklu belediye başkanlarının adlarının da bulunduğu sloganlar attı, belediye başkanlarını dakikalarca ayakta alkışladı. Belediye başkanları da kendilerini desteklemeye gelenleri el sallayarak selamladı.
Görevli jandarma ekipleri sloganlar kesilmezse duruşma salonunu boşaltacaklarını ifade etti.
Feti Yıldız: "Keşke mevzuat müsait olsa da duruşmalar televizyonlarda canlı yayınlanabilseydi"
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Aziz İhsan Aktaş davası öncesi sosyal medya hesabından açıklama yayımlandı. Yıldız, "Keşke mevzuat müsait olsa da duruşmalar televizyonlarda canlı yayınlanabilseydi" dedi:
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılanmasına bugün başlanıyor. Keşke mevzuat müsait olsa da duruşmalar televizyonlarda canlı yayınlanabilseydi. Vatandaş daha çok bilgi sahibi olurdu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü 'suçtan zarar gören', 19 kişi 'mağdur', 40'ı tutuklu 200 kişi ise 'şüpheli' olarak yer alıyor.
Şüphelilerden Aziz İhsan Aktaş'ın 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 42 farklı fiilden 'ihaleye fesat karıştırma', 4 farklı fiilden 'edimin ifasına fesat karıştırma', 5 farklı fiilden 'resmi belgede sahtecilik', 21 farklı fiilden 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 10 farklı fiilden 'rüşvet verme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'gerçeğe aykırı fatura düzenleme' suçlarından, 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı şüpheli Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden 'ihaleye fesat karıştırma' ve 'rüşvet alma' suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması, Esenyurt Belediye Başkanı şüpheli Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Seyhan Belediye Başkanı şüpheli Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı şüpheli Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı şüpheli Zeydan Karalar görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin 'rüşvet alma' suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Beşiktaş Belediye Başkanı şüpheli Rıza Akpolat'ın 'suç örgütüne üye olma', 26 farklı fiilden 'ihaleye fesat karıştırma', 3 farklı fiilden 'resmi belgede sahtecilik', 19 farklı fiilden 'özel belgede sahtecilik', 'kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık', 4 farklı fiilden 'rüşvet alma', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'haksız mal edinme' suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği malvarlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.
Mahmut Tanal'dan tepki
Bu arada duruşmayı izlemek üzere Silivri'ye gelen CHP Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından şunları yazdı:
704 yıl ile yargılanan, örgüt lideri olduğu iddia edilen bir sanık; VIP’ten adliyeye giriyor. Milletvekilleri bile bu VIP girişini kullanamıyor. Üstelik 15 kişilik korumayla, Silivri Adliyesi’nde duruşmaya katılıyor. Bu, Türk yargılama tarihinde bir ilk. Soruyoruz: Tutuklanması gereken bir sanık VIP’ten giriyorsa, bu adil yargılama mıdır? Hukukta VIP yoktur. Ceza yargılamasında ayrıcalık olmaz. Bu tablo yargının tarafsızlığına değil, çifte standarda işaret eder. Bu düzen adalet üretmiyor. Bu düzen ayrıcalık üretiyor.
Sanıklara en fazla 3 avukat
Mahkeme her sanığın en fazla üç avukatla temsil edilebileceğini, telefon ile sesli ya da görüntülü kayıt yapabilen cihazların duruşma salonuna alınmayacağını bildirdi.
Kurallara uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağı belirtildi.
Basına 25 kişilik kontenjan ve güvenlik değerlendirmesi şartı
Mahkeme heyeti, duruşma öncesinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Ceza İnfaz Kurumu, Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı ve Silivri İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazdı. Mahkeme, duruşmalar için kapsamlı güvenlik ve düzen tedbirleri belirleyerek ilgili kurumlara bildirdi. Buna göre, duruşma salonuna girişler kartla yapılacak; sanıklar, vekilleri ve müdafileri öncelikli olarak salona alınacak. Tanıklar ise ifade verecekleri celseye kadar salon dışında bekletilecek.
Basın mensupları için duruşma salonunda 25 kişilik kontenjan ayrıldı. Bu kontenjanın 20’si ulusal, 5’i yabancı basın temsilcilerinden oluşacak. Gazetecilerin duruşma salonuna girebilmesi için önceden akreditasyon başvurusu yapmaları ve güvenlik değerlendirmesinden geçmeleri gerekecek. Aynı medya grubuna bağlı yayın organları tek basın kuruluşu sayılacak ve her gruptan yalnızca bir temsilci kabul edilecek.
Salonda yer bulunmaması hâlinde, kontenjan dışında kalan basın mensuplarının her bir yayın organından birer temsilcisi, duruşmayı bina içerisinde oluşturulan ve yargılamanın ekrandan yansıtıldığı bölümden takip edebilecek.
Bazı isimlerin savunması şehir dışından alınacak
Duruşmanın ilk gününün kimlik tespiti işlemleriyle geçmesi bekleniyor. Mahkeme heyetinin düzenlediği tensip zaptına göre, kimlik tespitinin ardından ilk olarak tutuklu sanıkların savunmaları alınacak.
Mahkeme tarafından dün, duruşmaya saatler kala gönderilen müzekkerede; tutuksuz yargılanan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında bulunduğu 22 sanığın, bulundukları şehirlerden duruşma salonuna bağlanarak savunma yapacağı belirtildi.
Tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin: "Bu hafta koğuşta duruşması olan tek kişi benim"
Tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, dava öncesinde sosyal medya hesabından açıklama yaptı:
Uzun iddianame bekleyişleri koğuşlarda sancılıdır. Günlük 'Günaydın!', 'Nasılsın?' gibi rutinlerin arasında İddianame ne oldu? Tensip düzenlendi mi? Tensipte tahliye bekliyor musun? Duruşma gününe ne kadar kaldı? gibi sorular da vardır. Duruşma haftası geldi mi, koğuşta herkes bilir. O hafta yalnızca sanık değil, bütün koğuş yargılanır.
Tutuksuz yargılama, tahliye temennileri, dualar başlar. Aylar sonra ilk kez özgürlüğe açılabilecek bir kapı ihtimaliyle, insanlar aynanın karşısına geçip kendi yüzlerini yeniden hatırlar. Tatlı bir telaş sarar koğuşu. Bakım grupları kurulur: kuaför, fön, makyaj… Ne giyilecek? Ceket var mı? Ayakkabı geldi mi? Hep bir şeyler eksiktir.
Bu hafta koğuşta duruşması olan tek kişi benim. Sekiz ay sonra benim için başladı bu telaş. Saçlar boyanıyor, fön çekiliyor. 'Tahliye ceketi' konuşuluyor. 'Başkanım,' diyorlar, 'Evrim’in tahliye ceketini giy. Geçen hafta Ayşe onu giydi ve tahliye oldu.' Bir de tahliye sonrası var: yatakların ve siyah çöp poşeti içerisine konulan eşyaların kapı önüne konulması, görevlilerin beklenmesi… Umarım bir gün, o coşkuyu da anlatabilirim.
Aziz İhsan Aktaş Silivri'de
Aziz İhsan Aktaş duruşma için Silivri'de. Aktaş gazetecilere şunları söyledi:
Ben buraya poz vermeye gelmedim. Çok doğal bir şekilde duruyorum. Adalet mülkün temelidir. İlk gün söylediğim gibi, kaçmadım, buradayım, söyleyeceklerimi tekrarlayacağım.
Aziz İhsan Aktaş duruşma için Silivri'de: "Ben buraya poz vermeye gelmedim. Çok doğal bir şekilde duruyorum. Adalet mülkün temelidir. İlk gün söylediğim gibi, kaçmadım, buradayım, söyleyeceklerimi tekrarlayacağım"
Gelişmeler canlı anlatım sayfamızda: https://t.co/kHT2f8lgrP pic.twitter.com/PWwUt52gdg
— Medyascope (@medyascope) January 27, 2026
Hangi CHP'li belediye başkanları bu davada yargılanıyor?
- Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat
- Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar
- Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere
- Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer
- Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara
- Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar
- Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin







