Konuşmazsak Olmaz (8 – Bölüm 2) | Ahmet Şık: “Herkes ortadaki taşı konuşuyor ama taşın altına elini kimse sokmak istemiyor”

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık, Medyascope’ta iktidar içindeki taht savaşlarının sürüp sürmediğini, Türkiye’deki yolsuzlukların nedenlerini, 19 Mart sürecinde ve sonrasında muhalefetin verdiği sınavı, Ekrem İmamoğlu’nun siyasi geleceğini ve toplumsal muhalefetin Türkiye’deki önemini anlattı. Önümüzdeki süreçte toplumsal muhalefetin rolünün belirleyici olacağını vurgulayan Şık, “Herkes ortadaki taşı konuşuyor ama taşın altına elini kimse sokmak istemiyor. Türkiye’nin en büyük sorunu bu” dedi.

Daha önce iktidar içinde taht savaşları olduğunu iddia eden Ahmet Şık, bu savaşların sürdüğünü ancak şu anda rölantide olduğunu söyledi. Şık, sözlerine şöyle devam etti:

“Mehmet Akif Ersoy neden içeride? Mehmet Akif Ersoy’la ilgili suçlama; uyuşturucu kullanmak, uyuşturucuya yer temin etmek ve çete suçlaması. Aralarında içeride olmasının en büyük sebebi çete suçlaması. Çete suçlaması dışında, Mehmet Akif Ersoy’a 10 yılı aşan ceza uygulanabilecek herhangi bir suçlama yöneltilmiyor. Dört kişi bu suçtan tutuklandı. Dördünün birbiriyle ilişkisi, telefon trafiği de yok. Önceden hazırlanmış, gizli tanık ibaresi altında dolaşıma sokulan bir metinle birtakım siyasi hesapları kapatmak için bir suçlama uyduruldu. Eğer yanılıyorsam çıksın savcılık açıklasın. Kim mağdurmuş burada, bu çete suçlamasından?”

“Süleyman Soylu, İstanbul Başsavcılığı’yla çok sert bir konuşma yaptı”

Ahmet Şık, hedefte olan isimleri Hakan Fidan, Numan Kurtulmuş, Ömer Çelik ve Süleyman Soylu olarak sıraladı. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ismi, Mehmet Akif Ersoy’un tutuklandığı soruşturmada gizli tanık ifadesinde geçmişti. Soylu bu iddiaları yalanlamıştı. Şık, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Süleyman Soylu, İstanbul Başsavcılığı’yla çok sert bir konuşma yaptı. Özellikle bunun buraya konulmasını mesele haline getirdi. Bunu kendince hakkı olarak görüyor. Kendisinin özellikle hedef alındığını ve bunun savcılık kanalıyla yapıldığını söylüyor.”

Taht kavgaları devam ediyor mu? | Ahmet Şık anlattı (Video)
Taht kavgaları devam ediyor mu? | Ahmet Şık anlattı (Video)

“Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak konusunda risk hissetmiyor”

Ahmet Şık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki seçimler konusunda ciddi bir risk hissetmediğini düşündüğünü belirtti. Şık, değerlendirmesini şöyle açıkladı:

“Diploma davasına bakacak dokuz hâkimin yeri değiştirilmiş. Hangi hâkim hukuka uygun karar verecek? ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi kariyer hesabıyla diplomayı iptal ederek İmamoğlu’nun seçime girme yeterliliğini ortadan kaldırmak istiyor’ diyebilecek bir yargı mensubu gösteremezsin. Ama olay bundan ibaret. Erdoğan’ın kendince yaptığı plan içerisinde, olası bir seçimde cumhurbaşkanlığı yarışını kazanma konusunda bir risk görmediğini düşünüyorum. Bana göre riskli gördüğü alan, parlamentodaki dağılım.”

“İmamoğlu aday olsaydı kazanırdı”

2023 seçimlerine de değinen Şık, şunları söyledi:

“Bir önceki seçimde İmamoğlu aday olsaydı, net söylüyorum, birkaç puanla kazanırdı. İmamoğlu’yla siyaseten örtüşmem. Ben ne kadar solcuysam, bana göre İmamoğlu da o kadar sağcıdır. İmamoğlu’nun adaylığı bir önceki seçimin temel tartışma konusu olmalıydı. Ama birtakım insanların kişisel hırsları nedeniyle iş buraya dayandı. Şimdi bir önceki seçimin en kuvvetli adayı 10 aydır hapiste ve ses yok.”

“Mansur Yavaş’ın aday olmak isteyeceğini düşünmüyorum”

İmamoğlu’nun aday olmaması ihtimali üzerinden Mansur Yavaş’ı da değerlendiren Şık, şu ifadeleri kullandı:

“Mansur Yavaş anketlerde yukarıda çünkü memleket meselelerine dair tek bir siyasi cümlesi yok. Bu meselelerde konuşsa durduğu yer daha da belirginleşecek, dolayısıyla kimlerden oy alamayacağı daha net ortaya çıkacak. Mevzu buyken hayalin peşinden koşmayalım. Mansur Yavaş’ın aday olmak isteyeceğini düşünmüyorum.”

Taht kavgaları devam ediyor mu? | Ahmet Şık anlattı (Video)
Taht kavgaları devam ediyor mu? | Ahmet Şık anlattı (Video)

“Anayasa’yı çiğneyebileceklerini düşünmüyordum”

Ahmet Şık, önümüzdeki seçim sürecine dair belirsizliklerin nedenine ilişkin olarak Can Atalay’la yaptığı görüşmeyi örnek gösterdi:

“Seçim sonuçlandı ve Can seçildi. Hapishaneye görüşe gittim ve ‘Maksimum altı ayda çıkarsın’ dedim. Anayasa’yı çiğneyebileceklerini düşünmüyordum. En üst iki yargı organı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi’dir (AYM). Bunlara uymayan bir yargı düzeni var. Şimdi biz neyi tartışacağız? Kötücülüğün bir sınırı yok.”

“Herkes ortadaki taşı konuşuyor ama taşın altına elini kimse sokmak istemiyor”

Toplumsal muhalefetin önemine dikkat çeken Ahmet Şık, şunları söyledi:

“Herkes ortadaki taşı konuşuyor ama taşın altına elini kimse sokmak istemiyor. İktidarı mafya diye nitelendirdiğin bir yerde, elini taşın altına sokmadan herhangi bir şey kazanmak mümkün değil. Cennete gidebilmek için bile ölmen gerekiyor.”

Şık sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaşadığımız yeri cehennem koşullarında sürdürmek istiyorsan sessiz kalırsın. Herkes için cennete çevirmek istiyorsan çabalarsın; bu bir yurttaşlık borcudur. Türkiye’de demokrasi mücadelesi, gerçek anlamıyla iğneyle kuyu kazmaktır. Herkesin elinde bir iğne var. Seksen beş milyon iğnenin aynı yere vurduğunu düşünürsen o mücadeleyi kazanırız. Bu mücadele bugüne değil, bizden sonraki kuşağın nasıl bir ülkede yaşayacağına ilişkindir.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.