MHP’li Feti Yıldız: “Umut hakkı konusunda uzlaştık”

MHP’li Yıldız, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda grubu bulunan siyasi partilerin temsilcilerinden oluşturulan ortak rapor yazım ekibi toplantısı sonrası yaptığı açıklamada “umut hakkı” konusunda uzlaştıklarını söyledi.

MHP'li Feti Yıldız: "Umut hakkı konusunda uzlaştık"
MHP’li Feti Yıldız: “Umut hakkı konusunda uzlaştık”

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda grubu bulunan siyasi partilerin temsilcilerinden oluşturulan ortak rapor yazım ekibi, beşinci toplantısını tamamladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığından gerçekleştirilen ve yaklaşık iki buçuk saat süren toplantının ardından TBMM Başkanlık binasından birlikte çıkan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

MHP’li Yıldız gazetecilerin “Umut hakkında bir uzlaşma oldu mu?” sorusuna, “Uzlaştık, uzlaştık” diye yanıt verdi. Yıldız, bir sonraki toplantının önümüzdeki hafta olacağını kaydetti.

Feti Yıldız, gazetecilerin “Az önce önemli birşey söylediniz, umut hakkı konusunda tüm partiler uzlaştı dediniz değil mi” sorusuna “Umut hakkı konusunda uzlaştık” karşılığını verdi.

“Raporda olacak”

ANKA’nın geçtiği habere göre, “Umut hakkı raporda olacak mı” sorusu üzerine MHP’li Yıldız, “Problem yok, raporda olacak tabii” dedi. “Nasıl olacak, AİHM kararlarına uyulacak şeklinde mi ifade edilecek” sorusunu Yıldız, “Zaten AİHM kararlarına uyulduğu zaman AİHM kararları umut hakkından bahsediyor. Bakın bizim bu raporda, AİHM kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyma tavsiye edilecek zaten. Onun içinde umut hakkı da var. Yani ‘şu da var mı, bu da var mı’ diye ayrıntıyı tek tek anlatmamız zor. Ancak dediğimiz gibi aramızda herhangi bir ciddi bir görüş ayrılığı yok. Herkes ayrı parti tabii, siyasi partiler. Neticede talepler, istekler, beklentiler, umutlar farklı. Ama bu ülkenin geleceği için, çocukların geleceği için, birliğimiz bütünlüğümüz için belli şeylerde anlaşıyoruz” diye yanıtladı.

“16 ayda aldığımız yol çok önemli”

“Yasal düzenlemenin yapılması mart ayında mı gündeme gelir” sorusuna MHP’li Yıldız, “Biz çerçeve metinleri Meclis’e gönderdikten sonra artık o Meclis’in işi. Biliyorsunuz kanun tekliflerini milletvekilleri hazırlar, imzaya açar. Yani bizim gönlümüz bütün grupların imzalaması yönündedir. Bu milli bir mesele. 40 yıllık bir problem ortadan kalkıyor. Terörsüz Türkiye’yi sağlarken bu arada terörsüz bölge de inşallah ağır ağır oluşmaya başladı. Süreç çok başarılı gidiyor. 16 ayda aldığımız yol çok önemli bir yol, çok da değerli bir yol. Partilerimiz de çok olumlulukla katkı sundular” karşılığını verdi. 

“Terör örgütünün ortadan kalktığının teyit ve tespiti olunca yasalar olur dediniz ama bir de ‘Teşvik edici olmalı, bu da beklenmemeli’ görüşü de var. Bu konuda bir ortaklaşma var mı” sorusu üzerine Yıldız, “Teyit-tespit meselesi, örgütün dağıldığı, silahların bırakıldığı konusunda. Yani bundan şunu mu anlayacağız: Son terörist, son silah… Bu anlaşılmaz” diye konuştu.

“Ne anlamamız gerekiyor” sorusu üzerine Yıldız, “Belli. Yani örgütün dağılması ve silahların bırakılması. ‘Efendim Z dağında bir terörist var, elinde de silah var. O olmadan, o yakalanmadan yasa çıkmaz’ diye bir düşünce olabilir mi”  ifadelerini kullandı.

“İnatla ‘son terörist, son silah’ demek işi yokuşa sürmek olur”

Bu konuda MİT’in komiyona yeniden bir sunum yapıp yapmayacağı sorusuna Yıldız, “Şu durumda ihtiyaç yok” karşılığını verdi. “Bu teyidi MİT mi yapacak” sorusunu Yıldız, “Teyidi yapacak olanlar devletin resmi kurumları. Milli Güvenlik Kurulu’ndan da gelebilir, Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan da gelebilir, Bakanlığımızdan da gelebilir, Türk Silahlı Kuvvetleri de resmen açıklayabilir. Yani açıklanacak şey, örgütün tamamen dağıldığı, silahların tamamen bırakıldığı. Ama inatla ‘son terörist, son silah.’ O işi yokuşa sürmek olur” şeklinde yanıtladı. 

CHP’li Murat Emir: AYM-AİHM kararlarına uyulmaması düşünülemez

DHA’nın aktardığına göre, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de anayasal bir devlette AYM ve AİHM kararlarına uyulmamasının düşünülemeyeceğini dile getirerek şunları dedi:

“Komisyon çalışmalarının bir an evvel sonuçlandırılmasında yarar var. Çünkü gerçekten de tüm siyasi partilerin hem Türkiye’de terörün kalıcı biçimde sonuçlandırılması için hem de ülkemizdeki demokratikleşme ve hukuk devleti adına atılması gereken adımlar ile ilgili büyük oranda görüş birliği olduğunu söyleyebilirim. Elbette ki siyasi partilerin tutumları, raporları var ama aradaki mesafe de oldukça azalmış durumda. Her bir konu için tek tek ayrıntı vermek çok doğru olmaz ama buradaki uzlaşı maddeler yerine raporun bir bütün olarak değerlendirilip oylanması son derece önemli. Bu nedenle biz bu ayrıntıların şu anda paylaşılmasını yerinde bulmuyoruz. Ancak şunu söyleyebilirim; özellikle terörün sonuçlandırılması ve demokratikleşme ile ilgili çok fazla farklar olmadığını, partilerin birbirine yakın olduğunu söyleyebilirim.

Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması, AİHM kararlarına uyulması öteden beri ve ısrarla söylediğimiz hususlar. Ben bunun da bir sorun olmadan gerçekleşeceğini umuyorum. Çünkü hukuk devletinde, anayasal bir devlette AYM kararlarına uyulmaması veya AİHM kararlarına uyulmaması zaten düşünülemez. Bu yönüyle Sayın Demirtaş’ın çok önceden tahliye edilmesi, Ahmet Özer’in göreve iade edilmesi, Can Atalay’ın TBMM’de görevine başlaması veya Tayfun Kahraman’ın çoktan evine dönmüş olması gerekirdi. Dolayısıyla umuyorum ki kısa sürede bu komisyon görevini tamamlar ve çerçeve raporunu yazar. Bu rapor sonucunda da Meclis ve Adalet Komisyonu üstüne düşeni yapar.”

Komisyondan açıklama

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından yapılan açıklamada, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak rapor toplantısına ilişkin “Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi planlanan komisyon toplantısında rapora nihai şekli verilerek oylanacak ve TBMM Başkanlığı’na sunulacak” denildi.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda grubu bulunan siyasi partilerin temsilcilerinden oluşturulan yazım ekibi, ortak rapor hazırlanması için beşinci kez TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında toplandı. Toplantı sürerken TBMM’nin resmi sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapıldı.

Açıklama şöyle:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Numan Kurtulmuş, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun rapor çalışmaları kapsamında siyasi parti gruplarının temsilcilerini kabul etti. TBMM Başkanımız Kurtulmuş, komisyon üyesi parti gruplarının temsilcileriyle bugüne kadar beş toplantı gerçekleştirdi. Bu toplantılarda partilerin hazırladığı raporlar çerçevesinde belirlenen konular, detaylı ve titiz bir şekilde değerlendirilmeye devam edildi. Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi planlanan komisyon toplantısında rapora nihai şekli verilerek oylanacak ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulacak.”

Feti Yıldız’dan Demirtaş çıkışı

MHP’li Yıldız, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu için partilerin koordinatörlerinden oluşan yazım ekibinin bugünkü toplantısı öncesi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.

Feti Yıldız, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dünkü MHP haftalık grup toplantısında “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözleri için “AİHM kararlarına uymak lazım” demiş ve eklemişti:

“Sürece ilişkin hukuki düzenlemelerin çerçevesi açık, öngörülebilir ve hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu, AİHM ve AYM kararları ile çelişmeyen, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı, hukuk normlarının taşıyıcı değerler sistemini örselemeyen bir çerçevede oluşturulacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ ideali yalnızca iç güvenlik stratejisi olmaktan çıkıp bölgesel güvenlik mimarisinin merkezine yerleşmiştir.”

Ne olmuştu?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dünkü grup toplantısında, konuşmasını Şeyh Edebali’nin sözlerine atıfta bulunarak bitirmişti. “Gerçek inanç ve dava insanları sabah doğup akşam ölenlerden olamaz” diyen Bahçeli sözlerini “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” diyerek tamamladı.

Bahçeli, grup toplantısının çıkışında gazeteci Murat Yetkin’in bu çıkış üzerine yönelttiği soruya “Biz kendi görüşümüzü söyledik. Bunların faydalı olacağını düşünüyoruz. Bundan sonrası hükümetin bileceği iştir” şeklinde cevap verdi.

Devlet Bahçeli, daha önce de PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki (AİHS) “umut hakkı”ndan yararlanabileceğini, Ahmet Türk’ün ve Ahmet Özer’in yerine atatan kayyumların geri çekilerek makamlarına iadesini, Selahattin Demirtaş’ın Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları uygulanarak serbest bırakılması gerektiğini söylemişti.

Umut hakkı nedir?

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları, Türkiye’deki en ağır ceza türlerinden biri. Genellikle ömür boyu hapiste kalmayı gerektiriyor. Eski Ceza Yasası’na göre idam cezası alan mahkumların cezaları, 2000’li yıllarda idam cezasının kaldırılmasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrildi. Yeni düzenlemelere göre bu mahkumların salıverilme şansı bulunmamakta ve ceza, ömür boyu infaz edilmekte. İstisnasız olan bu ceza, kişinin topluma geri dönme olasılığını tamamen ortadan kaldırıyor.

Buna karşın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve uluslararası hukuk normlarına göre umut hakkı kavramı ortaya çıktı. Umut Hakkı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan bir mahkumun belirli bir süre sonra cezasının yeniden gözden geçirilmesini ve rehabilitasyon sürecine tabî tutulma şansını içerir. Bu hak, mahkumun belirli bir süre sonra toplumla yeniden bütünleşebilmesi ihtimalini gözden geçirir. Kişi, cezasının infazı sırasında yeniden özgürlüğe kavuşma ihtimaline sahip olduğunu bilerek bir süreçten geçer.

Başka bir ifade ile “Umut Hakkı”, öngörülebilir bir infaz biçimi getirerek kişinin yeniden özgürlüğüne kavuşma umudunu korumasını sağlar.

AİHM’in umut hakkı kararları neydi?

1999’da yakalanan ve yargılanan PKK lideri Öcalan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Öcalan, o günden bu yana İmralı Adası’nda tecrit altında tutuluyor.

AİHM, 18 Mart 2014’te Öcalan’ın şartlı salıverilme hakkına sahip olmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmesini, Umut Hakkı ilkesi gereğince, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) aykırı buldu. Türkiye’den bu konuda düzenleme yapmasını istedi. AİHM, daha sonra tutuklular Hayati Kaytan, Emin Gurban ve Civan Boltan için de benzer kararlar verdi.

Mahkeme, bir mahkumun cezasının hiçbir zaman gözden geçirilme veya serbest kalma umudu olmadan infaz edilmesinin, insan haklarına aykırı olduğunu belirtti.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 17-19 Eylül’deki toplantıda, AİHM’in ihlal kararlarını üç yılın ardından bir kez daha gündemine aldı. Komite, gerekli önemlerin geciktirilmeden alınmasını istedi. Komite, adım atılmaması halinde Eylül 2025’teki toplantıda ara karar hazırlanacağı uyarısında bulundu.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.