Emre Dündar ile Spekülatif (9): Eyes Wide Shut gerçek miydi? | Epstein skandalı

Spekülatif’te bu hafta Emre Dündar, servetten doğan güç ve masumiyet iddiası arasındaki yapısal ilişkiyi ele aldı. Programda, Jeffrey Epstein dosyaları, tekil bir suç anlatısı ya da bir isim listesi olarak değil, modern iktidarın, hukukun ve kültürel meşruiyetin nasıl işlediğini gösteren bir vaka olarak ele alındı.

Spekülatif’in bu bölümünde Emre Dündar Jeffrey Epstein dosyasını değerlendirdi. Dündar, Epstein’in ne yaptığı sorusundan çok, bunu nasıl bu kadar uzun süre, bu kadar görünmeden ve bu kadar geniş bir ağ içinde yapabildiğini tartıştı. Tanıklıklar, dava dosyaları, temas kayıtları ve yıllar boyunca süren sessizlikler üzerinden, suçun nasıl korunabildiği ve ertelenebildiği incelendi. Kimlerin sustuğu, kimlerin görmezden geldiği, kimlerin şüphelenmesine rağmen harekete geçmediği soruları gündeme alındı.

Programda, aşırı servetin yalnızca ekonomik bir güç olmadığı; hukuku esneten, zamanı uzatan ve sorumluluğu soyutlaştıran bir yapı hâline geldiği vurgulandı. Belli bir eşiği aşan servetin, ahlakı içsel bir ilke olmaktan çıkarıp bağlama göre düzenlenen bir pazarlık alanına dönüştürdüğü ele alındı. Suçun etik bir mesele olarak değil, yönetilmesi gereken bir itibar riski olarak ele alınmasının sonuçları tartışıldı.

Emre Dündar ile Spekülatif (9): Eyes Wide Shut gerçek miydi? | Epstein skandalı
Emre Dündar ile Spekülatif (9): Eyes Wide Shut gerçek miydi? | Epstein skandalı

Spekülatif’te, sanat ve kültür de bu yapının dışında bırakılmıyor. Kubrick’in Eyes Wide Shut filmindeki gizli ritüeller, Pasolini’nin Salò’sundaki düzenli şiddet ve edebiyat tarihindeki iktidar figürleri üzerinden, kötülüğün neden çoğu zaman sessiz, düzenli ve görünmez olduğu anlatıldı. Kötülüğün istisnai canavarlar tarafından değil, korunan ve meşrulaştırılan yapılar içinde var olduğu fikri öne çıkarıldı.

Programda ayrıca, dinin, akademinin, medyanın ve hukukun güçle kurduğu ilişkiler ele alındı. Bağışlar, fonlar, sponsorluklar ve prestij mekanizmalarının bu alanların konuşma sınırlarını nasıl belirlediğine değinildi. Herkesin bildiği ama kimsenin açıkça söylemediği gerçeklerin nasıl kurumsal bir sessizlik içinde tutulabildiği sorgulandı.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.