Adalet Bakanı Akın Gürlek, atanmasının ardından katıldığı ilk canlı yayında Meclis’teki yemin töreni gerginliğini, İBB soruşturmasını, yasadışı bahis ile mücadeleyi ve uyuşturucu operasyonlarını değerlendirdi.

Geçtiğimiz gün Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek, ilk kez A Haber’de canlı yayına katılarak Meclis’teki yemin töreni gerginliğinden İBB davasına, yasadışı bahisten uyuşturucu soruşturmalarına kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.
Gürlek, “86 milyonun adalet bakanıyım, kapım tüm partilere açık. Hak ve hukuk ile ilgili bir mesele varsa herkesle görüşürüz, diyalog kapılarını kapatmamalıyız” dedi.
Yemin töreninde yaşananlar
Gürlek, Meclis’teki yemin töreni öncesinde çıkan kavgaya ilişkin ayrıntıları aktardı. Törenden önce Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın odasında beklediğini anlatan Gürlek, orada tüm partilerden milletvekillerinin tebriklerini kabul ettiğini ve CHP’li vekillerden de tebrik edenlerin bulunduğunu söyledi. Gürlek, o ortamı “çok sakin ve nezaketli” olarak niteledi.
Ancak kürsüye geçtikten sonra durumun tamamen değiştiğini belirten Gürlek, “Birden kapıdan geçtikten sonra insanlar üzerime geldi, kitapçık fırlatıldığını da sonradan gördüm” dedi. AKP milletvekillerinin kendisini önceden bir karışıklık beklendiği konusunda uyardığını da aktaran Gürlek, olayların örgütlü olup olmadığını bilemeyeceğini söyledi.
“Meclis’in yıpratılmaması gerekiyor”
Gürlek, yaşananların TBMM’nin saygınlığına zarar verdiğini vurgulayarak “Oradaki şahıs Akın Gürlek değil, orası TBMM; bu tartışmalarla kürsüyü işgal etmek bize ve milletvekillerine yakışmadı” dedi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’ın kendisine “zor bir gün olacak” dediği yönündeki iddiaya ise Gürlek, kalabalık ve heyecanlı ortam nedeniyle böyle bir söz duymadığı yanıtını verdi.
İBB davası canlı yayınlanabilir mi?
Gürlek, İBB davasına ilişkin soruları da yanıtlarken artık Adalet Bakanı olduğunu ve yürüyen yargı süreçlerinde mahkeme heyetine herhangi bir telkin ya da talimat veremeyeceğini belirtti. Gürlek, yalnızca soruşturma aşaması hakkında bilgi paylaşabileceğini söyledi.
Soruşturmanın CHP içinden gelen başvurular üzerine başladığını aktaran Gürlek, “CMK 170. madde uyarınca soruşturma makul şüphe üzerine başlar; şahsın siyasi kimliği ya da ünü bizi ilgilendirmiyor” dedi. Gürlek, iddianamede MASAK raporları ve HTS kayıtlarının yer aldığını, delillerin tanık beyanına değil maddi verilere dayandığını vurguladı.
Gizli tanıklara baskı yapıldığı iddialarını reddeden Gürlek, “Şu ana kadar hiçbir gizli tanığa baskı yapıldığını duydunuz mu?” diye sordu. Etkin pişmanlıktan yararlanan herkesin otomatik olarak beraat edeceği algısının da yanlış olduğunu belirten Gürlek, bilgilerin HTS ve baz kayıtları ile teyit edilmesi gerektiğini söyledi.
Duruşmaların televizyonda yayınlanıp yayınlanamayacağı sorusuna Gürlek, mevzuatta böyle bir düzenleme bulunmadığını ancak TBMM’nin bu yönde bir irade ortaya koyması durumunda bunun mümkün olabileceğini söyledi. Gürlek, “Mahkeme salonları siyasi şov sahası değildir; hakimler maddi delillere ve vicdani kanaate göre karar verir” dedi.
“Yasadışı bahiste 500 milyon dolara el konuldu”
Gürlek, yasadışı bahis ile mücadeleye büyük önem verdiğini söyleyerek bahis şirketlerinin sürekli yöntem değiştirdiğini ve yasal düzenleme eksikliği varsa bunun giderileceğini açıkladı.
Şike soruşturmalarının genişleyeceğini de duyuran Gürlek, bir futbolcunun bahis oynamasının tek başına suç olmadığını ancak kendi maçına bahis oynamasının suç teşkil ettiğini hatırlattı.
Gürlek, yasadışı bahis şirketlerinin Tether aracılığıyla parayı yurtdışına kaçırdığını anlattı. Gürlek, yapılan operasyonlarda bir şüpheliden 460 milyon liraya, bir diğerinden ise 500 milyon dolara el konularak bu paraların hazineye kazandırıldığını açıkladı. Gürlek ayrıca 2025 yılında aklama bürosunun gerçekleştirdiği operasyonlardan 80 milyar lira tutarında kamu zararının ortaya çıkarıldığını söyledi.
“Uyuşturucu ülkenin en büyük sorunu”
Uyuşturucu meselesinin ülkenin en büyük sorunu olduğunu vurgulayan Gürlek, TCK 191. madde kapsamında uyuşturucu kullanımına iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü hatırlattı. Gürlek, İstanbul’un en büyük dört ana dağıtıcısına ulaştıklarını ve hedeflerinde uyuşturucu baronlarının olduğunu belirtti.
Gürlek, Kasım Garipoğlu operasyonuna da değinerek İstanbul’un merkezindeki bir yalıda üç gün boyunca süren partilerde kilolarca kokain kullanıldığını, soruşturmada şoförlerin ve barmenlerin itirafçı olduğunu aktardı. Dubai’den iade edilen şüphelilerin de bulunduğunu belirten Gürlek, Kocaeli’nde pilot bir rehabilitasyon merkezi uygulamasının başlatıldığını açıkladı.
Gürlek son olarak Fethullahçılarla da mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek “FETÖ bizim kırmızı çizgimiz” dedi. Sosyal medyada yorum yapanların kimliğinin belli olması gerektiğini de savunan Gürlek, bu alanda gerekli hassasiyetin gösterileceğini söyledi.








