Mütalaa (5) – Yeni Bakan Akın Gürlek: “İdare değil müdahale dönemi”

Mütalaa programının beşinci bölümünde gazeteciler Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, Akın Gürlek’in adalet bakanı, Mustafa Çiftçi’nin içişleri bakanı olmasını, Ayşe Barım hakkındaki Gezi davasında çıkan mahkumiyet kararını konuştu.

Fırat Fıstık ve Furkan Karabay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in yeni Adalet Bakanı olmasını, Meclis’te yemin töreninde yaşananları ve siyasi operasyonları değerlendirdi. Fırat Fıstık, “Akın Gürlek’le eski adalet bakanı yani yerini aldığı Yılmaz Tunç’un arasının açık olduğu çok açıktı. Zaten bu hem iktidar medyasında da tartışılan bir şey halini almıştı. Bu çekişmenin Akın Gürlek lehine çözüldüğü anlamına geliyor” dedi.

Fıstık devamında şunları söyledi:

“Hilal Kaplan Sabah gazetesinde bir yazı yazmış, Akın Gürlek’le ve Mustafa Çiftçi’nin bakan olmasıyla ilgili. Hilal Kaplan aynen şu ifadeyi kullanıyor, diyor ki idare edelim dönümü geçti artık. Bu iki ismin atanması, müdahale edelim dönemine geçildiğinin, artık böyle bir tartışmaların değil, bir müdahalenin ve uygulamanın öne çıkacağı bir duruma işaret ediyor diyor. Ben de aynen katılıyorum.”

Furkan Karabay ise atamalar ve Akın Gürlek hakkındaki suç duyurularıyla ilgili şunları söyledi:

“Bir yargı mensubu hakkında milyonlarca liralık iddialar var ki bunlar belgeli. Yani bunlar herhangi bir hakim ve savcının başına gelse, herhangi bir hakim ve savcı hakkında bu iddialar suç duyurusunda bulunulsa, bu iddialar HSK’ya gönderilse, bu hakim bu savcı görevden alınır. Bu hakim bu savcıyı haksız kazanç elde etmekten, gerekirse rüşvetten yargılanır. Ama biz bu iddiaların olduğu isme bakıyoruz, başsavcı oluyor. Bu iddiaların olduğu isme bakıyoruz, adalet bakanı oluyor.”

Fırat Fıstık devamında menajer Ayşe Barım hakkındaki Gezi davasına değindi. Fıstık, “2013 yılında gerçekleşen Gezi Park protestolarından bahsediyoruz. Bu bile yapılmamış ve bunun üzerinden Ayşe Barım’ı sanki Sanatçıların hepsini organize etti ve hepsini toplayıp bir şekilde Gezi Parkı’na götürmeye ikna ettiği gibi bir durum vardı. Daha sonra bazı hem gizli tanık hem de şikayetçi olanların ifadesi alındı. Mesela şikayetçi olanlardan bir tanesi davada dedi ki, ben ‘Ayşe Barım’ı birebirde tanımıyorum’ dedi” diye belirtti.

Furkan Karabay ise şunları söyledi:

“Mehmet Ali Alabora’dan bahsediliyordu. Şöyle bir kısım vardı mesela iddianamede. Şimdi Gezi Parkı direnişine katılan oyuncular, Ayşe Varım’ın da menajeri olduğu oyuncular, bir açıklama yapacak. Mehmet Ali Alabora’nın da hazırladığı bir metin bu konuşulacak, bu okunacak. Önce Ayşe Varım’la paylaşılıyor bu. Ayşe Barım da diyor ki ‘bu metin ağır bir metin.’ Bu metni okumanız sizin kariyeriniz açıksından sıkıntı verebilir. Yani bu metin ağır bir metin. Bu metni okumayın diyor hatta. Aslında biraz da bu direnişin önüne geçen bir açıklama yapıyor aslında o dönemki Gezi Parkı direnişinin.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.