Cumartesi Anneleri 1090. haftada Rıdvan Karakoç’un akıbetini sordu

Gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda 1090. buluşmalarında Rıdvan Karakoç için adalet istedi.

Cumartesi Anneleri 1090.
Cumartesi Anneleri 1090. haftada Mehmet Rıdvan Karakoç’un akıbetini sordu

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini soran ve faillerin yargılanması talebiyle İstanbul-Beyoğlu’nda 1995’ten bu yana eylem yapan Cumartesi Anneleri, bu hafta (7 Şubat 2026) Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakarak açıklamalarını okudu.

Cumartesi Anneleri 1089. haftada 15 Şubat 1995’ten bu yana haber alınamayan Rıdvan Karakoç için adalet istedi.

Cumartesi Anneleri Rıdvan Karakoç’un yaşadıklarını kamuoyuna şöyle aktardı:

“Getirmezseniz gördüğümüz yerde öldürürüz”

“34 yaşındaki Rıdvan Karakoç, İstanbul’da yaşıyor; Kürt siyasi partileri ve kültür-sanat kurumlarında çalışmalar yürütüyordu. 1994 yılında gözaltına alınan bir kişinin emniyette verdiği ifade gerekçe gösterilerek hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Rıdvan’ı arayan polisler, ailesinin evini gözetim altına aldı. Zaman zaman eve baskınlar düzenleyerek aileyi, “Rıdvan’ı bize getirin; getirmezseniz gördüğümüz yerde öldürürüz” sözleriyle tehdit etti.

Eve gidemeyen Rıdvan, 15 Şubat 1995 tarihine kadar ailesi ve avukatı Eren Keskin ile düzenli olarak haberleşti. Ancak bu tarihten sonra kendisiyle tüm bağlantı kesildi. Ardından ev üzerindeki polis ablukası kaldırıldı, baskınlar sona erdi. Rıdvan’dan bir daha haber alınamadı.

Karakoç Ailesi, evlatlarından bir iz bulabilmek için tüm yetkili mercilere başvurdu. Ancak sonuç alamadı. Gözaltına alındığı inkâr edilen Rıdvan için devletin tüm kurumları aynı yanıtı verdi: ‘Bizde yok.’

Kimsesizler mezarlığında çıktı

Tam 110 gün süren ısrarlı arayışın ardından, Rıdvan Karakoç’un işkence izleri taşıyan bedeni Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’nda bulundu. Ailesi her yerde onu ararken, cansız bedeninin savcılık dâhil resmi kurumlardan geçtiği, günlerce Adli Tıp Kurumu’nda bekletildiği ve emniyette parmak izi kaydı olmasına rağmen ‘kimliği meçhul kişi’ olarak defnedildiği ortaya çıktı.

Beykoz Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, 31 yıl boyunca rutin yazışmalar dışında bir işlem yapılmadı. Soruşturma makamları, suçun faillerini tespit etmek ve yargı önüne çıkarmak için harekete geçmedi. Devlet, etkili soruşturma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek  Karakoç Ailesi’ne ve kayıp yakınlarına  “hesap sorulmayacak” mesajı verdi.

“Arşivleri açın, sorumluları tespit edin ve yargı önüne çıkarın”

1090. haftamızda bir kez daha adli makamlara sesleniyoruz:

Zamanaşımı ve cezasızlık politikalarıyla gerçeğin üzerini örtmekten vazgeçin. Rıdvan Karakoç dosyasında derhal etkili, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütün. Arşivleri açın, sorumluları tespit edin ve yargı önüne çıkarın.

Kaç yıl geçerse geçsin; Rıdvan Karakoç için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

Yeni İçişleri Bakanı Çiftçi’ye: Cumartesi Anneleri buluşmalarına yönelik sınırlamalara son verilmeli

Cumartesi Anneleri, bugünkü buluşmalarında AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından 11 Şubat’ta İçişleri Bakanlığı’na atanan Mustafa Çiftçi’ye de seslenerek Galatasaray Meydanı’nda kendilerine yönelik kısıtlamaların kaldırılmasını istedi:

“Kamu düzenini sağlamakla görevli olan İçişleri Bakanlığı, aynı zamanda temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını güvence altına almakla da yükümlüdür. Bakanlık bu yükümlülüğünü yerine getirmeli; Galatasaray Meydanı’nda Cumartesi Anneleri buluşmalarına yönelik mekân yasağına ve kişi sınırlaması uygulamasına derhal son verilmelidir. Anayasa Mahkemesi kararları eksiksiz uygulanmalı, barışçıl toplantılara yönelik müdahale pratiği terk edilmelidir. Devletin görevi, kayıp yakınlarının sesini kısmak değil; hak arama özgürlüğünü güvence altına almaktır. İçişleri Bakanlığı hukuka uygun bir tutum alarak haklarımızı ihlal eden  bu uygulamaya son vermelidir.”

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.