Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ndeki yurt açılış törenine katıldığı sırada gözaltına alınan iki öğrenci tutuklanmaları talebiyle sevk edildikleri mahkeme tarafından yurtdışına çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Boğaziçi Üniversitesi’nde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın katıldığı yurt açma töreni sırasında gözaltına alınan ve tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen iki öğrenci adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Erdoğan’ın Boğaziçi ziyaretinde öğrencilerin, akademisyenlerin ve idari personelin Güney Kampüs’e girişleri yasaklanırken, kampüs çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınmış ve üst aramaları yapılmıştı.
Halk TV’de yer alan habere göre, yapılan üst aramaları sırasında pankart taşıdıkları tespit edilen Ayşe Cebecioğlu ve Sude Şener gözaltına alındı. Cebecioğlu ve Şener, emniyetteki işlemlerinin ardından savcılık ifadesi için Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne götürüldüler.
Evrensel’in aktardığına göre, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi Ayşe Cebecioğlu ve Emek Gençliği üyesi Sude Şener, tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildiler.
Cebecioğlu ve Şener, çıkarıldıkları mahkemece yurtdışına çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.
EMEP’li Bayhan: “Düşman kalesine girer gibi girdiler”
Öte yandan, Cebecioğlu ve Şener’in götürüldüğü Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, açıklama yaptı.
ANKA’nın geçtiği habere göre Bayhan, yaptığı konuşmada, “Boğaziçi Üniversitesi’ni ele geçirememenin vardığı en son aşamanın fotoğrafıdır bu yaşananlar. Boğaziçi Üniversitesi’nde bilime, özgürlüğe, akademiye sahip çıkma geleneğinin bir türlü yok edilemediğinin göstergesidir. Ama korkunun ecele faydası yok. Üniversiteli genç arkadaşlarımızı bir an önce serbest bırakın. Onlar yarınları temsil ediyorlar. Siz olmayacaksınız, yarınlarda onlar olacak; sizin de hepimizin de bu ülkenin tarihini de onlar yazacak” dedi.
“Rektörlük seçimlerini iptal edip memlekette ‘demokrasi, özerk, demokratik üniversite’ diye diye iktidara gelip, ‘YÖK’ü kaldıracağız’ diye iktidara gelip yaptığı ilk işlerden birisi YÖK’ü ve her türlü kırıntı halindeki demokratik uygulamayı üniversitelerde ayaklar altına almak olan bir saray düzeni” diyen Bayhan, şöyle konuştu:
“Bir işgal kalesine girer gibi, bir düşman kalesine girer gibi üniversitede her şey tatil edildi. Bütün eğitim tatil edildi. Her şey çevrimiçi, online ders ve uygulamalar olarak yeniden düzenlendi, planlandı. Ve saray rejiminin başında oturan Erdoğan, o üniversiteye binlerce polisle girdi, bir kuşatmayla girdi. Üniversitenin yönetimine katılmak istiyorlar. Üniversitelerde kulüplerin, toplulukların binalarının nerede nasıl taşınacağı, nasıl çalışacağına kendileri de söz sahibi olup karar vermek istiyorlar. Üniversitenin yönetimine katılmak istiyorlar; istedikleri bu. Üniversitede kayyum istemiyorlar, rektörlerini kendileri seçmek istiyorlar. Suçlar bunlar! Suç diye yazılanlar bunlar. Ben akşam saatlerinde gittiğimde hala abluka sürüyordu, TIR’larla barikat topluyorlardı. İşte böyle bir tablonun, böyle bir kuşatmanın tek bir göstergesi olabilir: O da bilimden, özerk üniversite isteğinden, özgür üniversite isteğinden ve gençlerin üniversitelerini hocalarıyla, akademisyenleri ile birlikte yönetme isteğinden duyulan korku. Ve tabii bir de protesto korkusu. Yani alkışlanmak yerine protesto edilme korkusu. Ama korkunun ecele faydası yok.”
Bayhan, protestonun gençlerin en doğal hakkı olduğunun altını çizerek, “Bir protestoyu, üniversiteli gençlerin tepkisini sen çıkıp bu memlekette ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ diye tarihe yazdırdın ya; o tarih sana yapılan protestoları, sana gösterilen tepkileri yazacak ama seni, senden önceki birçok siyasetçi gibi bilimi karşısına almış, özerk demokratik üniversiteyi karşısına almış, hocalarını sürmüş, öğrencileri kendi üniversitesine giremez halde yurt açılışları yapmış birçok devlet adamı gibi, siyasetçi gibi, hükümet devlet yöneticisi temsilcisi gibi tarihin çöplüğüne gönderecek, yazacak. Bunu unutmayalım” ifadelerini kullandı.
Perşembe akşamı, cuma günü Güney Kampüs’e girişlerin yasaklanacağı duyuruldu
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, perşembe akşam saat 17.00’den sonra akademisyenler, öğrenciler ve idari personele gönderdiği e-postada cuma günü Güney Kampüs’e girişlere izin verilmeyeceğini duyurdu.
Rektörlük’ten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Değerli Akademik ve İdari Personelimiz, Sevgili Öğrencilerimiz;
Üniversitemizde gerçekleştirilecek olan Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni dolayısıyla, 13 Şubat 2026 Cuma günü Güney Kampüsümüzde akademik ve idari personelimiz için çalışma düzeni çevrimiçi (uzaktan) olarak uygulanacaktır.
Aynı tarihte Güney Kampüste yapılması planlanan dersler de çevrimiçi (uzaktan) olarak sürdürülecektir.
13 Şubat 2026 tarihinde Güney Kampüse yalnızca etkinlikte görevli personel ile kız yurdunda kalan öğrencilerimiz giriş yapabilecektir. Bunların dışında hiçbir kişi veya araca kampüse giriş izni verilmeyecektir.
Eğitim-öğretim ve idari faaliyetlerin aksamaması adına gerekli tüm planlamalar yapılmış olup, birimlerimiz çalışmalarını dijital platformlar üzerinden kesintisiz şekilde sürdürecektir.
Bilgilerinize sunar, anlayışınız için teşekkür ederiz.”







