Burak Karataş yazdı | “Independence Day” ne zaman kutlanacak?

Türkiye’de önce bir yazı yazılır, sonra onu izah eden ayrıca bir yazı daha yazılır. O nedenle meramımı gayet net izah edeyim: Siz ama şu nedenle, ama bu nedenle isteyip de kutladıktan sonra bize nane yemek düşer. Kimsenin hiçbir hakkına müdahil olamayız elbette.

Ancak, sizler de bizim “Sevgililer Günü” temasıyla dalga geçme hakkımızı elimizden alamazsınız. Nanik de yaparız, alay da ederiz.

Kuzum eskiden de vardı buna benzer bir şeyler, Türk basını çok sever böyle farfaralıkları… Yılda birkaç haberi böyle böyle “garanti” hale getirirsin.

Yeni yıl tantanasını da (Sarhoşum Gel servisi, yılın ilk bebeği Zeynep-Kâmil’de, Taksim’de gene bıçaklanma vakaları, ilk kez deneyebileceğiniz kokteyl tarifleri), “liderler bu bayram neredeler” edebiyatını da, trafik mrafik gibi lagaluga konular üzerinden kesilen ahkâmları ve “halkı eğitme” geyiklerini de bu “fasileden” sayabilirsiniz…

Geçenlerde yazdım, eskiden bir de “Hitler deli miydi dahi miydi” sorusu çok gözdeydi…

“Devlet kapitalizmi nasıl bir sistemdir” sorusuna yanıt bulunamadığı için “Zeki Müren çocuk düşürdü” ucuzluğuna yönelenler de gördük… Ali Gevgilili Türkiye’ye birkaç beden büyük gelmişti.

Magazinde işin daha kolaydır: “Yakalandı” lafını sakız gibi çiğnersin, yanına da manda gözü gibi kocaman bir fotoğraf iliştirirsin, “bilmemne dizisinin yıldızı ile bilmemne grubunun gitaristi bir arada görünüyorlar”… Yahut asparagasa yatarsın.

Kimi yattığı kızları anlatır, kimi kavun karpuz fiyatlarını, kimisi de hükümet kurup hükümet yıkar.

Köşe yazarları farklı mı zannedersiniz? Gerçi ortada “Ziya Paşa’nın terkib-i bendinde bahsolunduğu gibi…” diyerek milattan öncesine atıfta bulunanlar kalmadı ama, babasının oğlunu anlatır bir samimiyetle “İsmet Paşa ile bir gün yolda karşılaştık…” tarzı lafazanlıkların olmadığı bir basın, kelekleşmek bir yana, eski havasını da yitirdi desek yeridir.

Independence Day ne zaman kutlanacak?

Bu “Sevgililer Günü” meselesi de böyle böyle palazlandırıldı. Merhum Hıncal Uluç ve onun gibi birkaç yazar konunun üzerine balıklama dalınca, ortaya sakil bir gayretkeşlik çıktı… Yılların Hristiyan yortusu, bizim ülkede bir “para kazanma vesilesi” haline getirildi. (Bir kandil gününün Amerika’da “tamamen başkalaşmış” olarak kutlandığını düşününüz… Herhalde tuhaf gelecektir.) Aşk maşk, hak getire… Yılın her günü ezilen her yaştan ve her mevkiden kadının, kör parmağım gözüne, bir gün boyunca yerlere göklere sığdırılamadığı bir tuhaf gün idrak eder olduk…

İşin fenası, Amerikan emperyalizmine kolayca teslim olma konusunda Acemleri geçen necip Türk milletinin konuya derhal ısınması ve bu “kutlamanın” her çift için bir zorunluluk halini alması oldu…

Eyvallah, esnaf para kazanıyor… Gazetelere reklamlar veriliyor, televizyon filmleri çekiliyor, alan razı, veren de razı… Çiftler memnun, eh, bu arada patronlar da memnun… Yazarlar da memnun sanırım, her sene aynı meseli, yani şu “saat almak için saçını kazıtan kadınla tarak almak için saatini satan adamın” öyküsünü yazmaktan, pardon, asistan çocuğa yazdırmaktan yorulmadılarsa…

İyi de, son tahlilde tüm bu gırgır şamata, neyi değiştirmektedir? Kadın-erkek ilişkilerinin son derece çarpık bir biçimde şekillendiği ülkemiz bir günde “muasır medeniyetler seviyesi”ne çıkıp ertesi gün iniyorsa, bu tuhaflık neyin nesidir?

Kadın öldürmekten mi vazgeçiyorsunuz, yoksa “bilhassa hanımlara” tahakküm kurmaktan mı? Köylü olmaktan vazgeçip şehirli olmakta mı karar kıldınız da bulaşığı çamaşırı eşit paylaşmaya razı oldunuz? Kılık kıyafet değiştirir gibi sevgili değiştirmekten vazgeçtiniz de bizim mi haberimiz olmadı? Yoksa “Türk milleti erkek millettir” gibi son derece sakat kimi fikirlerinizden mi caydınız?

Independence Day
Independence Day ne zaman kutlanacak?

Yok canım, biz boşuna konuşuyoruz. Çünkü “biz bize benzeriz” sözü fevkalade haklı bir sözdür ve her seferinde bunu ihmal ederek yazının başına oturmak, durduk yerde hakaret yemeye sebebiyet verir.

Gene de anlayamadık: “Dost ve müttefik ülkenin duygularını paylaşmak…” ayağından 4 Temmuz Amerikan Bağımsızlık Günü’nü (Independence Day) kutlamak niçin aklınıza gelmedi? Pek yakışık alırdı vallahi.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.