Alişer Delek yazdı | Geri Tepme Etkisi: Muhalefet kendi kalesine mi gol atıyor?

CHP, anketlerde konsolidasyonu başarmış görünüyor ancak yüzde 50+1’e giden yol, kendi mahallesinde alkışlanan “eril öfke”den mi yoksa ikna edilmesi gereken “kararsız” seçmenin nezaketinden mi geçiyor? Siyasal iletişimde “geri tepme etkisi” muhalefet için bir tuzak mı?

Alişer Delek yazdı | Geri Tepme Etkisi: Muhalefet kendi kalesine mi gol atıyor?
Alişer Delek yazdı | Geri Tepme Etkisi: Muhalefet kendi kalesine mi gol atıyor?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin haklı, meşru ve anlaşılır mağduriyetleri var. Türkiye’de  demokrasi ve adalete zarar veren uygulamalarla karşı karşıya kaldı. Hasta olduğunu ispatlamaya çalışan ve ev hapsi kararı bile çıkmayan Murat Çalık, aylardır iddianame bekleyen Hakan Bahçetepe, Ekrem İmamoğlu’nun ailesine uzanan özel hayatın gizliliğinin ihlali, rüşvet verenin dışarda almadım diyenin içerde olması, ısrarla tutuklu yargılamalar, asılsız haberler, gizli tanıklar, mutlak butlan, parti kapatma söylemleri vs.

Yazının konusu bu olmadığı için daha da artırılabilecek örnekler var. Yargı sürecinin başlamasının ya da devam etmesinin önünde engel olmayacak bazı kararlarının dahi alınmaması (tutuksuz yargılama gibi) seçmeninde “partiye saldırı” algısını oluşturuyor. Partinin önde gelen isimlerinin bu uygulamaların mağduru olması bu algı üzerine kurulu bir siyaseti doğurdu. Seçmenin konsolidasyonun anketlere yansıması da sürecin kayıpsız geçildiği görüşünü partide hakim kılıyor.

Haklılık yeterli mi?

CHP seçmeni ve muhalefetin büyük bölümü “saldırılar” karşısında mağduriyete inanıyor ve başta Genel Başkan Özgür Özel’in üslubu bu kesimde alkış topluyor. Özgür Özel’in bile bir süre sonra “doğru değildi” diyeceği Keçiören Belediye Başkanına attığı mesajlar bu tabanda “az bile yapmış” tepkisiyle karşılandı. İlk günden “keşke olmasaydı, bir lidere yakışmıyor” diyen kişiler daha ağır hakaretlere maruz kaldı.

Akın Gürlek’in yemin töreninde yaşananlar da CHP’nin sert üslup ve eylemlerine eklendi. CHP, kürsü işgalinin demokratik eylem olduğunu söylüyor ama toplumun demokrasi bilincinin yumruk sayma hevesinden çok geride olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım.

Son bir yıldır düzenli olarak anketlere bakarım. Yapay zeka desteğiyle 10 ila 15 arası araştırma şirketinin aylık ortalamasını alıp bunun üzerinden okuma yaparım. CHP’nin Mart Nisan aylarındaki İmamoğlu tepkisi kaynaklı tepkisel yükselişini bir kenara koyarsak yüzde 32 – 33 bandında olduğu görülüyor. Buna karşılık AK Parti’nin oyları hiç değişmedi ve yüzde 30’da sabit kaldı. Bu da her iki partinin de konsolidasyonu başardığını ya da yazıya konu olan CHP açısından bakarsak partinin “saldırılar karşısında kayıp vermediğini” gösteriyor.

Ancak bu kazanmak için yeterli mi? Mevcut sistemde gerekli olan yüzde 50+1’i ve ankette verilen kolay cevabın seçim sandığına giden seçmen için aynı olmama ihtimalini unutmamak lazım.

Alişer Delek yazdı | Geri Tepme Etkisi: Muhalefet kendi kalesine mi gol atıyor?
Alişer Delek yazdı | Geri Tepme Etkisi: Muhalefet kendi kalesine mi gol atıyor?

Geri Tepme Etkisi

Geri Tepme Etkisi* (Backfire Effect), halk arasında “kaş yaparken göz çıkarma” halinin bilimsel adı. Bir argümanı savunurken başvurulan aşırı sert yöntemlerin, hedef kitlenin fikrini değiştirmek yerine onları mevcut inançlarına daha sıkı sarılmaya itmesi durumu için kullanılıyor. İnsan kimliğiyle özdeşleştirdiği bir fikre saldırı geldiğinde bunu fiziksel bir tehdit gibi algılıyor. (Bizim örneğimizde hem CHP’liler hem de AK Partililer)

Muhalefet, iktidarı veya bir figürü “şiddet” veya “hakaret” içeren bir dille eleştirdiğinde süreç şöyle ilerliyor:

  • Karşı tarafın seçmeni, eleştirinin içeriğine bakmak yerine, eleştirinin “biçimine” bakıyor. Bu saldırgan tutum, karşı tarafın savunma mekanizmasını tetikliyor.
  • Sert üslup, eleştirilen kişiyi “mağdur” pozisyonuna itiyor. (Akın Gürlek olayında olduğu gibi; kürsüdeki arbede görüntüsü, onun hukukçu kimliğinden ziyade “saldırıya uğrayan devlet görevlisi” imajını pekiştiriyor. Ya da Keçiören Belediye Başkanı’na sorsan mesajlar yüzünden partiden ayrıldığını söylüyor. Oysa günler öncesinden ayrılacağı biliniyordu.)

Muhalefetin büyümesi için kararsızlara ve daha da zor olan Cumhur İttifakı’ndan kopacak seçmene ihtiyacı var. Bu seçmen kitlesi de bana göre genellikle kaostan ve kavgadan yorulmuş, “huzur” arayan kitle. Muhalefet, iktidarın sert üslubunu kopyaladığında, bu seçmen “Gelen gideni aratır mı?” sorusunu sormaya başlıyor.

Mevcut sistemin devam etmesinin zor olduğunun iktidar da farkında. İktidarın devamlılığı için Erdoğan strateji değişiklikleri yapıyor. Değişim toplumda da isteniyor. MEtropoll’un son araştırmasına göre ankete katılanların %67,1’i refah artışının ancak bir iktidar değişikliğiyle mümkün olacağına inanıyor.

Alişer Delek yazdı | Geri Tepme Etkisi: Muhalefet kendi kalesine mi gol atıyor?
Alişer Delek yazdı | Geri Tepme Etkisi: Muhalefet kendi kalesine mi gol atıyor?

Aynı kişilere “Muhalefet Türkiye’yi yönetmeye hazır mı?” diye sorulduğunda %60,8’i bu soruya “hayır” cevabını veriyor.

Bir soruyla bitirmek sağlıklı olur mu emin değilim ama “çözüm arayışı” için iyi bir başlangıç olabilir:

Muhalefet, sertlik yerine çözüm odaklı bir dil benimserse ne değişir?

*Geri Tepke Etkisi’ne bir not: Bu terimi modern siyaset bilimine ve psikolojiye kazandıran asıl isimler Brendan Nyhan (Dartmouth College) ve Jason Reifler (Exeter Üniversitesi). Bilim dünyasında teoriyi çürüten bazı çalışmalar oldu, hatta bu iki isim sonradan bu teorinin her toplumda aynı olamayacağını da yazdı. Ancak ben Türkiye gibi kutuplaşmayı seven toplumlar için geçerliliğine inanıyorum. 2000’li yılların ortasında Deniz Baykal’ın “rejim tehlikesi” odaklı aşırı sert ve bloklaştırışı dili, AK Parti tabanını daha da kenetlemiş ve merkez sağ seçmenin CHP’ye geçişini engellemişti. Bu, Türkiye siyasetindeki en büyük “Backfire Effect” örneklerinden biri.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.