Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, 31 yıllık diplomasının iptali sonrası açılan “resmi belgede sahtecilik” davasında savunma yaptı. İmamoğlu, “Ben çok gerçeğim, benden sahtecilik çıkmaz” dedi. Casusluk davasına da değinen İmamoğlu, “Benden casus olmaz” ifadelerini kullandı. Dava 6 Temmuz’a ertelendi.

Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla yargılandığı davada bugün hakim karşısına çıktı. Saat 11.05’te duruşma salonuna getirilen İmamoğlu, yaklaşık 30 dakika sonra savunmasına başladı. Dava 6 Temmuz’a ertelendi.
İmamoğlu savunmasında Ramazan ayına vurgu yaparak, “Ramazan ayı berekettir, insanların birbirini hissetmesidir, vicdanını harekete geçirir, insanın aklını başına getirmesine vesile olur” diyerek sözlerine başladı. 2019’da seçimin iptal edildiğini, 2025’te ise diplomasının iptal edildiğini hatırlatan İmamoğlu, her iki sürecin de Ramazan ayına denk geldiğine dikkat çekti.
“Dosya üretenler sıçan gibi kaçacak”
İmamoğlu, iktidara yönelik eleştiriler yaptı, “Allah bu zihniyete sahip insanlara akıl versin” dedi. İmamoğlu, dil kullanımına da değinerek şunları söyledi:
“Dili ağza alınmayacak kirli dile sahip en üst makamlara gelmiş insanların diline terbiye gelir inşallah, Ramazan ayı vesilesiyle. Dosya üretenler, ülkemizden manşet üretenler, bir ıslık çalındığında sıçan gibi kaçtıklarını yakın tarihte görebilirsiniz.”
İmamoğlu, son 16 aydır yaşanan süreci anlatarak şunları kaydetti:
“Yaklaşık 16 aydır iktidarın başındaki zihniyetin talimatı ve İstanbul’a konumlanmış bir avuç muhteris ile yürütülen operasyonlar tarihte görülmemiş yargı skandalı dönemi ülkemize yaşatmıştır.”
19 Mart darbesinin ekonomik maliyetine dikkat çeken İmamoğlu, “Koltuk kursu için yürütülen 19 Mart darbesinin maliyeti 250 milyar doları aşmıştır, milletimiz daha da fakirleşmiş, işsizlik artmıştır” dedi.

“Ben çok gerçeğim, benden sahtecilik çıkmaz”
İmamoğlu, kişisel hayatına ve siyasi kariyerine vurgu yaparak kendisini anlattı. “Ben çok gerçeğim, benden sahtecilik çıkmaz” diyen İmamoğlu, iktidarı hedef alarak, “Siz ne yaparsanız yapın, bu millet size milyonlarca tokat atacak” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, dava dosyasının içeriğine ilişkin şunları söyledi:
“Bu dosyanın boş olduğunun, delille ilgisi olmadığını, bomboş olduğunu ilk günden beri söylüyorum; çünkü ortada suç yok, fiil yok, irade yok.”
İmamoğlu, hayatının her anında gerçek bir insan olduğunu vurgulayarak, “Beni gidin, İstanbul’un her semtinde kurulan pazarlardaki pazarcılara sorun, beni gidin esnaf lokantalarına girin, şu komilere sorun, garsonlarına sorun” dedi.
İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Beni İstanbul’un sokaklarına sorun, caddelerine sorun, meydanlarına sorun, evlerine sorun, beni ilkokul, lise, ortaokul, üniversite arkadaşlarıma sorun; iş dünyasındaki arkadaşlarıma sorun, Allah’ıma şükür, referanslarım çok kuvvetli.”
İmamoğlu, siyaset anlayışını anlatarak, “Defalarca ‘Hakkımı yemem, hakkımı da yedirmem’ diye haykırdım, hırsızlara, seçimi çalanlara, özgürlüğümü çalanlara karşı mücadele ettim” dedi.
İmamoğlu, kazanmaya devam edeceğini ifade ederek, “Kazandım, mücadele ediyorum, yine kazanacağım; çünkü esasen baktığın pencerenin milletime kazandırmak olmasıdır” diye konuştu.
Diplomasının iptal sürecini eleştirdi
İmamoğlu, diplomasının iptal sürecine sert tepki göstererek şunları söyledi:
“19 yaşındaki Ekrem’e nasıl sahte diyeceksiniz? Hepsi dosyada, atalarımın mezar taşlarından bugüne didik didik kazıdılar; oralara bile gitti, baktılar. Evlerimizin, arsalarımızın, babamızın, eşimin, ailemin, herkesin tarlalarını kazıdılar, tarlalar utanç verici, evlerde aranmadık yer bırakmadılar.”
İmamoğlu, yaşanan sürecin boyutunu anlatarak, “Aziz milletimiz, siyasi tarihimiz ne yazık ki demokrasi, milletimizin özgür iradesini ve umudunu hapsetmeye çalışan sayısız utanç verici, yüz karası davalarla doludur” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, 19 Mart sürecini tanımlayarak, “19 Mart siyasi darbe girişimi, öncesi ve sonrasıyla ifade ettiğim gibi çöptür, hukuksuzdur ve geçersizdir, burada yargılananlar ve yargılanacak olanlar da masumdur” dedi.
Casusluk davasına sert tepki
İmamoğlu, hakkında açılan casusluk davasını anlatarak, “Yargıyı da alet etmek için yaptıkları en absürt operasyonlardan biridir” dedi.
İmamoğlu, 24 Ekim sabahını şu sözlerle anlattı:
“CHP’ye yönelik mutlak butlan davası ile ilgili nihai kararın beklendiği gün, henüz gün ışığı düşmeden, Hüseyin Gün isimli ajan olduğu iddia edilen bir şahsın tartışmalı, çelişkilerle dolu ifadesi üzerinden bir operasyon duyuruldu.”
İmamoğlu, o anki şaşkınlığını, “Allah’ım dedim, herhalde rüya görüyorum, yani nereden çıktı bu?” diyerek ifade etti.
İmamoğlu, casusluk suçlamasının absürtlüğünü vurgulayarak, “Benden casusu çıkaracaksınız veya Necati Özkan’dan casusu çıkaracaksınız, veya gazeteci, fikir özgürlüğünü savunan Merdan Yanardağ’dan casus çıkaracaksınız” dedi.
“Benim dilimde iftira yoktur”
İmamoğlu, siyasi kimliğini ve değerlerini anlatarak, “Her gün televizyona çıkıp, kürsüden eğilerek söylüyorsun, o kızgın yüzlerin, ülkeyi ifade ettiği biçimde milleti aldatan cümleler kurmamak, amaca ulaşmak için her yolu mübah görmem” dedi. İmamoğlu, ilkelerini sıralayarak şunları söyledi: “Benim siyasetimde hile yoktur, benim yolumda pusu yoktur, benim dilimde iftira yoktur, benim yolumda sahtecilik yoktur.”
İmamoğlu, kendisini tanımlayarak, “Ekrem İmamoğlu dürüsttür, Ekrem İmamoğlu ahlaklıdır, namusludur” dedi. İmamoğlu, yaşadığı tecrit sürecini anlatarak, “Öyle bir tecrit ki vallahi billahi hastalık değmedi bize, yani birbirimize merhaba bile diyemiyoruz, çünkü hastalık bile değmedi bize” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, uyarıda bulunarak, “Ben onlara söyleyeyim: Mikrop aranızda, hapishanede değil, siz dikkat edin, mikrop aranızda” dedi.







