Müge İplikçi ile Zeytin Dalı: Kemal Varol, yeni kitabı Onu Sevdiğim Zamanlar’ı anlattı

Yazar Kemal Varol “Onu Sevdiğim Zamanlar” adlı romanında edebiyatın dönüştürücü gözünü işledi. Müge İplikçi’nin konuğu olan Varol, romanın yazılma sürecini, karakterleri ve öne çıkan temaları anlattı.

Şiirle başladığı edebiyat yolculuğunda yedi romana ulaşan ve eserleri İngilizce, Arapça, Fransızca ve Macarca’ya çevrilen Kemal Varol, yeni kitabında göç, kimlik, aile ve anadil meselelerini merkeze aldığını söyledi. 

Müge İplikçi’nin sorularını yanıtlayan Varol, romanın başkahramanı Suskun 84’ü “Fransa’ya kadar uzanmış bir göçmen” olarak tanımladı. Geri gönderme merkezinde gökyüzüne yazı yazan bir karakter yarattığını belirten Varol, “Ne arıyorduk? Dünya üzerinde amacımız neydi? Roman biraz bu soruların peşine düşüyor” dedi.

Varol, Aile temasının romanın omurgasını oluşturduğunu söyleyip babaların çocuklarını koruma içgüdüsüyle resmi söyleme yakın durduğunu, annelerin ise daha “insancıl bir pozisyonda” yer aldığını dile getirdi. Ev motifinin de romanda başlı başına bir kahraman gibi işlendiğini belirten yazar, yerinden edilmenin yarattığı travmayı bir ev üzerinden anlatmak istediğini söyledi.

Varol Edebiyat göndermelerine de değinerek, Gabriel Garcia Marquez’i imrenerek ve kıskanarak okuduğunu söyledi. Romanında müziğe de özel bir yer ayırdığını belirten yazar, yazım sürecinde şarkıların ritminden beslendiğini ifade etti. Kitapta Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney’e de selam gönderdiğini dile getirdi.

Kemal Varol
Kemal Varol, yeni kitabı Onu Sevdiğim Zamanlar’ı anlattı

“İnsan en saf, en kendi haliyle ana dilinde ortaya çıkar”

“Bir insandan ana dilini aldığınız anda onu sahteliğin kucağına atmış oluyorsunuz” diyen ve ana dil meselesinin kendisi için en incitici konulardan biri olduğunu vurgulayan Varol, ana dilin kalbe en yakın yerde işlediğini vurguladı. Sonradan öğrenilen dillerin çoğu zaman zorunlulukla edinildiğini söyleyen yazar, “İnsan en saf, en kendi haliyle ana dilinde ortaya çıkar” dedi. Romanda Kenan karakterinin kendi istediği dilde bir roman yazma arzusunun da bu meseleyle bağlantılı olduğunu belirten Varol, karakterin dilinden uzak kaldığı noktada hikâyesinin yarım kaldığını söyledi. 

Kitap tanıtım bülteni

Bazı aşklar unutarak değil, hatırlayarak biterdi belki de. 

Zamanın bir tavuğun gagasında aktığı Arkanya, “yazmasaydım büyüyemezdim” diyen çocuklar, bir annenin kucağında hazla ve ölümle geçen çağlar, gırnatanın ezgisiyle durulan halaylar, fısıltıyla

söylenen şarkılar, geceyi delip geçen kurşunlar, duvara asılı ölü fotoğrafları, havaya savrulan beyaz tülbentler ve kuruyan bir çiçeğin sessizliği…

Arkanya ile Paris arasında mekik dokuyan Onu Sevdiğim Zamanlar, aşka, barışa, yersiz yurtsuzluğa ve hatırlamanın acısına dokunaklı bir ağıt. Sesini sınırların olmadığı ve insanın insana merhem olduğu bir yerden yükseltiyor: Ey insan, neredesin?

Romanları pek çok dile çevrilen, sinemaya uyarlanan, ödüller alan Kemal Varol, edebi coğrafyasını Paris-Arkanya hattına taşıdığı, iç içe geçen iki hikâyeyle ilerleyen bu romanda insanları ayıran değil, ortaklaştıran yaraları; suskunluğu sınırsızlığa dönüştüren büyülü bir aşkı olağanüstü bir dille anlatıyor.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.