Ruşen Çakır, Kadri Gürsel ile Hafta Başı’nda Türkiye ve Dünya gündeminin öne çıkan başlıklarını değerlendirdi. Programda SDG’nin Almanya’da konferansın yankılarını, Akın Gürlek’in atanmasını değerlendirdi.
Bu hafta sonu düzenlenen konferansta 50’den fazla devlet ve hükümet başkanı, 100’ün üzerinde dışişleri ve savunma bakanı, NATO, AB ve BM temsilcileri, ABD Kongresi üyeleri, think-tank çevresi, büyük teknoloji şirketlerinin yöneticileri, savunma sanayii liderleri ve ekonomi aktörleri aynı çatı altındaydı. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Mazlum Abdi ve Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed de Münih Güvenlik Konferansı’na katıldı. Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, SDG Komutanı Mazlum Abdi ve SDG Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmet yan yana oturdu; arkada Suriye ve ABD bayrakları yer aldı.
Ruşen Çakır, programda, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile verdiği görüntüye dikkat çekti. Çakır, Batı basınında “Kürtler satıldı” yorumlarının yapıldığını hatırlattı.
DEM Parti Heyeti İmralı’da
DEM Parti İmralı Heyeti, sabah erken saatlerde PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı adasına gitti. Heyetten henüz bir açıklama yapılmadı.
Ruşen Çakır, İmralı heyetinin yeniden adaya gittiğini, sürecin kaldığı yerden devam ettiğinin söylendiğini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan uzun görüşmenin ardından temasların sürdüğünü söyledi. Ayrıca sürecin “ağır aksak” ilerlediğini ancak tamamen durmuş olmadığını belirtti.

Akın Gürlek ile yeni dönem
Geçtiğimiz gün Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek, ilk kez A Haber’de canlı yayına katılarak Meclis’teki yemin töreni gerginliğinden İBB davasına, yasadışı bahisten uyuşturucu soruşturmalarına kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.
Gürlek, İBB davasına ilişkin soruları da yanıtlarken artık Adalet Bakanı olduğunu ve yürüyen yargı süreçlerinde mahkeme heyetine herhangi bir telkin ya da talimat veremeyeceğini belirtti.
Yeni döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kadri Gürsel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in televizyon programındaki performansını eleştirdi. Gürsel, Gürlek’in “yüksek sesle ve vurgusuz konuştuğunu” söyledi.
Gürsel, Gürlek’in hukukçu kimliği ile ideolojik yaklaşımı arasında bir çatışma yaşamadığını, yargının siyasi sonuç üretmek için araçsallaştırıldığı izlenimi verdiğini ifade etti.







