Türkiye kış olimpiyatlarına kostüm tartışmasıyla damga vurdu

Türkiye’nin 2024 Olimpiyat Oyunları’nın ardından İtalya’da gerçekleşen 2026 Kış Olimpiyatları açılış seremonisinde tercih ettiği milli takım kıyafeti de eleştirilere neden oldu. Öyle ki, sosyal medyada çok sayıda kıyafet tasarımı paylaşıldı. Moda tasarımcısı Barbaros Şansal ise “Yorgana sarılıp çıkmışlar” yorumunda bulundu. Peki, uluslararası organizasyonlarda Türkiye milli takımlarının seremoni kıyafetleri hangi kriterlere göre belirleniyor, karar süreçleri nasıl işliyor? Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve bakanlık yetkilileri anlattı.

Türkiye kış olimpiyatlarına kostüm tartışmasıyla damga vurdu
Türkiye kış olimpiyatlarına kostüm tartışmasıyla damga vurdu

Türkiye Milli Takımı’nın İtalya’da gerçekleşen 2026 Kış Olimpiyatları açılış seremonisinde giydiği kostüm, başta sosyal medya olmak üzere hâlâ çok tartışılıyor. Ay-yıldızlı uzun kırmızı mont ve siyah kayak pantolonundan oluşan koleksiyon kimileri tarafından ‘sade ve işlevsel’ bulunurken, kimileri tasarımı ‘özgünlükten uzak’, ‘katalog ürünü’ veya sadece ‘rezalet’ olarak niteledi. Tartışma yalnızca estetik beğeniyle sınırlı kalmadı; karar sürecinin nasıl işlediği ve Türkiye’nin uluslararası organizasyonlarda kendini nasıl temsil ettiği soruları yeniden gündeme geldi.

Milyonlarca insanın ekran başında izlediği o birkaç dakikalık yürüyüşte ülkeler yalnızca sporcularını değil, kimliklerini, kültürel hafızalarını ve dünyaya dair iddialarını da gösteriyor. Bu nedenle bir mont, bir arma ya da renk seçimi, basit bir stil tercihi olmaktan çıkıyor. Seremoni kıyafetleri bir temsil meselesine dönüşüyor.

En beğenilen tasarımlar

Türkiye’nin Kış Olimpiyatları açılışında giydiği seremoni kıyafetleri de bu nedenle tepkilerin odağına oturdu. Olimpiyat açılışında en çok beğenilen tasarımlar ise ABD ve Moğolistan’ın oldu.

Moğolistan Olimpiyat Takımı’nın kıyafetleri Goyol Cashmere imzası taşıyor.

Türkiye kış olimpiyatlarına kostüm tartışmasıyla damga vurdu
Türkiye kış olimpiyatlarına kostüm tartışmasıyla damga vurdu

Marka, Instagram hesabından tasarımla ilgili açıklamasında, Büyük Moğol İmparatorluğu’nun kıyafetlerinden ilham aldığı vurgusu yapıyor. Moğolların geleneksel tarihi ve kültürünün “onurlandırıldığı” ifade ediliyor.

ABD ise tasarımda yine Amerikan stilinin önde gelen markası Ralph Lauren’i tercih etti.

Formaların genel tasarımı, ABD bayrağının ikonik kırmızı, beyaz ve mavi renklerini temiz, keskin çizgilerle birleştiriyor.

Türkiye kış olimpiyatlarına kostüm tartışmasıyla damga vurdu
Türkiye kış olimpiyatlarına kostüm tartışmasıyla damga vurdu

Türkiye eleştirisi: “O kadar tasarımcı ve kültür varken, ortaya çıkan şeye bak!”

Türkiye tasarımını sponsor marka Adidas’a emanet etti. Ancak seremonide giyilen kıyafet kötü not aldı.

Sosyal medya kullanıcısı ve model Batın Balcıoğlu’nun kıyafet yorumu ise viral oldu: “Olimpiyat kıyafetlerinde favorilerimden ilki Amerika. Gerçek hayatta da satın alırız, çok güzel. Öteki Moğolistan. Kıyafetlerin ruhu var, bayıldım. Gelelim Türkiye’ye… O kadar yetenekli tasarımcı ve sınırsız kültür varken ortaya çıkan şeye bak. Hiç mi özenmediniz ya?”

Kimi sosyal medya kullanıcıları da yapay zekâya Türk sporcuların giyebileceği kıyafetler tasarlattı:

Tartışma yeni değil. Türkiye’nin 2024’te düzenlenen Paris Olimpiyatları’ndaki seremoni kıyafetleri de benzer eleştirilerin odağı olmuştu. Aradan geçen sürede değişen bir şey olmadı. Peki, olimpiyat kıyafetleri nasıl seçiliyor? Kararı kim veriyor? Mesele yalnızca tasarım mı?

“Kararı bakanlık veriyor”

Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Genel Sekreteri Neşe Gündoğan, sürecin Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyon birimi tarafından yürütüldüğünü, kararı verenin ve ödemeyi yapanın da bakanlık olduğunu söyledi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı yetkilileri ise olumsuz eleştirileri kabul etmiyor. Paris 2024’te milli takımı Adidas’ın giydirdiğini hatırlatan yetkililer, Cumhuriyet’in 100. yılı ve Türkiye’nin olimpiyatlara ilk katılımının 100. yılı vurgusuyla özel bir tasarım hazırlandığını, koleksiyonun sporcular tarafından konfor ve kullanım açısından olumlu geri dönüşler aldığını öne sürdü.

Sorularımızı yanıtlayan bakanlık yetkilisi, yalnızca olimpiyatlara değil; Avrupa Oyunları, İslami Dayanışma Oyunları ve gençlik organizasyonlarına da katıldığımızı, bu nedenle her olimpiyat döngüsü için bir koleksiyon planlandığını ifade etti. Paris’te başlayan koleksiyonun Los Angeles 2028’e kadar devam edeceği bilgisini de paylaştı.

Bakanlık yetkililerine göre tasarım süreci tek taraflı değil, sponsor markayla birlikte ilerliyor. Adidas bu konuda özel tasarım yapmayı taahhüt etmiş. Yetkililer sosyal medyada seremoni kıyafetlerine getirilen ‘rezalet’ gibi ifadeleri ise haksız buluyor.

“Rezalet olacak neyi var o kıyafetlerin”

“Bir ürünü beğenmeyebilirsiniz ama hakaret boyutuna taşınmasını doğru bulmuyoruz” diyen bakanlık yetkilisi, şu değerlendirmede bulundu:

“Rezalet olacak neyi var o kıyafetlerin? Yani Adidas dünya markası. Orada üzerinde şanlı ülkemizin adı Türkiye’nin yazması mı rezalet yani? Bayrağımızın orada olması mı rezalet? Bizim kafilemiz ülkemizi oldukça iyi, en güzel şekilde temsil edecek bir koleksiyonla olimpiyatta yerini aldı diye düşünüyoruz. Çok da beğenildi koleksiyonumuz.”

Eleştirilerin önemli kısmı, tasarımın özgün olmadığı yönünde. Ancak bakanlık cephesi, kış olimpiyatlarının doğası gereği ülkelerin büyük bölümünün teknik mont ve kayak ekipmanıyla açılışa çıktığı görüşünde. Açık alanda ve eksi derecelerde gerçekleşen seremonilerde ‘moda defilesi’ beklemenin gerçekçi olmadığı da bir başka savunuları.

Bakanlık yetkililerine göre, kıyafet tasarımları beğenilen Moğolistan ‘sadece üç sporcuyla olimpiyata katıldığından, ön plana çıkmak için kıyafete odaklandı.’

Yeni kıyafetler olacak mı?

“Bir sonraki olimpiyatta kıyafet tasarımı konusunda yeni bir süreç işletir misiniz?” sorusuna da şu yanıtı verdi bakanlık yetkilisi:

“Dört yıl sonrasını kimse bilemez. Ama tabii ki her zaman biz ülkemizin en iyi ve en yüksek şekilde temsiline yönelik her türlü yeniliğe de, gelişime de açığız. Zaten burada da biz en iyisini yaptığımıza inanıyoruz.”

Barbaros Şansal: “Yorgana sarılıp çıkmışlar”

Moda tasarımcısı Barbaros Şansal’ın ise Türkiye’nin seremoni kıyafetine ilişkin yorumu, “Yorgana sarılıp çıkmışlar” şeklinde oldu. Ancak Şansal, tartışmayı farklı bir yere taşıdı. Şansal’a göre konu yalnızca estetik değil:

“Ülkeleri izlediğiniz zaman tabii ki tüm ülkeler kendi kültüründen, kendi etnik kökeninden, kendi siyasetinden mesajlar veriyorlar. Ama bu kadar abartılı bir kostüme ne gerek vardı? Türk Hava Yolları (THY) kostüm ihalesi yapmıştı mesela. İptal edildi o sonra. Yani bunlar hangi kurullara göre, hangi konseye göre, hangi danışmanlara göre belirleniyor? Asıl sorulması gereken soru o. Bakın eğer artistik patinaj gösterilerini izlediyseniz oradaki kostüm, müzik ve disiplin anlayışında zaten mesajı alırsınız. Orası bir moda defilesi değil. Asıl konuşmamız gereken şey Türkiye’nin kış sporlarında nerede olduğu.”

Şansal ayrıca, spor politikası ve altyapı tartışmasının, kıyafet tartışmasının önüne geçmesi gerektiğini ifade etti.

“Diğer ülkelerin moda tasarımcıları var”

Spor yazarı Asena Özkan ise açılış seremonilerinde ülkelerin kendi yerel kimliklerini görünür kıldığına dikkat çekti: “Ülkeler kendi yerel giysilerini öne çıkarıyor. Moda tasarımcıları var. Kanada için mesela Kış Olimpiyatları’nda sorun yok; zaten sekiz ay kış yaşıyorlar, kışa hazır bir ülke.”

Tartışmayı yalnızca kıyafet estetiği üzerinden değerlendirmenin eksik olacağını vurgulayan Özkan, sorunun daha geniş bir sistem tartışmasına dayandığını belirterek, “Ülkede ne doğru gidiyor ki olimpiyat kıyafeti doğru olsun?” eleştirisinde bulundu.

Spor yönetimi ve karar mekanizmalarına ilişkin eleştirilerini de dile getiren Özkan, Türkiye’de spora yön veren yapının tartışmalı olduğunu söyledi ve ekledi: “Sistemin nasıl işlediği, kimlerin karar verdiği önemli. Şeffaflık yoksa kıyafetin kusursuz olmasını beklemek zor.”

“Olimpiyatlar kültürel diplomasi alanıdır”

Öte yandan gazeteci İnanç Uysal, Yeniçağ’daki yazısında, olimpiyat açılışını ‘kültürel diplomasi alanı’ olarak tanımladı: “Olimpiyat açılışı sıradan bir spor organizasyonu değildir. Dünya kamuoyunun izlediği bir vitrindir. Böyle bir platformda katalog ürünü izlenimi veren bir kombinle yer almak ister istemez ‘neden?’ sorusunu doğuruyor.”

Haber: Dicle Baştürk

Proje hakkında

Medya Özgürlüğüne Destek – Güçlü Dayanışma, Güçlü Medya” projesi Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Gazeteciler Cemiyeti (GC) ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti (IGC) tarafından yürütülmektedir. Programın genel amacı, “Türkiye’de medya çoğulculuğunun ve özgür basının güçlendirilmesine” katkıda bulunmaktır.

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.